Search the web
Sign In
New User? Sign Up
alevalatli · Alev ALATLI'nn Kitaplar ve Dnceleri
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Want your group to be featured on the Yahoo! Groups website? Add a group photo to Flickr.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.
Having problems with message search? Fill out this form to ensure your group is one of the first to be migrated to the new message search system.

Messages

  Messages Help
Advanced
Messages 24381 - 24411 of 24411   Newest  |  < Newer  |  Older >  |  Oldest
Messages: Show Message Summaries   (Group by Topic) Sort by Date v  
#24411 From: Sinan Canan <sinancanan@...>
Date: Fri Dec 11, 2009 1:21 pm
Subject: Konferans
sinancanan
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhaba,
Gazi niversitesi'nde gerekletirilen Trk Fizyolojik Bilimler Dernei
Fizyoloji Kongresinde yaptm "Canllk Bilimlerinde Kaos ve Kaotik
Dinamikler" adl sunumun video ve slayt kaydna aadaki adresten
ulaabilirsiniz...

http://dds.mediasite.com/mediasite/Viewer/?peid=dacd76f99b1b4ed9a69acbcbafc55358

Dr. Sinan Canan
http://sinancanan.net
http:/fraktaldusunceler.net
http://www.sikayetvar.com

  <http://www.brainyquote.com/quotes/authors/m/marie_von_ebnereschenbac.html>


[Non-text portions of this message have been removed]

#24410 From: "ustun2002" <uongel@...>
Date: Wed Dec 9, 2009 2:06 am
Subject: Seminer: "Hiperaktivite ve Dikkat Eksiklii"
ustun2002
Offline Offline
Send Email Send Email
 
SEMNER

Hiperaktivite ve Dikkat Eksiklii:

Kesin zm Elimizde

Adna Hiperaktivite ve Dikkat Eksiklii (HADE) denen
ocuk geliimi sorunu, son yllarda lkemizde de gndemi
igal etmekte. Amerikada yaklak 6 milyon ocua bu
hastalk etiketi yaptrlyorken, Trkiyede
yaklak 15 bin ocuk bu etiketle kar karya.

zdenetim ve Motivasyon Sorunu (MS) olarak
adlandrlmas ok daha doru olan bu sorun, biz
ebeveynlerin ve eitimcilerin ocukla ilikilerinde,
iletiimlerinde, yaklamlarnda baz temel unsurlara dikkat
etmeleriyle zme kavuturulabilecek bir sorun.

HADE veya MS, okul ncesi ada olumaya balar ve
ebeveynler eer gecikmeden uygun yaklam hayata
geirebilirlerse, ok ksa srede ortadan kalkar. Okul
ncesi ada (3-6 ya), uygun yntem ve yaklam
uygulanrsa 3-4 ayda, okul anda ise (7-11 ya) 5-6 ayda
ana sorunlar zmlenir. Bu yntem ve yaklamn
arkas getirildiinde ise bir, en ge bir buuk ylda
sorun tamamen kaybolur.

Bu seminerde, HADE/MSnin ne olup olmad ve sebeplerinin
neler olduu hakknda ayrntl bilgi edinme ans
bulabileceiniz gibi, zmlerle ilgili ayrntl ve
pratik bilgiler de edineceksiniz.



SEMNER PROGRAMI (BR TAM GN: 9:30-17:00)

- Adna Hiperaktivite ve Dikkat Eksiklii (HADE) denen
sorunla ilgili genel bilgiler.

- Psikiyatri-tp dnyas konuya nasl yaklayor?

- HADE bir hastalk mdr?

- Tbbi bakn ve medikal mdahalenin sonular.

- Psikoloji dnyas konuya nasl yaklayor?

- Neden HADE yerine zdenetim ve Motivasyon Sorunu (MS)
demeliyiz?

- HADE/MSnin oluumunda yetikinlerin (ebeveynlerin)
sorumluluklarn kabul etmesiyle ilgili zorluklar.

- Hiperaktifim ama adl Kanada yapm bir saatlik
belgeselin gsterimi.

- Filmin deerlendirmesi ve tartma.

- HADE/MSnin zm iin ebeveynlerin neler
yapabilecekleri.

- HADE/MSnin zm iin ebeveyn-retmen
ibirlii.

- Genel tartma.



Seminer Tarihi: 12 Aralk 2009, Cumartesi

Seminer Saati: 09.30  17.00 (Bir Tam Gn)

Semineri yrtecek uzman: Psikolog stn NGEL

Kimler katlabilir: Ebeveynler, anne-baba adaylar,
eitimciler, niversite rencileri....

Say: En az 8, en ok 15 kii

Seminer yeri: zde ocuk Anaokulu
http://www.ozdecocuk.com/adatepe/ <http://www.ozdecocuk.com/adatepe/>

letiim kurulacak kii: Ayfer Yalman - Tel: 0216 399 80 42



NEML NOT: En ge 11 Aralk 2009 Cuma gn leye
kadar kayt yaptrlmas gerekmektedir



[Non-text portions of this message have been removed]

#24409 From: Enis Turan <turan_enis@...>
Date: Wed Dec 2, 2009 6:05 pm
Subject: Fw: [imece evi] Burgazadada Potlaç yapıyoruz..
turan_enis
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Yenilebilir otlara ilgi duyan ve yürüyüşe katılmak isteyen arkadaşlar bana
da  mail atabilir ya da 0539 345 86 80 no'lu telefondan arayabilirler...
Not: Dileyenler için tepeye faytonla çıkma ve yemeğini Kalpazankaya'daki
restoranda yeme imkanı da bulunmaktadır.
      
                   Selamlarımla,
                      Enis Turan
              turan_enis@...
    http://tech.groups.yahoo.com/group/Fikir-Meydani

--- On Wed, 12/2/09, imece evi <imeceevi@...> wrote:


From: imece evi <imeceevi@...>
Subject: [imece evi] Burgazadada Potlaç yapıyoruz..
To: "00-imece iletişim" <imeceiletisim@yahoogroups.com>, "00-imece dostları"
<imeceevi@yahoogroups.com>
Received: Wednesday, December 2, 2009, 5:06 PM


 06, 12. 09, Pazar Günü, 





Burgazada da potlaç yapıyoruz.
Konumuz Yenilebilir otlar ve ot posteri.
Avrupa yakasından gelecekler için;
Kabataş ada iskelesi.
Sabah.9.10 aynı vapur Kadıköy iskelesine yanaşıyor. Saat:9.30 burgazada ya
varış.10 15
Anadolu yakası için.Kadıköy dışında Bostancı iskelesi.saat :9.45 burgaz
adaya varış:10.50.
Burgazada da isteyen fayton ile isteyen yürüyerek Kalpazankayaya
gidiyoruz.Sepetleri yiyeceklerimizle dolu getiriyoruz ,Dönerken  sepetlerimizi
beraber toplayacağımız otlarla dolduruyoruz. Her topladığımız ot 
türünü  belgelemek için fotoğraflıyacağı z.Pişirme ve salata
tariflerini konuşacağız.Yanı nız da bir sepet veya bez torba,birde küçük
bir çakı olsun.
 
Avrupa yakasından gelecekler için irtibat.
Candaş (0505 767 04 01) ve Güleda (0505-2479043)

Anadolu Yakası için
Mustafa Ülgen 0533-7405395
Tülay Ararat  0532-2236554
 
Sevgilerimizle ::-)
 
İmece Evi Dogal Yasam ve Ekolojik Çözümler Çiftligi.
İmece Ekoköyü Dogal Yasam ve Ekolojik Çözümler Derneği.
Imece Ekoköyü Kooperatif Girişimi.
 
www.imeceevi. org
0546-6335979
imeceevi@gmail. com
 
İmece Ekoköyü'nün adresi;
İzmir;Turgutlar Köyü (eski adı Dutlar).Menemenin doğusundaki
Dumanlıdağın 22km içerisinde.
www.imeceevi. com
 
Duyuru grubumuz; http://tech. groups.yahoo. com/group/ imeceevi
Haberleşme grubumuz; http://tech. groups.yahoo. com/group/ imeceiletisim
Üye olmakta zorlanıyorsan bizden yardım isteyebilirsin ::-)
 







       __________________________________________________________________
Make your browsing faster, safer, and easier with the new Internet Explorer® 8.
Optimized for Yahoo! Get it Now for Free! at
http://downloads.yahoo.com/ca/internetexplorer/

[Non-text portions of this message have been removed]

#24408 From: "suaviy" <suaviy@...>
Date: Tue Dec 1, 2009 2:06 pm
Subject: cihan aktan siyasetnamesi
suaviy
Offline Offline
Send Email Send Email
 
#24407 From: Metin Boşnak <mbosnak@...>
Date: Wed Nov 25, 2009 5:47 am
Subject: YOK AKADEMİSYENLERİ AŞAĞILIYOR MU?
dr_metinbosnak
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhabalar,

Akademisyen İnsel, “açılımlar”ın rüzgarını zorlayan haklı bir
açıklamada bulundu.  Akademisyenlerin bu konuda ne yaptıklarını ve
yapacaklarını merak ediyorum.  Ülkede onca şey olurken, akademisyenler ancak
bazı zamanlarda ve ancak bazı odaklardan emir alınca, ya da bazı odaklardan
ödül alınca bir şey yapmak eğilimi gösteriyorsa, burda ciddi bir hata
vardır demektir.  Muhabbetle, Metin.



Gazetedeki ilgili açıklama:



YÖK tarafından yapılan atamanın “aşağılama” olduğunu söyleyen Prof.
İnsel, “Burada ciddi bir otoriter müdahale söz konusu. Bu, üniversiteyi,
öğretim üyelerini aşağılamaktır. Cumhurbaşkanı’nın yaptığı da
YÖK’ün yaptığı bu aşağılamayı doğrulamaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün rektörlüğe üniversitedeki seçimde en az
oyu alan Prof. Davut Aydın’ı atamasına bazı akademiseylerden sert tepki
geldi. Konuya ilişkin NTV’ye konuşan Prof. İnsel, öncelikle YÖK’ün
tercihinin sorgulanması gerektiğini söyledi.
İnsel, “Anadolu Üniversitesi’nde öğretim üyelerinin yüzde 40’ına
yakınının tercihini almış bir aday, yeniden aday olmuş. Bu tercihe
karşılık YÖK, ne hikmetse, hangi bilgiye sahipse üçüncü gelen adayı
birinci sıraya getiriyor. Bence bu, sorunun asıl kaynağını teşkil
ediyor” dedi.

Bu aşağılamaktır
İnsel, şöyle devam etti: “Ciddi bir otoriter müdahale var. Bu,
üniversiteyi, öğretim üyelerini aşağılamaktır. Cumhurbaşkanı’nın
yaptığı da YÖK’ün yaptığı bu aşağılamayı doğrulamaktır. Üç
aday hakkında bilgiye sahip değilim. Kime yakınlar bilmiyorum. Bilmek de
istemiyorum. Öğretim üyeleri benden daha iyi biliyorlardır. Onlar, kendi
yöneticilerini takdir etme yetkisine haizdir. Bu şekilde bölüm
başkanlığı yapma yetkisi verilen insanların, kendi yöneticilerini seçme
konusunda yetkin olmadıklarını ilan etmiş oluyoruz.”
İnsel, “Ya seçim yapılmasın ya da YÖK kendi atasın. Üniversite
öğretim üyelerinin bu otoriter, fütursuz davranışa son demeleri gerekir.
Öğretim üyeleri boykot başlatabilir” diye konuştu.

Kim ne kadar oy aldı?
26 Ekim’de yapılan ve 807 akademisyenden 778’inin oy okullandığı
rektörlük seçiminde, mevcut Rektör Prof. Fevzi Sürmeli 334, Prof. Hasan
Mandal 295, Prof. Davut Aydın 96, Prof. Ahmet Tuncan 28 oy aldı. YÖK,
kendisine bildirilen 6 adaydan 334 oy alan Prof. Fevzi Sürmeli’yi üçüncü
sıraya, 295 oy alan Prof. Hasan Mandal’ı ikinci sıraya, 96 oy alan Prof.
Davut Aydın’ı ise ilk sıraya koyarak Cumhurbaşkanı’na sundu.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu üç isim arasından en az oyu alan Prof.
Aydın’ı rektör olarak atadı. (milliyet)



Metin Bosnak, Ph.D.

Professor of American Studies





[Non-text portions of this message have been removed]

#24406 From: "Metin Bosnak" <mbosnak@...>
Date: Sat Nov 21, 2009 4:02 pm
Subject: OBAMA VE DUVARLARI
dr_metinbosnak
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Wall it down again, Sam!

On November 9, former President George H.W. Bush, ex-Soviet General Secretary
Mikhail Gorbachev, and former West German Chancellor Helmut Kohl gathered in
front of nearly 2,000 dignitaries in Berlin last week to celebrate their role in
terminating  the Cold War. Commemoration of the collapse of the Berlin Wall 20
years ago has refreshed memories of “bankrupt” communism and affluent
capitalism.

President Obama previously acknowledged the anniversary of the fall of the wall
last week during his meeting with German Chancellor Angela Merkel, who grew up
in East Germany, but he was “too busy” to attend the anniversary of the fall
of the Berlin Wall. Coincidentally, the President was scheduled to deal with
other walls in Asia. During his  three-day visit to China—with the attributive
“communist” silently dropped-- Obama has attempted to wall down some
economic political issues between China and the US while negotiating other
issues of global concern.

Wearing traditional Chinese outfit as a sign of friendship, Obama echoed
Kennedy’s “Ich Bin en Berliner!”  He has firmly reassured that China and
the US are not “adversaries.” Chinese merchants took the opportunity to
crank out “Oba Mao” T-shirts, which indicates that Chinese are today as
dexterous, if adscititious, marketeers as “New York capitalists” whose
ingenuity turned pieces of the Berlin Wall into commodity in 1989.

China is now the biggest foreign lender to the United States, and Obama seems to
have no desire to convert China to Western capitalism! What is more, his visit
has concurred with cynical qualms voiced in the conservative circles at home
that the President intends “to indoctrinate America's children to his
socialist agenda" due to his unflinching insistence on the health care reform
bill. Walling down wishful thinking at home will be tougher for Obama than
tackling great walls overseas.

  Obama’s visit to China is in some ways reminiscent of former President
Reagan’s to Germany in 1987. Reagan visited the Berlin Wall on June 12, 1987
to fortify oppressed populations across Eastern Europe of the Cold War Era, who
struggled for freedom. In the speech he gave, Reagan acknowledged democratic
reforms in the Soviet Union that was underway at the time. However, he demanded
even more from Gorbachev: “General Secretary Gorbachev, if you seek peace ...
come here to this gate. Mr. Gorbachev, open this gate! Mr. Gorbachev, tear down
this wall!”

Indeed, two and a half years later, men and women on both sides took
sledgehammers to the Berlin Wall to raze it. Communism came to a crushing
defeat, and the Cold War ended. Crowds of East Germans climbed onto and crossed
the wall, joined by West Germans on the “other” side in a celebratory
atmosphere. Over the next few weeks, parts of the wall were chipped away by a
euphoric public and by souvenir hunters.

From its construction in 1961 to its destruction in 1989, the Berlin Wall pitted
the GDR against West Germany. Perennial propaganda machinery on both sides
managed to dehumanize, and demonize the people on the “other” side of the
wall. Demarcated by mutually hostile ideologies, which the Berlin Wall
epitomized, Germany was a living sermon of how blind adherence to ideologies
might divide the people across the world. Ideologies might substantiate their
self-justified vision of reality, but are often marred by the very nature of
their antithetical and close-minded ontogenesis.

As far President Obama’s visit goes, there seems to be walls within walls to
take care of. In an effort to solidify the ties with China, the visit will
certainly wall up some of the crevices that have emerged in recent years in the
China-Us relations such as democracy, human rights, and global warming issues.
There is none of the hectoring Bush in Obama’s speeches, nor the arrogant tone
of the imperial president in his manners.

Obama does things with a style; he speaks, acts, negotiates, agrees, or
disagrees softly. His “soft” diplomacy does not necessarily deter him from
what he would say. Economic hardships the US have been facing is not a dissuader
for him. Once he decides, he does homologate the decision.  Overall, Obama does
not seem to believe that “good fences” do not necessarily make “good
neighbors.” Avowed Obama critics will still be looking for a calf under an ox.
Still, as he keeps knocking down walls of bias, color, ethnicity, religion,
inequality, and blind ideology, Obama will have achieved more than he has
promised.  Yes, he can!

Metin Boşnak





[Non-text portions of this message have been removed]

#24405 From: "Metin Bosnak" <mbosnak@...>
Date: Sat Nov 21, 2009 5:41 am
Subject: Amerikadaki Katliam Hakkında Bir Yazım
dr_metinbosnak
Offline Offline
Send Email Send Email
 
The Fort Hood Massacre and the Media Coverage

Americans have been traumatized once again by the costume of a hideous
silhouette knocking on their TV screens on November 5, five days after the
Halloween. Lurking against the backdrop of the 9/11 terrorist attacks was the
horrifying “simulacrum” of an American Muslim in American military uniform
at Fort Hood: Major Nidal Malik Hasan.

Unfortunately, this was not a party, but a heinous shooting spree, killing 13
people, and wounding 38 others. The massacre of American soldiers on the
American soil, and, more importantly, on a military base has, in turn, triggered
off the long-wonted denouncement of Islam and or Muslims in totality. Yet
another “Muslim” was caught in flagrante delicto. After all, that is what
“those guys” are about!

Crime and terror have no religion, race, gender, nationality, and social or
economic status. However, individualism, which underlies core “American
values,” does not count when a Muslim “individual” perpetrates a crime, or
massacre. Right after the initial newsreels run, totalizing, demonizing, and
stigmatizing comments follow in the media.

The metonymic displacement creates its own system of visual signifiers to create
cultural semantics of its own. “Islam” has become a shibboleth for
“terror,” and “Muslim” has become synonymous with “terrorist.” It
must be the community of Muslims in the US or across the world to account for
the crime! The individual has, then, replaced the communal; the self-centered,
the ethno-centered, and the prototype, the stereotype.

After all, “this is America,” and all the US citizens are equal as long as
they do not forget that some fellow citizens are equal! Jews, Catholics,
Hispanics, Chinese, blacks (and women of all races) have paid their dues in
history for sins they have not collectively committed. It is Muslims now,
already stigmatized, and ethnically profiled, who must be collectively
apologetic on behalf of some coreligionist who has committed atrocities.

Undoubtedly, let alone this particular massacre, killing of any kind is odious
whatever purpose it might be deluded to serve. No Abrahamic religion will ever
beckon its followers to kill innocent people. The Koran, in particular, declares
that killing a human being is tantamount to killing “all humanity.” Needless
to say, when the crime is individual, not committed by a community, the
accusation or condemnation should be made along the individual lines, and not
extended to members of the same family, community, nationality, ethnicity or
faith. McCarthyism may be lingering on in the minds of cynical circles as a
panacea, but it has no validity in a globalized World.

There are no religiously transmitted crimes as genetically transmitted diseases.
When Timothy McVeigh, a US Army veteran and security guard, bombed Alfred P.
Murrah Building in Oklahoma City in 1995, killing 168 people, he was intending
“to inspire” a revolt against a “tyrannical” federal government. There
was no media quest, then, for his origins in a Catholic Irish upbringing,
Republicanism, or libertarianism. There was no reference to his potential
reading of the Gospel according to Matthew where Jesus says: "Do not suppose
that I have come to bring peace to the earth. I did not come to bring peace, but
a sword.”

No Christian, no Catholic, no one of Irish descent felt guilty about McVeigh’s
crime simply because they happened to have something in common with him. Yet
with Muslims, the case is diametrically opposite. Any individual, Muslim or
non-Muslim, engaged in a criminal or terrorist act, should be punished in the
strictest sense possible. It is the individual who has to pay for the crime he
has committed.

The media coverage of the Fort Hood massacre has been deplorably biased.
Journalism in America at times fails to convey the news calmly.  Reading
newspapers is a democratic exigency, but a certain segment of the media has long
assumed a tantalizing mission to shape the society rather than inform it. Thomas
Jefferson complained about a similar phenomenon in his time, foreshadowing
similar practices today:  "were it left to me to decide whether we should have a
government without newspapers or newspapers without a government, I should not
hesitate to prefer the latter.” Should the American public waver between
ignoring the newspaper and remain “uninformed,” or peruse the newspaper, and
grow “misinformed”?

Moreover, the TV coverage of the massacre has been overwhelmingly opinionated
rather than meticulously studied. Subliminal images have incessantly rolled
before our eyes intending to create some “déjà vu” effect to be followed
by a “butterfly effect.” The seemingly holistic perspective, then, supplants
the totalizing; the information, the judgment; the commentary, the religious
exegesis; the broadcasting, Orientalism; the embrace, the ostracism. Muslims at
home and abroad are not necessarily their “brother’s keeper.” They are
bitterly aware of the trauma that the 9/11 inflicted on fellow citizens, and
PTSD. Indeed, they have suffered it, too. Innocent of the crime and struggling
to prove that they are innocent, Muslims would hanker for a  less cynical
journalism. The journalism enthusiastic about exploring the “objective”
reality is always better rather than the one zealous to recreate the reality
through the objective. It is high time we correct “the wrong” in the US with
the right in this country.  The US has the potential to tackle times of hardship
as long as the Lady of Liberty’s torch keeps sparkling on penumbras of
consciousness.





Metin Bosnak, Ph.D.

Professor of American Studies,





[Non-text portions of this message have been removed]

#24404 From: "suaviy" <suaviy@...>
Date: Thu Nov 19, 2009 7:58 am
Subject: medya ve zihinsel obezite
suaviy
Offline Offline
Send Email Send Email
 
#24403 From: Enis Turan <turan_enis@...>
Date: Wed Nov 18, 2009 6:35 pm
Subject: Re: [Alev ALATLI] Digest Number 2631
turan_enis
Offline Offline
Send Email Send Email
 
DEVRİM ! 
 
Önemli şahsiyetlerle  konuşmak yerine yollardaki, kasabalardaki, köylerdeki
insanlarla konuşanlar (örneğin bendeniz), bambaşka şeyler anlatıp
yazıyorlar bu liberal devrim hakkında. Belki başlangıçta "Ya bana da
çıkarsa" deyip bu devrime destek verenler, şimdi bin pişmanlık içinde.
Yeni düzende işsiz ve sosyal güvenlikten yoksun kalan geniş kitleler
şimdi pişmanlıkları oynuyor...
Örneğin yalnızca benim tanıdığım "devrim" ! sonrası Bulgaristan,
Romanya göçmeni yedi sekiz kişiden üçünün, beslenme yetersizliği ve zor
koşullar nedeniyle, verem hastalığına yakalandığına ben şahit oldum.
Diğerlerinin de onlardan aşağı kalır tarafı yoktu aslında...
 
"O zamanlar, işimiz gücümüz, hafta sonları müzik dinleyip dans ettiğimiz
lokallerimiz, sosyal güvencelerimiz vardı Enis Abi" demişti bana O hasta
olanlardan, burada garsonluk yapmakta olan bir göçmen...  
Banu Avar'ın bu eski  sosyalist Doğu Avrupa ülkelerinde halk kesiminde
yaptığı bir dizi röportaj TRT 2'de yayınlanıyordu yakın zamanlara kadar..
sonra nedense kaldırıldı..! İzleyenleriniz, yeni durumdan memnun olan üç
beş kişi dışındai kapanan fabrikaları, sersefil insanların
yakınmalarını görenleriniz olmuştur mutlaka...
AB normları, AB normları diye tutturan kaymak tabaka pek umursamasa da, hep
önemli şahsiyetlerle konuşmaya alışkın özgürlük savaşçısı Yasemin
Çongar, aradan geçen yirmi yıldan sonra halk kesimiyle de konuşmayı akıl
edebilmiş nihayet..! (Dileriz Irak ve Filistin'e de uğrayıp oradakilerin de
bir hatırını sorar... :)
Yalnız; konuşsa bile, o konuştuklarını yazabilir mi,  Orasını bilemem
tabii...    
  
                  Selamlarımla,


                      Enis Turan
              turan_enis@...
    http://tech.groups.yahoo.com/group/Fikir-Meydani

--- On Tue, 11/17/09, alevalatli@yahoogroups.com <alevalatli@yahoogroups.com>
wrote:


From: alevalatli@yahoogroups.com <alevalatli@yahoogroups.com>
Subject: [Alev ALATLI] Digest Number 2631
To: alevalatli@yahoogroups.com
Received: Tuesday, November 17, 2009, 3:00 PM








Alev ALATLI'nýn Kitaplarý ve Düþünceleri

Messages In This Digest (1 Message)


1.
Tarih Yapan Kucuk Insanlar From: Ismail Yigit
View All Topics | Create New Topic
Message


1.

Tarih Yapan Kucuk Insanlar
Posted by: "Ismail Yigit" ismail.yigit@...   ismailyigit_onarimci
Mon Nov 16, 2009 5:39 am (PST)


Berlin Duvari'nin yikilmasi uzerine Ash'ten saglam bir analiz yazisi:

http://www.nybooks. com/articles/ 23232

Su kismin altini cizmek istiyorum:

"It is perhaps a characteristic of superpowers that they think they make
history. Big events must surely be made by big powers. Yet in the nine
months that gave birth to a new world, from February to November 1989, the
United States and the Soviet Union were largely passive midwives. They made
history by what they did not do. And both giants stood back partly because
they underestimated the significance of things being done by little people
in little countries."

Yazidaki ilginc anektodlardan biri, dusunulenin aksine Thatcher'in Almanya
birlesmesin diye Gorbacov'u mudahaleye cagrisi, Gorbacov'un yanasmamasi
vs... Duvar yikildiktan sonra yeni Avrupa guvenlik semsiyesinin ayri iki
Alman devletine gore sekillendirilmesi. ..

Ash'in bu analizinden Yasemin Congar'in "20 Yil Sonra 'Eski' Kitayi
Kesfetmek" kose yazisi araciligiyla haberdar oldum, once Congar'in okunmasi
Ash'in makalesinden evvel daha iyi olabilir:

http://taraf. com.tr/makale/ 8500.htm

Saglicakla

ismail

--
http://twitter. com/onarimci
http://www.onarimci lar.net

--Daha iyi bir dünya pekala mümkündür--

[Non-text portions of this message have been removed]



Back to top Reply to sender | Reply to group | Reply via web post
Messages in this topic (1)



Recent Activity


 2
New MembersVisit Your Group



Biz Resources
Y! Small Business
Articles, tools,
forms, and more.

Yahoo! Groups
Parenting Zone
Tips for a happy,
healthy home

Yahoo! Groups
Weight Management ChallengeJoin others who
are losing pounds.


Need to Reply?
Click one of the "Reply" links to respond to a specific message in the Daily
Digest.
Create New Topic | Visit Your Group on the Web
Messages | Files | Photos | Links | Database | Members | Calendar
Gruba mesaj atmak için :      alevalatli@yahoogroups.com
Yöneticiye mesaj atmak için : alevalatli-owner@yahoogroups.com
Gruba üye olmak için :        alevalatli-subscribe@yahoogroups.com
Üyeliðinizin iptali için :    alevalatli-unsubscribe@yahoogroups.com
adreslerine boþ bir mesaj atmanýz yeterlidir.
Alev ALATLI WEB Sayfasý http://www.alevalatli.com 
Üyelik ayarlarýnýzý düzenlemek için:  
http://www.yahoogroups.com/group/alevalatli
Yazýþmalarý WEB arþivinden izlemek için: 
http://www.yahoogroups.com/alevalatli/messages

Grup özellikleri
Sadece üyeler mektup yollayabilir
Gruba gönderilen mektuplar moderatör tarafýndan  üyelere daðýtýlýr
Gruba ekli(attachment) dosya gönderilemez' gruba dogrudan aktarma yazi
gonderilemez( ancak uyeler o yazi ile ilgili fikirlerini eklerlerse
gonderebilirler)
Cevaplanan mektuplar bütün üyelere daðýlýr
Üyelik, Moderatör tarafýndan onaylanýr
Anket , Moderatör tarafýndan yapýlýr
Üyeler grubun dosyalar klasörüne resim,yazý ekleyebilir

MARKETPLACE


Parenting Zone: Find useful resources for a happy, healthy family and home

Change settings via the Web (Yahoo! ID required)
Change settings via email: Switch delivery to Individual | Switch format to
Traditional
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe


       __________________________________________________________________
The new Internet Explorer® 8 - Faster, safer, easier.  Optimized for Yahoo! 
Get it Now for Free! at http://downloads.yahoo.com/ca/internetexplorer/

[Non-text portions of this message have been removed]

#24402 From: Ismail Yigit <ismail.yigit@...>
Date: Mon Nov 16, 2009 1:22 pm
Subject: Tarih Yapan Kucuk Insanlar
ismailyigit_...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Berlin Duvari'nin yikilmasi uzerine Ash'ten saglam bir analiz yazisi:

http://www.nybooks.com/articles/23232

Su kismin altini cizmek istiyorum:

"It is perhaps a characteristic of superpowers that they think they make
history. Big events must surely be made by big powers. Yet in the nine
months that gave birth to a new world, from February to November 1989, the
United States and the Soviet Union were largely passive midwives. They made
history by what they did not do. And both giants stood back partly because
they underestimated the significance of things being done by little people
in little countries."

Yazidaki ilginc anektodlardan biri, dusunulenin aksine Thatcher'in Almanya
birlesmesin diye Gorbacov'u mudahaleye cagrisi, Gorbacov'un yanasmamasi
vs... Duvar yikildiktan sonra yeni Avrupa guvenlik semsiyesinin ayri iki
Alman devletine gore sekillendirilmesi...

Ash'in bu analizinden Yasemin Congar'in "20 Yil Sonra 'Eski' Kitayi
Kesfetmek" kose yazisi araciligiyla haberdar oldum, once Congar'in okunmasi
Ash'in makalesinden evvel daha iyi olabilir:

http://taraf.com.tr/makale/8500.htm

Saglicakla

ismail

--
http://twitter.com/onarimci
http://www.onarimcilar.net

--Daha iyi bir dnya pekala mmkndr--


[Non-text portions of this message have been removed]

#24401 From: "suaviy" <suaviy@...>
Date: Mon Nov 9, 2009 12:48 pm
Subject: bana adn kimin koyduunu syle
suaviy
Offline Offline
Send Email Send Email
 
#24400 From: Derya alkan <mavikordon@...>
Date: Sat Nov 7, 2009 8:25 am
Subject: Yeni rticayla Mcadele Belgesi
caliskand
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Selam,

ODT giderek deiimi karan bir kurum oluyor.  Bir grup ODT'lnn
aklad "eylem plan" basna yansdr.  Vesselam, Derya.

*
*

*te 3'l Amfi'nin alternatif "rticayla Mcadele Eylem Plan"*

*I. DURUM*

*a . Asl olarak ABD'nin Ortadou projesinin bir paras olan, Trkiye
ayan ise baat olarak AKP hkmeti ve Glen Tarikatnn yrtt irticai
faaliyetler ile, lkemizin bata aydnlanmac deerleri olmak zere;
bamszlk, eitliki, halk, kamucu ve yurtsever deerleri hedef
alnmaktadr*.

*b.Dman unsurlar*

(1) Hala ikencede insanlarn ldrld bir lkede (bknz.Engin eber
Davas) "Demokrasi" emsiyesinin altna snarak propaganda yapmakta,

(2) 12 Eyll darbesi ve beraberinde getirdii gericilikle siyasal bir
btnlk sergilemelerine karn, AKP ve Glen tarikatn "saf" birer "darbe
kart" g olarak yanstmakta,

(3) Trkiye'de emekilerin sosyal gvenceleri hzla ellerinden alnrken,
isizlik ve yoksulluk hzla artarken, eitlik deerlerinden tamamen yoksun
bir "zgrlklk" anlayn yaymakta, insanlar siyasal bir illzyona
mahkum etmekte,

(4) Trkiye Cumhuriyeti'ni bir tarikatlar cumhuriyetine, lke halkn ise
mmeti bir topluma dntrmeye almakta,

(5) lkemizin hzla bamllatrlmasn kresel dnyann bir gerei gibi
yanstmakta,

(6) TSK'nn NATO yesi olduunu, st dzey ordu yetkililerinin ABD'nin
onayn almakszn hibir darbe yapmadn gz ard ederek, AKP ile TSK
arasndaki gerilimi abartmak suretiyle, ordunun lkeyi gerici faaliyetlerin
esiri etmeyeceine ynelik bir kanaat yaymakta, halk pasifize etmeyi
amalamakta,

(7) Emniyet tekilatnn yetkilerinin ve grev alanlarnn hzla
arttrlmas, emniyet tekilat iinde cemaat rgtlenmesinin arlnn
arttrlmas ve birbirinden greli bamsz hareket edebilen cumhuriyet
kurumlarnn tamamen yasamann, bir baka deyile hkmetin, elinde
toplanmas aracl ile "Diktatoryal" bir dzenin inasn hazrlamakta,

(8) Btn sralanan maddelerde en nemli ve temel destei ABD ve AB'den
almaktadrlar.

*c. Dost Unsurlar*

(1) Sahip olduumuz aydnlanmac, ilerlemeci, halk, bamszlk ve
yurtsever deerleri gelitirerek emekilerin sz sahibi olaca bir yeni
cumhuriyet kurma amac gtmekte,

(2) Toplumsal muhalefetin karakterini glendirmekte,

(3) niversitelerde gerici atama, rgtlenme ve siyasi almalar tehir
etmekte,

(4) Yargnn halihazda var olan snfsal karakterini atlamadan, anayasal
dzenin yerine eriat dzeni ve onun hukuna gei amac gdenleri ar bir
biimde ifa etmekte,

(5) "Byk Medya" dan ayr bir biimde kendilerine alan ap alternatif
bilgi kayna olmak iin abalamakta,

(6) Ordunun NATO'dan kmasn, zellikle srail ve ABD ile ilgili btn
gizli/ak askeri anlamalarn fesh etmesini propaganda etmekte,

(7) Gericilie son verebilecek yegane gcn emeki halkn iradesi olduunu
vurgulamakta,

(8) Btn bunlar yaparken srtn sadece ve sadece emeiyle geinen lke
insanna ve onun aydnlanmac rgtlenmesine yaslamaktadrlar.


*II. VAZFE*

Tarihsel bir perspektifle, cumhuriyetin Osmanl dzenine referansla bir
kopuu temsil ettii gereine dayanarak, cumhuriyetin geriletilmesine kar
duruken, bu kar duruu sosyalist bir cumhuriyet kurmann rgtlenmesine
evriltmektir.

*III. CRA

1. Hareket Tasars
*
(1) Genel Bilgiler;

AKP'nin lkenin iktidarna sahip olduu ve lkeyi gericiletirdii
gereinden hareketle, her vatandan anayasada belirlenen MUHALEFET ETME VE
RGTLENME HAKKINI kullanarak, AKP hkmetine en sert bir biimde
muhalefetin rgtlenmesi ve Amerikanc projelerin srekli deifre edilmesi.

(2) Faaliyetler birbiriyle senkronize 3 blmde icra edilecektir.


*a. Halk muhalefetinin kent merkezlerinden balayarak btn yerelliklerde
rgtlenmesi.*
(1) stanbul, Ankara, zmir gibi kent merkezleri ncelikli olarak, btn
yerelliklere yaylmas hedeflenecektir.

(2) rgtlenme hibir gizli karakter tamayacak, AKP'ye ve hibir anayasal
meruiyeti bulunmayan tarikatlara kar mcadele etmenin hakll zerine
kurulacaktr.

(3) Emeki ve aydnlanmac karakter tayan glerle ittifak yapmaktan
ekinmeyecektir.

*b. Aydnlarn akademi ve medya gibi alanlar bata olmak zere ciddi bir
tehir kampanyasna balamas.*

(1) niversitelerde "zgrlklk" zerinden, kavram karmaas yaratlarak
srdrlen tartmada, eitliin oluturulmadan zgrlk anlaynn havada
kalaca, eit olmayan insanlar arasnda daha batan temel zgrlklerin
bulunmad gerei hatrlatlacak ve hkmetin niversiteler konusundaki
"zgrlklk" yalan srekli olarak tehir edilecek.

(2) Medyada "demokrasicilik", "darbecilik", "zgrlklk", "yerelleme",
"sivilleme" ve daha bir sr baka kavram zerinden oluturulan
taraflamann kime ve neye hizmet ettii, halka her kanaldan anlatlacaktr.

(3) Btn kara propaganda yrten medyann ve ortalkta dolaan bilgi
kirliliinin aksine bir ahlaki tavr gelitirilecek, hibir biimde bu tr
faaliyetlere izin verilmeyecektir.

(4) "Darbe kartl" syleminin ardna snarak gerici politikalarn
gerekletirmek isteyenlerin, bata 12 Eyll darbesinin gelitirdii ortamda
ykseldikleri hatrlatlacak, bu yzden 12 Eyll darbesinin ve Kenan
Evren'in zerine gitme cesaretlerinin bulunmad vurgulanacaktr.

(5) Eitliki bir dzende; tarikat rgtlenmelerine izin verilmeyecei,
bununla beraber insanlarn dini hrriyetlerinin kiisel vicdanlarna
braklaca, herkesin inanma/inanmama hakknn tannaca en net biimde
ifade edilecektir.

(6) Dnyada yaanan ekonomik krizin Trkiye'yi niye bu kadar ok etkiledii
anlatlacak, lkenin zelletirmelerle beraber ne kadar krlgan bir
ekonomiye "kavutuu" belgeleriyle ve yaplacak alan aratrmasyla
gsterilecek.

*c. Hzla bilgi kirlilii yaanlan ortamda kendi bilgi ve haber
kaynaklarmzn oluturulmas.
*
(1) Hibir sermaye kuruluundan destek almayan bamsz ve gl haberleme
kanallar yaratlacaktr.

(2) Var olan kaynaklar glendirilecektir.

(3) Habercisi de, datmcs da, muhabiri de, yazar da, halk muhalefeti
rgtlenmesinden seilecek temsilcilerden oluacaktr.


[Non-text portions of this message have been removed]

#24399 From: Sinan Canan <sinancanan@...>
Date: Sat Oct 17, 2009 8:14 pm
Subject: ar: Gelecee Umutla Bakmak
sinancanan
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhaba,
TRT Ankara Televizyonu Eitim ve Kltr programlar Mdrlnce " Gelecee
Umutla Bakmak" adl bilim ierikli bir program hazrlanmaktadr.
Sz konusu programda, niversitelerde ve aratrma merkezlerinde yaplan
bilimsel almalara yer verilmektedir.  Bu kapsamda niversite ve aratrma
merkezleri gibi yerlerin ats altnda "Gelecee Umutla Bakmak" programnda
konu edebileceimiz ilgin ve nemli bilimsel almalar telefon veya bilgi
maili aracl ile bize bildirirseniz, bu tr bilimsel almalar
programmzda yaynlama olana bulmu oluruz.

Sayglarmzla
Gelecee Umutla Bakmak ekibi

*letiim:*
TRT Ankara Televizyonu Eitim ve Kltr Programlar Mdrl
Asl atay
0312 463 43 43 / 3134
0312 463 31 34
0532 393 03 78
Fax: 0312 463 31 14
aslicatay@...

*
*
Dr. Sinan Canan
http://sinancanan.net
http:/fraktaldusunceler.net
http://www.sikayetvar.com


[Non-text portions of this message have been removed]

#24398 From: "ismailyigit_onarimci" <ismail.yigit@...>
Date: Mon Oct 12, 2009 9:37 am
Subject: Sanal Evime Bekliyorum
ismailyigit_...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhaba sevgili Herkes;

http://onarimci.blogspot.com adresinde ziyarete actigim sanal evime butun Alev
Alatli okurlarini misafir olarak bekliyorum.

Saglicakla

ismail

#24397 From: Sinan Canan <sinancanan@...>
Date: Tue Oct 6, 2009 2:15 pm
Subject: "Kk Muhteemdir" Yayn Tarihi
sinancanan
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhaba,
Kk Muhteemdir belgeseli 14 Ekim 2009 aramba gn saat 22:25'de
TRT-2'de ilk blmyle yayna giriyor...
Tekrar saatleri ayn gece saat 00:55 ve ertesi sabah (15 Ekim 2009 Perembe)
saat 06:05'de.
Kk Muhteemdir 12 hafta boyunca her hafta TRT-2 ekranlarnda olacak.

"Kk Muhteemdir"
Yapmc-Ynetmen: Sevtap Thurston
Grnt Ynetimi-Kamera: Sabri Savc, Grkem zok
Ses: Muharrem Arman, Fatih Aksop
Sunucular: Sinan Canan, ebnem Glen
______________
Dr. Sinan Canan
http://sinancanan.net
http:/fraktaldusunceler.net
http://www.sikayetvar.com


[Non-text portions of this message have been removed]

#24396 From: "suaviy" <suaviy@...>
Date: Sat Sep 12, 2009 8:25 am
Subject: ke yazarl yazarlk deildir
suaviy
Offline Offline
Send Email Send Email
 
#24395 From: "suaviy" <suaviy@...>
Date: Wed Sep 2, 2009 6:38 am
Subject: nehir syleiler nereye akar?
suaviy
Offline Offline
Send Email Send Email
 
#24394 From: "suaviy" <suaviy@...>
Date: Fri Aug 28, 2009 6:44 am
Subject: TRKYE'NN NC SAYFASI
suaviy
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Gazetelerin ilk sayfalar mehurlara nc sayfalar ise ilk ve son defa
gazeteye haber nesnesi olanlara ayrlyor. bu ne yaman eliki...

http://www.aktifkulis.com/yazi/yazi/turkiyenin-ucuncu-sayfasi-1226.htm

#24393 From: "suaviy" <suaviy@...>
Date: Mon Aug 24, 2009 12:45 am
Subject: irticay nasl hortlattm?
suaviy
Offline Offline
Send Email Send Email
 
#24392 From: "suaviy" <suaviy@...>
Date: Wed Aug 19, 2009 6:29 am
Subject: KERPC HATIRLAMAK
suaviy
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Bir yap malzemesi olarak kerpicin gemite kalmas gereken bir hastala
benzetildii yaadmz zaman diliminde konuya farkl yaklamlar da mevcut.
Yeni cevaplara ulamaya alan kimi mimarlar eski sorular tekrar gzden
geirmeye ihtiya duyuyorlar.

http://www.aktifkulis.com/yazi/kerpici-hatirlamak-1206.htm

#24391 From: "Nida N. Nalcaci" <kayipnida@...>
Date: Thu Aug 6, 2009 10:29 am
Subject: Alev Alatli ile Haydi Bastan Bastan Alalim'da bu hafta :)
kayipnida
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhaba Herkes

Hepinizin malumu Alev Hanimin programi trt 2'de devam etmekte..
Program formati bu haftadan itibaren degisti. Artik seyirciler yok.. Masa
etrafinda Alev hanimla olmayan kahvelerimizi yudumlayip yapicaz sohbetimizi.
Bu hafta cumartesi (8 agustos) saat 21.10da Sencer, Yusuf, Gkhan ve ben
programda olucez.. Heves ettik duyuralim dedik..

hamis: programin tekrari Pazar gn saat 14:00 ve gece 00:00'da olmakta imis
ayrica..


Hayra karsi..
kayip
nida..

#24390 From: "Metin Bosnak" <mbosnak@...>
Date: Wed Aug 5, 2009 7:14 am
Subject: RE: [Alev ALATLI] Sigara Yasagi ve Diger bazi Gercekler
dr_metinbosnak
Offline Offline
Send Email Send Email
 
I.

Sağlık Bakanlığı da sigara tiryakilerini bilinçlendirmek için soruları
tek tek cevapladı.  Buna göre yataklı vagonlar da dahil, demir yolu, toplu
taşıma araçlarında sigara içilemeyecek. Eskiden sigara içimi için
oluşturulan her türlü alanlar kapatılacak. Çalışanlar sigarayı ancak iş
yerlerinin dışına çıkarak içebilecek. Çalışma ortamlarının yangın
merdivenlerinde, balkonlarda, merdiven boşluklarında ya da iki binayı
birbirine bağlayan koridorlarda da sigara içmek yasak. Stadyumlarda sigara
tüketilmesine mahsus alanlar, toplam seyir alanının yüzde 50`sini
geçemeyecek.  Çalışanlar sigara içmek için sürekli işinden
uzaklaştığı takdirde işveren bu durumu iş gücü kaybı olarak
görebilecek. Yaşlı bakım evleri, sinir hastalıkları hastanesi birimleri ve
cezaevlerinin kapalı alanlarında sigara kullanılmayacak. Ancak oralarda
sigara tüketimi için alanlar oluşturulacak.  Dolayısıyla yeni bir yasaklama
silsilesi ile demokratik ve çağdaş hayatın üst kademelerine terfi ediyoruz
millet olarak. Tütünle muhabbeti iyi olmayanlar buna sevinirken, tütünle
arasında gönül köprüleri kuranlar işin bir sıkıntı teşkil ediyor bu
durum.

Hemen her yerde sigaranın ya da tütün mamullerini içilmesinin
yasaklandığı şu günlerde, sigaraya dair vaktiyle şiir yazmış biri olarak
sigaraya dair bir yazı yazmak da vacip oldu bana.  Sigaraya bugünlerde bir
kısım insanlar, her alanda sağlıklarını tem tekmil ettikleri için
sağlık nedenleriyle, kimisi imanlarının ikmaline mania teşkil ettiği ve
“haram” kılındığı için, bir kısmı hükümet bunu
yasalaştırdığına göre mutlaka bir hikmeti ve hakikati olacağı
kanısıyla, ikinci el içicilik ve çocuklara kötü örnek teşkil etmesin
türünden kaygılarla, bir kısmı da her yönüyle “Batı-Avrupa Medeniyeti
(BAM)”ne dipnotlarına kadar nüfuz ettiği ve BAM’a engel olarak bir tek
tütün içme özelliğimiz kaldığı için karşı durmaktalar.   Avrupa
deyince aklına, cebine beleşten kaç avro gireceği, veya kokoreç yememin
yasaklara dahil olup olmayacağını zıplayarak, bazen de milli bir  gurur
vesilesi gibi görenler, artık BAM’dan ileri tütün yasakları nedeniyle
BAM’dan öte bir medeniyet kurduğumuzu düşünerek rahatlığa erdiler
sanıyorum.  Neymiş efendim, Batıda (nereyse hala anlamadım ya da kaç tane
ise) sigara içenler üçüncü sınıf vatandaş olarak algılanırlarmış.
(Burda BAM’da tüketilen alkol ve uyuşturucu hesaplara girmiyor tabii.) O
halde sigara yasaklarıyla ülkemizde sigara içenler, Amerika ve Avrupa’da
siyahiler, Latinler ve Müslüman-Araplar bir evvel tütün
alışkanlıklarını bırakırlarsa yine kısa yoldan bu mesele halledilmiş
olacaktır. Ege ve Kıbrıs meselesi kadar ehemmiyet arz eden bu durum
hallolunca da artık Kuzey Irak meselesi, ekonomi, eğitim ve sağlık işlerine
el atılacaktır.  Görünüş böyle, ama işin aslında farklı noktalar da
yok değil. İşin özünde ise, hükümetler tütün tüketimini engelleme
bahanesiyle yeni yeni vergiler bindirdiler ve bu işten kazançlı çıkanlar da
kaynak üretmek ve kaynakları verimli kullanmak yerine, yeni vatandaş sağma
mekanizması vergi istihsalini artırma yoluna giden hükümetler ve sağlık ve
hayat sigortası ile uğraşan şirketlerdir.  Sigara içme konusunu sigorta
primlerini artırmada iyi bir bahane olarak kullanan şirketler, tersi
durumlarda aynı derecede cevval ve hakkaniyetli olmamaktadırlar.





Bu konudaki problemlerin başında, tütünle içen arasındaki muhabbetin
derece ve derinliğini anlamamak yatmaktadır.  Tütünle içen arasındaki
rabıta, çoğu çift arasında yoktur.  Hayyam’ın şarapçılara bakarak,
“şaşarım sizin halinize!  Şarap satıp yerine ne alırsınız!” demesine
benzer bir durumdur. Bu rabıta aşıklar arasında, hatta çoğu kul ile Allah
arasında yoktur.  Laf olsun diye değil, sükse olsun diye değil, sınıf
atlamak,  toplumsal cinsiyet ve ekonomik sınıf atlamak veya yaşını
ispatlamak için değil, tütünü tiryaki olarak ve edebiyle içen insanlar,
onu aşk ve muhabbetle içerler.  Onlar ciğerlerinden havaya çıkan tütünle
havada daireler çizmekle, ya da fallik bir gösterge olarak ya da
çekincelerini örtmesi için değil, aşıkla maşuk arasındaki halvet halini
günün belli aralıklarına bölerek, ama her halükarda karşılıksız olarak
birbirlerini tüketircesine içerler. Bu açıdan bakılınca, Ramazan ayında
ilk lokmadan sonra sigarayı aklına getirenler, hatta sigara ile orucunu
açanlar, sahurda Leyla’nın Mecnu’na veda etmesi gibi, sigaraya bir sonraki
iftar vaktine kadar veda edenlerin, her sigara yudumunda “bitecek birazdan”
diye vedalaşmanın sıkıntısı açıkça göstermektedir ki, sigara tiryakisi
için ekmek-su kadar hatta bazen ondan da önemlidir.  Kazablanka filmindeki 
Humphrey Bogart ve Yeşilçam filmlerinde Göksel Arsoy’un bıçkın
delikanlı rolünde biryantinli saçlarıyla ağzında sigarayı aksesuar
etmeleri, Ali Şen’in, Mesut Yılmaz’ın, ya da Orson Wells’ın içtiği
purolar, kovboy geleneğiyle meşhur olan tütün sakızları, eski pastane
kültürünün yeni çehreleri olan, yeni sosyalleşme mekanlarında  nargileyi
daha ilk solumada “öhöö..” diye başlayıp, muhabbet vesilesini etrafı
dikizleme aracında dönüştürenler, pipoyla aromalı tütün içenler ve
enfiyeciler  bu tasnifin biraz dışında kalmaktadırlar.  Sigara yasak
demokrasisinin güzellikleri bitmez.  Muhabbetle, Metin.





From: alevalatli@yahoogroups.com [mailto:alevalatli@yahoogroups.com] On Behalf
Of Enis Turan
Sent: Wednesday, July 29, 2009 8:58 PM
To: aciray@...; aisiklar@...; akekec@...; Ahmet Turan
Alkan; Haluk Argun; behic@...; Tuna Beklevic; Murat Binzet; Metin
Bobaroglu; bulent.arinc@...; bulent.tanla@...;
bursa@...; canaksin@...; catakli@...;
Ertugrul CEPNI; Bekir COŞKUN; Osman COSKUNOGLU; demirtasceyhun@...;
editor@...; ekarakas@...; fbila@...; Nihat
Genc; gmengi@...; guler.komurcu@...;
gulerkomurcu@...; Nil Gun; guras@...; Uluç Gürkan;
hadi@...; ender helvacioglu; yusuf kaplan; ilhan karacay; Faruk
Karaman; neval kavcar; Mahir Kaynak; Demir Kucukaydin; Cengiz Kurdoglu; Nasuh
Mahruki; mehmetaltan@...; mehmetttsaglam@...;
mine.gokce@...; mkelkitlioglu@...; mmetiner@...;
Mahiye Morgul; mtanaman@...; N Muradoglu; murat.celik@...; Fusun
Nebil; mehmet neşşar; ogonensin@...; okur@...;
okurhatti@...; Bertan Onaran; ortadogugazetesi@...; İbrahim
Ortaş; Umit Ozdag; Metin OZKAN; Mehmet Perincek; posta@...;
postakutusu@...; OKTAY SINANOGLU PROF; rmengi@...;
Rafael Sadi; salih-neftci@...; sduman@...; NESRİN SEÇER;
miskin es semavi; Kuru Serdar; serdar.turgut@...;
serdarturgut@...; ahmet dogan simsek; Kenan Sinanoglu;
starextra@...; Ahmet Subasi; FILIZ SUREN; Yahya Tezel;
tokta@...; Enis Turan; TurkCelil; ufuk@...; tamer uysal;
vakit@...; Orhan Veli; Tolga Yarman; yozdil@...;
zkizilot@...
Cc: Enis Turan; fikir-meydani@yahoogroups.com; alevalatli@yahoogroups.com;
ThinktankTurkey@yahoogroups.com; turna@yahoogroups.com
Subject: [Alev ALATLI] Sigara Yasagi ve Diger bazi Gercekler







Merhaba Dostlar,



Sıkıcı ayrıntılara pek girmek istemezdim ama, bilinen kimi tepkiler
üzerine mecbur kaldım.. affınıza sığınırım.

Uygulanan sigara yasağına esas alınan  gerekçe ile, uygulamanın, kapsamı,
yöntemi  ve başarısı takdir edilir ki
doğrudan ilgilidir.? Esas alınan her gerekçe doğal olarak uygulamanın
niteliğini ve şeklini de belirlemektedir.



Kanımca bu uygulama ile ilgili tartışmaların biraz fazlaca sertleşmiş
olmasının  nedeni , gerek karar vericiler
ve gerekse tartışmacıların zihninde,  meselenin
özünün, başka bir deyişle güdülen asli amacın yeterince
berraklaşmamış
olmasıdır.



Çevre sorunları ile de uzunca bir süredir ilgilenmekte olan bir kişi
olarak, bu muhtemel  gerekçelerin ve esas
alınan bu gerekçelerin gerektirdiği politikaların içermesi gereken  asgari
hususların neler olması gerektiğini
aşağıdaki şu maddelerle açıklayabilirim.



1-
Sigara içmeyenlerin
rahatsız olmamalarını sağlamak. Bazı arkadaşlarımızın da değindiği
gibi,
sigara içme özgürlüğü vardır.  Ancak  bir özgürlüğün sınırı
başka insanlara zarar vermemek
olduğundan, kısıtlama normaldir.

Çözüm:  Toptan yasaklamak yerine, sigara içilen ve
içilmeyen mekanların ayrılması gibi, iki tarafın da razı olacağı
çareler
üretmektir. örneğin, işyeri girişlerine, “bu pastanede  sigara
içilmez” ya da “Bu birahanede/gece
kulübünde sigara içmek serbesttir”  gibi
tabelalar asılabilir. Vapurlarda güvertelerden biri , açık mekanlarda
belirli
bir bölüm, sigara içenlere/içmeyenlere tahsis edilebilir. Sigara içilmesi
serbest olan kapalı mekanlarda, yeterli kapasitede havalandırma sistemi
olması
şart koşulabilir. Ve tabii bu arada, içicileri bu zararlı alışkanlıktan,
kendi
istekleriyle caydırmak için her yola başvurmaktan  vazgeçilmemelidir.

2-      Sigara içenlerin kendilerine verdikleri zarardan ve  bu kötü
alışkanlıktan kurtulmalarını sağlamak.

Bunun yolu kesinlikle, dayatma
ve yasaklama değil ikna yöntemi
olmalıdır. Dayatma ve yasaklamaların, aksi sonuç veren tepkileri ve
bilakis merak duygusunu beslediği unutulmamalıdır.

Ama eğer yasaklama getirmek tıbbi
bir zorunluluk olarak görülüyorsa, aynen uyuşturucu maddelere
uygulandığı gibi , üretimi ve satışıyla birlikte tümden 
yasaklanmalıdır.

3-      Hava kirliliğini önlemek.

Genel olarak, insan eseri olan
(volkanlar, hayvan gazları, metan gazı, vs dışında) hava kirliliğinin en
başta
gelen nedenleri,  baca (enerji,
sanayi  tesisleri ve konutlar) gazları ve
motorlu taşıtların egzoz  gazlarıdır.  Şehirlerde, özellikle taşıt
trafiğinin yoğun
olduğu caddelerde, hava alanlarında, hava kirliliği çok yoğun ve insan
sağlığına çok zarar verecek  boyutlardadır ve sigaranın etkisi tahmin
edileceği gibi bu etkenlerin yanında hesaba katılmayacak kadar küçüktür.
Ayrıca
bizler pek farkında olmasak ve (bazı nedenlerle) dile getirilmese dahi bu
kirlilik kapalı alanlara dahi aynen sirayet
(yayılma) etmektedir.

Tüm bu bilinen gerçeklere karşı,
  sigara dumanının tek sorumlu ilan
edilmesi, diğer etkenlerin göz ardı edilmesi gayet manidardır.

Sigara yasağının gerekçesi eğer gerçekten
hava kirliliği ve insan sağlığı ise (ki, TV ilanlarında bunlar 
vurgulanmaktadır), bu gerçekler de açıkça
dile getirilmeli, diğer faktörlerin rolü de insanlarımıza açıkça
anlatılmalıdır..

Ancak böylece, gerçeği bilmeyen,
konuya yabancı insanlarımızın rehavete kapılmalarına, tedbiri (özellikle
çocuklarını caddelere fazla çıkarmamak, araç trafiğine kapalı sokak ve
cadde
sayısının arttırılması, toplu ulaşım, petrolle çalışan araçların
şehir caddelerinde
yasaklanması, yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmesi 
talepleri, vd.) elden  bırakıp zarar görmemelerini sağlayabiliriz. Aksini
yapmak, bilakis onlara zarar vermek ve onları kandırmak  anlamına
gelmektedir.

Kısacası kendi hesabıma ben sigara
yasağına değil, yasağın yalnızca sigaraya uygulanmasına karşıyım
dostlar.

             Sigaraya sıra gelmeden önce diğer
problemlerin halledilmiş olması da             gerekmez. Yalnızca , onlardan
da söz
edilmesi bile şimdilik yeter .

             Kanser belasının tek
nedeni acaba gerçekten sigara mı dersiniz?



4-      Bu yasağı, ardından getirilecek bir içki yasağının ilk aşaması
ve gelebilecek tepkilerin dozunun  test
aracı olarak kullanmak.

Bu şıkkın doğru olduğunu
aklımdan bile geçirmek istemiyorum doğrusu…



Selam ve Saygılarımla,

                       Enis Turan
               turan_enis@... <mailto:turan_enis%40yahoo.com>
     http://tech.groups.yahoo.com/group/Fikir-Meydani

__________________________________________________________
Yahoo! Canada Toolbar: Search from anywhere on the web, and bookmark your
favourite sites. Download it now
http://ca.toolbar.yahoo.com.

[Non-text portions of this message have been removed]





[Non-text portions of this message have been removed]

#24389 From: Mustafa GÖKTAN <mustafa_goktan@...>
Date: Fri Jul 31, 2009 7:27 am
Subject: RE: [Alev ALATLI] Sigara Yasagi ve Diger Bazi Gercekler
mustafagoktan
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhabalar,



Bunlar sizin şahsi görüşleriniz ve çoğunun tutarsız olduğunu
düşünüyorum.



Son dönemlerde sigara yasağı ile birlikte, sigara içen vatandaşlarımız bu
konuya doğal olarak tepki göstermekte. Fakat bu tepkiler mantık
sınırlarının dışında olduğu halde, aydınlarımız dahil nasıl bu
derece basiretsiz şekilde sigara yasağına karşı çıktıklarına
şaşıyorum.



Gelelim tutarsız olduğunu düşündüğüm çözümlerinize;

1- Mekanların ayrılması zaten deneniyordu.  İsteyen cafeler yasaklasın,
isteyenler yasaklamasın dendiğinde, sonucun ne olacağını herkes tahmin
ediyor sanırım. Bu konu cafelerin insiyatifine kalırsa, hepsi serbest
bırakacak! Yanlışmı? Ve ben sigara içmeyen biri olarak bu pis dumanı
koklamakla, cafelere girmeme arasında bir seçim yapmak zorunda kalacam. Peki
burada 2. sınıf muamelesi görmeyi hak eden benmiyim?


2- Tıbbi yöntemler ben kendimi bildim bileli denenir. fakat insanların talebi
az. Zorla tedavi edemezsiniz insanı. Bu konuda yaptırım gerekiyorsa kanun ve
kural gereklidir. Eğer işe yarasaydı, bu kadar yöntem tedavi ve tıp merkezi
varken, sigara içenlerin sayısı artmazdı.



Satışını yasaklamak mükemmel olurdu :) fakat bu konu söylemek kadar kolay
değil. Aşama aşama o noktaya gidilebilir. Bu yasakta, bir basamaktır.



3- Ben hava kirliliği gibi bir gerekçe duymadım. Yani en azından global
anlamda duymadım. Bahsi geçen hava kirliliği, sigara içilen kapalı
mekanların havası olmalı. Kapalı mekanların havasını sigaranın dumanı
ile doldurudururken, "dışarıki havada da eksoz gazı var" diye nispet etmek
biraz garip olur :) Hem bu içeri giren havayı evin içinde üretmiyoruz,
dışarıdan giriyor. içeri giren havanız zaten kirli ise dahada kirletmeniz
makul bir davranış değil, ve daha kirletmeye bahane olamaz.

Sigara içilen ortamda, içilmeyene göre daha fazla sağlığımızı tehdit
ettiğini, rahatsızlık yarattığını, doktorlar (sigara içenler dahil) çok
net bir şekilde ifade etmektedir. Sigaranın zararının olmadığını
söyleyen bir doktor görmedim. Kendileri içerler ama zararlı olmadığını
söylemezler :)

Aslında bu konuda doktorlara kızıyorum. Önderlerin doktorlar olması
gerekiyor. "kötü olsa doktorlar içmezdi!" bahanelerini çok duymuşluğum
vardır.



4- Bunun hakkında yorum bile yapmıyorum :)



Sigara serbestliği için bu cevaz arama çabasının sebebini anlıyorum ama
sizi daha sağduyulu olmaya çağırıyorum. Kafamızı, sigara yasağını
kaldırmaya yönelik fikirlere değilde, bu kötü şeyden insanların nasıl
daha rahat kurtulacağına çalıştırıp, bu konuda manifestolar yayınlasak
daha yapıcı olmazmıydı?



CC kısmında çok fazla adres var. Her bireyin fikirlerini özgürce
yayınlamaya hakkı vardır ama herhes her fikrini yayınlamaya kalkarsa, diğer
önemli mesajların görünürlüğünü azaltır. Kısaca çok
düşünülmemiş ve menfi olmayan bu fikirlerinizi, bu kadar geniş bir alana
yaymaya demokratik olarak hakkınız vardır ama etik olarak hakkınız
olmadığını düşünüyorum.








To: AdaletveKalkinma@yahoogroups.com; adaletvekalkinmapartisi@yahoogroups.com;
baldakituzum@...; bilgiyonetimi@yahoogroups.com;
Daughters_of_Ataturk@yahoogroups.com; demokrasigemisi@yahoogroups.com;
desifre@yahoogroups.com; Devletim@yahoogroups.com;
diplomasigroup@yahoogroups.com; Diyarbakir@yahoogroups.com;
DunyaYalnizBizimDegil@yahoogroups.com; felsefemiz@yahoogroups.com;
ForeignPolicyTurkey@yahoogroups.com; amerikadakiayyildiz@yahoogroups.com;
benimturkiyem@yahoogroups.com; grup-turk@yahoogroups.com;
hersey-konusulacaksa@yahoogroups.com; ISRATURK@yahoogroups.com;
kiteseyes@yahoogroups.com; komploteorileri@yahoogroups.com;
kuyerel@yahoogroups.com; Liberal-Turkiye@yahoogroups.com; mhhp@...;
Milliyetciinisiyatif@yahoogroups.com; mmulkiye@yahoogroups.com;
modern_turks@yahoogroups.com; oktaysinanoglu@yahoogroups.com;
ozgurlukcusol@yahoogroups.com; perdearkasi@yahoogroups.com;
perdearkasigercekler@yahoogroups.com; psikolojik-harekat@...;
sanalsiyaset@yahoogroups.com; seviyorumdotcom@yahoogroups.com;
sivil-anayasa@yahoogroups.com; siyasetmeydani@yahoogroups.com
CC: turan_enis@...; fikir-meydani@yahoogroups.com; turna@yahoogroups.com;
ThinktankTurkey@yahoogroups.com; alevalatli@yahoogroups.com;
utopyacilar@yahoogroups.com
From: turan_enis@...
Date: Wed, 29 Jul 2009 16:47:19 -0700
Subject: [Alev ALATLI] Sigara Yasagi ve Diger Bazi Gercekler







Merhaba Dostlar,



Sıkıcı ayrıntılara pek girmek istemezdim ama, bilinen kimi tepkiler
üzerine mecbur kaldım.. affınıza sığınırım.

Uygulanan sigara yasağına esas alınan  gerekçe ile, uygulamanın, kapsamı,
yöntemi  ve başarısı takdir edilir ki
doğrudan ilgilidir.? Esas alınan her gerekçe doğal olarak uygulamanın
niteliğini ve şeklini de belirlemektedir.



Kanımca bu uygulama ile ilgili tartışmaların biraz fazlaca sertleşmiş
olmasının  nedeni , gerek karar vericiler
ve gerekse tartışmacıların zihninde,  meselenin
özünün, başka bir deyişle güdülen asli amacın yeterince
berraklaşmamış
olmasıdır.



Çevre sorunları ile de uzunca bir süredir ilgilenmekte olan bir kişi
olarak, bu muhtemel  gerekçelerin ve esas
alınan bu gerekçelerin gerektirdiği politikaların içermesi gereken  asgari
hususların neler olması gerektiğini
aşağıdaki şu maddelerle açıklayabilirim.



1-
Sigara içmeyenlerin
rahatsız olmamalarını sağlamak. Bazı arkadaşlarımızın da değindiği
gibi, sigara
içme özgürlüğü vardır.  Ancak  bir özgürlüğün sınırı başka
insanlara zarar vermemek
olduğundan, kısıtlama normaldir.

Çözüm:  Toptan yasaklamak yerine, sigara içilen ve
içilmeyen mekanların ayrılması gibi, iki tarafın da razı olacağı
çareler
üretmektir. örneğin, işyeri girişlerine, “bu pastanede  sigara
içilmez” ya da “Bu birahanede/gece kulübünde
sigara içmek serbesttir”  gibi tabelalar
asılabilir. Vapurlarda güvertelerden biri , açık mekanlarda belirli bir
bölüm,
sigara içenlere/içmeyenlere tahsis edilebilir. Sigara içilmesi serbest olan
kapalı
mekanlarda, yeterli kapasitede havalandırma sistemi olması şart koşulabilir.
Ve
tabii bu arada, içicileri bu zararlı alışkanlıktan, kendi istekleriyle
caydırmak için her yola başvurmaktan
vazgeçilmemelidir.

2-      Sigara içenlerin kendilerine verdikleri zarardan ve  bu kötü
alışkanlıktan kurtulmalarını sağlamak.


Bunun yolu kesinlikle, dayatma
ve yasaklama değil ikna yöntemi  olmalıdır. Dayatma ve yasaklamaların, aksi
sonuç veren tepkileri ve bilakis merak duygusunu beslediği unutulmamalıdır.

Ama eğer yasaklama getirmek tıbbi
bir zorunluluk olarak görülüyorsa, aynen uyuşturucu maddelere
uygulandığı gibi , üretimi ve satışıyla birlikte tümden 
yasaklanmalıdır.

3-      Hava kirliliğini önlemek.

Genel olarak, insan eseri olan (volkanlar,
hayvan gazları, metan gazı, vs dışında) hava kirliliğinin en başta gelen
nedenleri,  baca (enerji, sanayi  tesisleri ve konutlar) gazları ve motorlu
taşıtların egzoz  gazlarıdır.  Şehirlerde, özellikle taşıt trafiğinin
yoğun
olduğu caddelerde, hava alanlarında, hava kirliliği çok yoğun ve insan
sağlığına çok zarar verecek  boyutlardadır ve sigaranın etkisi tahmin
edileceği gibi bu etkenlerin yanında hesaba katılmayacak kadar küçüktür.
Ayrıca
bizler pek farkında olmasak ve (bazı nedenlerle) dile getirilmese dahi bu
kirlilik kapalı alanlara dahi aynen sirayet  (yayılma) etmektedir.

Tüm bu bilinen gerçeklere karşı,
  sigara dumanının tek sorumlu ilan
edilmesi, diğer etkenlerin göz ardı edilmesi gayet manidardır.

Sigara yasağının gerekçesi eğer gerçekten
hava kirliliği ve insan sağlığı ise (ki, TV ilanlarında bunlar 
vurgulanmaktadır), bu gerçekler de açıkça
dile getirilmeli, diğer faktörlerin rolü de insanlarımıza açıkça
anlatılmalıdır..

Ancak böylece, gerçeği bilmeyen,
konuya yabancı insanlarımızın rehavete kapılmalarına, tedbiri (özellikle
çocuklarını
caddelere fazla çıkarmamak, araç trafiğine kapalı sokak ve cadde
sayısının arttırılması,
toplu ulaşım, petrolle çalışan araçların şehir caddelerinde
yasaklanması,
yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmesi  talepleri, vd.) elden 
bırakıp zarar görmemelerini sağlayabiliriz. Aksini
yapmak, bilakis onlara zarar vermek ve onları kandırmak  anlamına
gelmektedir.

Kısacası kendi hesabıma ben
sigara yasağına değil, yasağın yalnızca sigaraya uygulanmasına
karşıyım
dostlar.

Sigaraya sıra gelmeden önce
diğer problemlerin halledilmiş olması da gerekmez. Yalnızca , onlardan da
söz
edilmesi bile şimdilik yeter bizlere…

Kanserin tek nedeni sigara mı
dersiniz?



4-      Bu yasağı, ardından getirilecek bir içki yasağının ilk aşaması
ve gelebilecek tepkilerin dozunun  test
aracı olarak kullanmak.

Bu şıkkın doğru olduğunu
aklımdan bile geçirmek istemiyorum doğrusu…



Selam ve Saygılarımla,



                       Enis Turan
               turan_enis@...
     http://tech.groups.yahoo.com/group/Fikir-Meydani

__________________________________________________________
Yahoo! Canada Toolbar: Search from anywhere on the web, and bookmark your
favourite sites. Download it now
http://ca.toolbar.yahoo.com.

[Non-text portions of this message have been removed]









_________________________________________________________________
Share your memories online with anyone you want.
http://www.microsoft.com/middleeast/windows/windowslive/products/photos-share.as\
px?tab=1

[Non-text portions of this message have been removed]

#24387 From: Enis Turan <turan_enis@...>
Date: Wed Jul 29, 2009 11:47 pm
Subject: Sigara Yasagi ve Diger Bazi Gercekler
turan_enis
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhaba Dostlar,

   

Sıkıcı ayrıntılara pek girmek istemezdim ama, bilinen kimi tepkiler
üzerine mecbur kaldım.. affınıza sığınırım.



Uygulanan sigara yasağına esas alınan  gerekçe ile, uygulamanın, kapsamı,
yöntemi  ve başarısı takdir edilir ki
doğrudan ilgilidir.? Esas alınan her gerekçe doğal olarak uygulamanın
niteliğini ve şeklini de belirlemektedir.

   

Kanımca bu uygulama ile ilgili tartışmaların biraz fazlaca sertleşmiş
olmasının  nedeni , gerek karar vericiler
ve gerekse tartışmacıların zihninde,  meselenin
özünün, başka bir deyişle güdülen asli amacın yeterince
berraklaşmamış
olmasıdır.  

   

Çevre sorunları ile de uzunca bir süredir ilgilenmekte olan bir kişi
olarak, bu muhtemel  gerekçelerin ve esas
alınan bu gerekçelerin gerektirdiği politikaların içermesi gereken  asgari
hususların neler olması gerektiğini
aşağıdaki şu maddelerle açıklayabilirim.

   

1-     
Sigara içmeyenlerin
rahatsız olmamalarını sağlamak. Bazı arkadaşlarımızın da değindiği
gibi, sigara
içme özgürlüğü vardır.  Ancak  bir özgürlüğün sınırı başka
insanlara zarar vermemek
olduğundan, kısıtlama normaldir.

Çözüm:  Toptan yasaklamak yerine, sigara içilen ve
içilmeyen mekanların ayrılması gibi, iki tarafın da razı olacağı
çareler
üretmektir. örneğin, işyeri girişlerine, “bu pastanede  sigara
içilmez” ya da “Bu birahanede/gece kulübünde
sigara içmek serbesttir”  gibi tabelalar
asılabilir. Vapurlarda güvertelerden biri , açık mekanlarda belirli bir
bölüm,
sigara içenlere/içmeyenlere tahsis edilebilir. Sigara içilmesi serbest olan
kapalı
mekanlarda, yeterli kapasitede havalandırma sistemi olması şart koşulabilir.
Ve
tabii bu arada, içicileri bu zararlı alışkanlıktan, kendi istekleriyle
caydırmak için her yola başvurmaktan 
vazgeçilmemelidir.

2-      Sigara içenlerin kendilerine verdikleri zarardan ve  bu kötü
alışkanlıktan kurtulmalarını sağlamak.


Bunun yolu kesinlikle, dayatma
ve yasaklama değil ikna yöntemi  olmalıdır. Dayatma ve yasaklamaların,
aksi
sonuç veren tepkileri ve bilakis merak duygusunu beslediği unutulmamalıdır.

Ama eğer yasaklama getirmek tıbbi
bir zorunluluk olarak görülüyorsa, aynen uyuşturucu maddelere
uygulandığı gibi , üretimi ve satışıyla birlikte tümden
 yasaklanmalıdır.

3-      Hava kirliliğini önlemek.

Genel olarak, insan eseri olan (volkanlar,
hayvan gazları, metan gazı, vs dışında) hava kirliliğinin en başta gelen
nedenleri,  baca (enerji, sanayi  tesisleri ve konutlar) gazları ve motorlu
taşıtların egzoz  gazlarıdır.  Şehirlerde, özellikle taşıt
trafiğinin yoğun
olduğu caddelerde, hava alanlarında, hava kirliliği çok yoğun ve insan
sağlığına çok zarar verecek  boyutlardadır ve sigaranın etkisi tahmin
edileceği gibi bu etkenlerin yanında hesaba katılmayacak kadar küçüktür.
Ayrıca
bizler pek farkında olmasak ve (bazı nedenlerle) dile getirilmese dahi bu
kirlilik kapalı alanlara dahi aynen sirayet  (yayılma) etmektedir.

Tüm bu bilinen gerçeklere karşı,
 sigara dumanının tek sorumlu ilan
edilmesi, diğer etkenlerin göz ardı edilmesi gayet manidardır.

Sigara yasağının gerekçesi eğer gerçekten
hava kirliliği ve insan sağlığı ise (ki, TV ilanlarında bunlar 
vurgulanmaktadır), bu gerçekler de açıkça
dile getirilmeli, diğer faktörlerin rolü de insanlarımıza açıkça
anlatılmalıdır..

Ancak böylece, gerçeği bilmeyen,
konuya yabancı insanlarımızın rehavete kapılmalarına, tedbiri (özellikle
çocuklarını
caddelere fazla çıkarmamak, araç trafiğine kapalı sokak ve cadde
sayısının arttırılması,
toplu ulaşım, petrolle çalışan araçların şehir caddelerinde
yasaklanması,
yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmesi  talepleri, vd.) elden
 bırakıp zarar görmemelerini sağlayabiliriz. Aksini
yapmak, bilakis onlara zarar vermek ve onları kandırmak  anlamına
gelmektedir.

Kısacası kendi hesabıma ben
sigara yasağına değil, yasağın yalnızca sigaraya uygulanmasına
karşıyım
dostlar.

Sigaraya sıra gelmeden önce
diğer problemlerin halledilmiş olması da gerekmez. Yalnızca , onlardan da
söz
edilmesi bile şimdilik yeter bizlere…

Kanserin tek nedeni sigara mı
dersiniz?

   

4-      Bu yasağı, ardından getirilecek bir içki yasağının ilk
aşaması
ve gelebilecek tepkilerin dozunun  test
aracı olarak kullanmak.

Bu şıkkın doğru olduğunu
aklımdan bile geçirmek istemiyorum doğrusu…

   

Selam ve Saygılarımla,

   



                      Enis Turan
              turan_enis@...
    http://tech.groups.yahoo.com/group/Fikir-Meydani


       __________________________________________________________________
Yahoo! Canada Toolbar: Search from anywhere on the web, and bookmark your
favourite sites. Download it now
http://ca.toolbar.yahoo.com.

[Non-text portions of this message have been removed]

#24386 From: "oztemizs" <oztemizs@...>
Date: Wed Jul 29, 2009 1:09 pm
Subject: Re: Değişmesek mi artık
oztemizs
Offline Offline
Send Email Send Email
 
--- In alevalatli@yahoogroups.com, hulya serbest <hulyaserbest@...>
wrote:
>
> Geçen akşam eşimle radyo dinliyoruz TRT FM haberler ,
habere
> göre şehirlerarası telefon kodları
değişecekmiş. Sakin sakin dinlerken birden
> yeter ya hu dedim. Herhalde sesimde biraz sinirli çıkmış
olacak ki eşim
> hayırdır neden sinirlendin diye güldü.
>
> Düşündüm , neden sinirlendim ? Sinirlenecek ne var altı
üstü
> telefon kodları değişiyor, derken farkettim ki 
sinirlenecek çok şey var . Sürekli bir şeyler
değişiyor,
> bazen hizmet ,bazen zorunluluk bazen, kendi isteğimizle ama bir
şeyler sürekli
> değişiyor. Artık işler öyle bir noktaya geldi
ki değişikliklere yetişemez, akıl
> erdiremez gibi hissetmeye başladım kendimi
yaşlıların teknolojiye benim aklım
> ermez demelerine başlayacağım sürekli mücadele
etmezsem…
>
> Üstelik yaşım 33 , üniversite mezunuyum hiç
okumadığım zaman
> ayda 3 kitap okurum, çalışıyorum , evde 2 küçük
oğlana annelik yapıyorum , işte
> müdürlük yapıyorum hani bakıyorum durum fena
değil bu kadar bunalmak niye ???
>
> 
>
> Doğma büyüme Bursa’lıyım.
> Bursa’da adım gibi bir yerden 2 ay geçmemeyim ya
alışveriş merkezine ya
> da üst geçide alt geçide tüp geçide teslim oluyor.
Adı değişiyor tarzı
> değişiyor, doğup büyüdüğüm şehirde
haritasız yol bulamayacağım haniyse.. …
>
> Paradan altı sıfır atıldı eskiden fiyatlar ucuz
muydu
> pahalımıydı algım tamamen kayboldu . Üniversitede
verdiğim ev kirasını
> düşünüyorum 300 ? 3000? 30000000 ? hangisi inanın
hiçbir fikrim yok.. Bakmam
> lazım o yıllarda fiyat endeksleri listelerine..
>
> Bakanlar  değişiyor,bankaların
> adı sahibi değişiyor,  arkadaşlarım
> evleri değiştiriyor herkes sürekli taşınıyor,
arabasını değiştiriyor (plakaları
> ezberlemeyi bırakalı çok oluyor zaten) , cep telefonu
numaraları , modelleri
> değişiyor.
>
> Sürekli bir değişim içerisinde – evet
kaliteci olarak
> sürekli gelişim diyoruz ama – yol bulmak
imkansızlaşmaya başladı , sanki
> kayboluyorum .Sayın Alev Hocamın tespiti afazik olmadan 
Alzheimer olacağım sanki. Kaybolan birtek ben
> miyim sizinde sesinizi duymak paylaşmak istedim.
>
> 
>
> Selam ile Hülya YALÇIN
>
>
>
>
> [Non-text portions of this message have been removed]
>
Ben niversitedeyken bakanlarn ismini bilmemek garipsenirdi.
ileri bakann yada dierlerinden birisini.Geen gn
u zamanda ou kiinin bilmediini fark etttim.Bir
zamanlar neden sk sk deimeleriydi..imdi de
popularizmin sonucu diye dnyorum...

#24385 From: "oztemizs" <oztemizs@...>
Date: Wed Jul 29, 2009 1:27 pm
Subject: Gogol'un izinde serisi
oztemizs
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Gogol' un izinde    serisini  bitirdiimde u anda moda kelime
olan farkndal tam anlamyla hissettim.Ben de nk
demir perdenin gerisini merak ettim.Onun  hakknda ok az ey
biliyorduk.Bildiklerimizde zararl!! olduu iin konuup
tartamazdk..Haritada yukardaki geni toprak
paras  sanki hep karanlkm gibi gelirdi..Rus
edebiyatndan okuduklarmla St.Petersburgu ,Moskovay beyaz
karla dnrdm..

O kitab okuyan arkadalarla bir arada konumak isterim..Bir
tartma grubu var m?

#24384 From: hulya serbest <hulyaserbest@...>
Date: Wed Jul 22, 2009 11:32 am
Subject: Değişmesek mi artık
hulyaserbest
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Geçen akşam eşimle radyo dinliyoruz TRT FM haberler , habere
göre şehirlerarası telefon kodları değişecekmiş. Sakin sakin dinlerken
birden
yeter ya hu dedim. Herhalde sesimde biraz sinirli çıkmış olacak ki eşim
hayırdır neden sinirlendin diye güldü.

Düşündüm , neden sinirlendim ? Sinirlenecek ne var altı üstü
telefon kodları değişiyor, derken farkettim ki  sinirlenecek çok şey var .
Sürekli bir şeyler değişiyor,
bazen hizmet ,bazen zorunluluk bazen, kendi isteğimizle ama bir şeyler
sürekli
değişiyor. Artık işler öyle bir noktaya geldi ki değişikliklere
yetişemez, akıl
erdiremez gibi hissetmeye başladım kendimi yaşlıların teknolojiye benim
aklım
ermez demelerine başlayacağım sürekli mücadele etmezsem…

Üstelik yaşım 33 , üniversite mezunuyum hiç okumadığım zaman
ayda 3 kitap okurum, çalışıyorum , evde 2 küçük oğlana annelik
yapıyorum , işte
müdürlük yapıyorum hani bakıyorum durum fena değil bu kadar bunalmak niye
???

 

Doğma büyüme Bursa’lıyım. 
Bursa’da adım gibi bir yerden 2 ay geçmemeyim ya alışveriş merkezine ya
da üst geçide alt geçide tüp geçide teslim oluyor. Adı değişiyor tarzı
değişiyor, doğup büyüdüğüm şehirde haritasız yol bulamayacağım
haniyse.. …

Paradan altı sıfır atıldı eskiden fiyatlar ucuz muydu
pahalımıydı algım tamamen kayboldu . Üniversitede verdiğim ev kirasını
düşünüyorum 300 ? 3000? 30000000 ? hangisi inanın hiçbir fikrim yok..
Bakmam
lazım o yıllarda fiyat endeksleri listelerine..

Bakanlar  değişiyor,bankaların
adı sahibi değişiyor,  arkadaşlarım
evleri değiştiriyor herkes sürekli taşınıyor, arabasını değiştiriyor
(plakaları
ezberlemeyi bırakalı çok oluyor zaten) , cep telefonu numaraları , modelleri
değişiyor.

Sürekli bir değişim içerisinde – evet kaliteci olarak
sürekli gelişim diyoruz ama – yol bulmak imkansızlaşmaya başladı , sanki
kayboluyorum .Sayın Alev Hocamın tespiti afazik olmadan  Alzheimer olacağım
sanki. Kaybolan birtek ben
miyim sizinde sesinizi duymak paylaşmak istedim.

 

Selam ile Hülya YALÇIN




[Non-text portions of this message have been removed]

#24383 From: "neculha" <neculha@...>
Date: Wed Jul 15, 2009 4:14 am
Subject: Alev Alatliyla Hadi Bastan Alalim - 4 Temmuz 2009 - Milliyetcilik
neculha
Offline Offline
Send Email Send Email
 
#24382 From: "neculha" <neculha@...>
Date: Mon Jul 13, 2009 11:21 pm
Subject: Alev Alatliyla Hadi Bastan Alalim - TRT2 - 13 Temmuz 2009
neculha
Offline Offline
Send Email Send Email
 
#24381 From: "Faruk Karaman" <farukka@...>
Date: Mon Jul 13, 2009 7:38 am
Subject: OSS de Tp Modasi ve Yanlis Tercih Tehlikesi
farukka
Offline Offline
Send Email Send Email
 
OSS de Tp Modasi ve Yanlis Tercih Tehlikesi

2009 yili OSS sonuclari aciklandi ve biriniciler de belli oldu. Hepsi de Tp
yazacaklarini soyluyorladi. Ben neredeyse 1980 sonrasi universite sinavlarinin
hepsini izledim hic boyle bir seyle karsilasmamistim. Ama 1980 oncesi uzun sure
en basarili ogrencilerin Tp yazdigi bir donem oldugunu biliyorum.

Ben kendim de dereceye girmis basarili bir ogrenciyim. Bogazici Elektrik
Elektronik mezunuyum. Dereceye girmis ogrencinin psikolojisini cok iyi bilirim.
Bu ogrenciler artik hayattaki en onemli asamayi gectiklerini ve her seyi
hallettiklerini dusunurler. Yuksek puanlari vardir ve bununla istedikleri
meslegi satin alabilmektedirler. O yuzden en pahali, en gosterisli meslegi satin
alirlar.

Bu ogrenciler hakkindaki en buyuk yanilsama onlarin en dogru tercihleri
yapacaklari dusuncesidir. Oysa bir test sinavinda yuksek puan almak hayatta
basariyi garanti etmez. Ozellikle de hayatta basari daha cok para kazanmak
seklinde tanimlanmissa.

Simdi bu sampiyonlar Tp yazacagiz dediler diye alttakiler de onlara
uyacaklardir. Tp yazamayanlar da dis hekimligi ve eczacilik yazacak. Hepsinin
puani toptan yukselecek. Onumuzdeki yillarda da uzun surecek bir Tp modasi
baslayacak.

Oysa bu sampiyonlar cok vahim bir mantik hatasi yapip konjonkturel bir duruma
gore butun hayatlarini yonlendirmeye kalkiyorlar. O konjonkturel durum yasanan
krizdir. Simdi yani tam su anda Tp mesleginin parlak oldugu dogrudur cunku
butun sektorler cokmustur. Saglik ise temel bir alan oldugu icin ayakta
kalmistir. Fakat acaba bu sene girecek ogrenciler mezun olduklarinda bu durum
ayni sekilde mi kalacaktir? Cok buyuk olasilikla bu kriz gecmis olacak ve
parlakligi sonmus olan Bilisim, Endustri, Isletme gibi alanlar yeniden
parlayacaktir.

Bunun otesinde Tp herkese uygun bir meslek degildir. Bu cocuklar kendilerini
"insanlara yardim edecegiz" diye kandiriyorlar ama asil amacladiklari sey
duzenli bir gelire sahip olmaktir. Cok gencler ve bu yaslarinda saglikli karar
veremiyorlar. Boyle para icin Tp yazacaklar yuzunden gercekten o meslegi
severek yapabilecek olanlar da o okullara giremeyeceklerdir.

Benim Tbba girip de 5-6 sene sonra ayrlan ok sayda tandm var. Onlar da
dereceye girmi insanlar ve moda olduu iin o okullara girmiler. Sonradan o
kadar yl heba edecek ekilde baka mesleklere yneldiler nk Tbbn
kendilerine uygun olmadn ok ge anladlar.

zetle tp meslegi iyi bir meslektir ve cok buyuk olasilikla da oyle kalacaktir
ancak yasanan krizin sonsuza kadar surecegini zannederek gonlunde baska
meslekler oldugu halde bu meslege yonelmek yanlistir. Tip yazmak isteyenler
etrafindaki doktorlardan nasil bir meslek sectiklerini ve ne ile karsi karsiya
kalacaklarini cok iyi arastirmalidirlar.

Bu arada dersanelerdeki rehberlik birimlerinin de ogrencileri yonlendirmekte
yeterli olamadigini belirtmek isterim. Medyada verilen bilgiler de tarafsiz olma
kaygisi tasidigindan ogrencinin karar verme surecinde yardimci olamamaktadir.

Bu mesaji tercih yapacak tanidiklariniza iletmenizi rica ediyorum. Belki
onlardan bazilarina dogru karar vermeleri yonunde yardimimiz olabilir. Tercihler
konusunda danismak isteyen herkes bana asagidaki e-posta adreslerinden
ulasabilir. Ozellikle de tip tercihi yapmak isteyenler.

Faruk Karaman
farukka@...
farukka@...

Messages 24381 - 24411 of 24411   Newest  |  < Newer  |  Older >  |  Oldest
Advanced
Add to My Yahoo!      XML What's This?

Copyright 2009 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help