30 ARALIK 2009 CARSAMBA
(29 ARALIK 2009 SALI HABERLERi DAHiL)
SESi DUYULMADIGI iCiN FARK EDiLMEYEN, FARK EDiLMEDiGi iCiN GOZDEN KACAN
Kent HABERLERi – Enerji Sorunlari ve Alternatif Enerji HABERLERi - Suyun Gundemi HABERLERi - Kent DUYURULARI - Kuresel Tukenis HABERLERi
KENDiNE ve KENTiNE DUYARLI, 55.420 KiSi VE KURUMUN BiLGiSiNE GONDERiLMEKTEDiR.
Kuresel Tukenis HABERLERi
OBAMA iCiN HiCBiR FIRSAT HARCANMAYACAK KADAR BUYUK DEGiLDiR - Naomi KLEIN
http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&aid=25673&cat=100
Sayisiz rapora karsilik Kopenhag’daki fiyasko herkesin ortak sucu degil. Bu insanoglunun ortak bir noktada anlasabilme beceriksizliginden veya dogasi gergi kendine zarar veren bir varlik olmasindan kaynaklanmiyor. Bu ne Cin’in, ne de bahtsiz Birlesmis Milletler’in hatasidir.
Ortada bir dolu suclama var. Fakat bu oyunu degistirmeye muktedir gucu elinde tutan tek bir devlet vardi. O da bunu kullanmadi. Eger Obama Amerikan ekonomisinin artik fosil yakitlari kullanmayacagi uzerine donusturucu ve etkileyici bir taahhutle Kopenhag’a gelmis olsaydi karbon saliniminda basi ceken diger tum buyukler de sahneye cikarlardi. Eger ki ABD basi cekmis olsaydi Avrupa Birligi, Japonya, Cin ve Hindistan hepsi taahhutlerini yukseltmeye hazirlardi. Onculuk yapmak yerine Obama sasirtacak derecede dusuk hedeflerle ortaya cikti ve dunyanin diger agir toplari da ondan sozu devraldilar.
Bu pazarlik, dunyanin en buyuk karbon salinimi yapan ulkeleri arasinda yapilan kokusmus bir anlasmadan ote bir sey degildir. “Eger sen iklim degisIkligi konusunda bir seyler yapiyormus gibi goruneceksen be de oyle yapiyormus gibi gorunecegim. Anlastik mi?†“Anlastik.â€
Yerine getiremeyecegi sozler verememesini, ABD senatosunun islevsizligini ve mumkun olani soyleme sanati hakkindaki butun argumanlari anliyorum. Fakat beni bagislayin, konumuz zavalli Obama’nin ne kadar az gucu oldugu hakkinda. Ruswelt’ten bu yana, hicbir baskanin onune ABD’yi bu gezegendeki hayatin duzenini tehdit etmeyecek sekilde donusturmek icin bu kadar cok firsat cikmamisti. Obama butun firsatlari tek tek elinin tersiyle itti. Bunlardan ilk uc onemlisine bir goz atalim :
Harcanan 1. Firsat: Tesvik Paketi. Obama basa gectiginde, onunde ekonomiyi canlandirmak uzere cikarilacak harcama paketini istedigi gibi sekillendirebilecegi acik bir cek vardi. O bu gucunu bir cogunun “Yesil Ekonomi†olarak adlandirdigi - cok iyi bir toplu ulasim sistemi ve elektrik telleri uzerinden yuruyen iyi bir internet servis aginin devreye sokulmasi icin kullanabilirdi. Bunun yerine Obama, feci bir deneme olarak Cumhuriyetcilerle el ele vermis, tesvikin miktari kirpilmis ve
vergileri, kesintileri uzerinde yogunlasilmistir. Elbette, Obama cevreci duzenlemeler uzerine de biraz para yatirdi, fakat toplu ulasimda dikkate deger bir degisim gozlenmezken araba kulturunun devamini saglayan otoyollar esas payi kapti.
Harcanan 2. Firsat: Araba kulturunun temsilcisi otomotiv sektoru icin mali destek. Obama basa gectiginde uc buyuk araba ureticisinden ikisiyle - ki bunlar butun karbon salimindan bunlar sorumludur- ugrasmak durumunda kaldi. Cevre kaosuna karsi savasmaya niyetlenmis ileriyi goren bir lider, elindeki gucunu dogal olarak bu basarisiz endustriyi yeni bastan yapilandirmak icin kullanirdi ki bu fabrikalar dunyanin acilen ihtiyaci olan yesil ekonominin alt yapisini kurabilsinler. Bunun yerine Obama, degisime pek acik olmayan endustriyi degistirmeden kendi halinde birakarak kendi liderlik pozisyonunu da vasifsiz kilmistir.
Kacirilan 3. Firsat : Bankacilik sektorune mali destek. Hatirlarsaniz Obama basa gectiginde buyuk bankalari da dizinin dibinde buldu, onlari kamulastirmamak gercekten ozel ugrasi gerektirmisti. Ve yine, Obama eger tarihin kendisine sunmus oldugu bu gucu kullanmaya cesaret etmis olsaydi, bankalari, mevcut yapilarini iyilestirilmek ve yeni yesil altyapilar kurmak icin fabrikalara kredi sunmaya zorunlu tutabilirdi. Onun yerine, hukumetin iflas etmis bankalarin nasil is yapacaklarina karismamasi gerektigini acikladi. Yesil is kollari, bu donemde her zamankinden daha zor kredi temin ettiklerini belirtiyorlar.
Ekonominin bu uc den motorunin- bankalar, otomotiv firmalari ve tesvik paketi - ortak bir yesil vizyon icin birlestigini dusunun. Eger bu olsaydi enerji kanunu onergesi talebi de tutarli bir donusum gundeminin bir parcasi olabilirdi.
Kopenhag Zirvesi’ne kadar, bu onerge gecse de gecmese de, ABD karbon salimlarini dramatik olarak azaltma yolunda cok daha iyi bir noktada olabilirdi, hayal kirikligina ugratmak yerine dunyaya ilham verebilirdi.
Kirk yilda bir karsilasilabilecek firsatlari, Barak Obama kadar bosa harcayan Amerikan baskani zor bulunur. Kopenhag’daki basarisizliklik baskalarindan ziyade Obama’ya aittir.
21 Aralik 2009 tarihinde The Nation'da yayimlanan Ingilizce aslindan Turkceye ceviren: Narin Kural
KOPENHAG’IN ARDINDAN
SON BiR DEGERLENDiRME
Washington DC, Beyaz Saray 23/12/2009
Acik Yesil’de bu hafta, Umit Sahin ve Omer Madra, gectigimiz iki hafta boyunca Kopenhag’da yapilan Iklim DegisIkligi Konferansi’nin bir degerlendirmesini yaptilar.
Omer Madra ve Umit Sahin Acik Yesil'de Kopenhag Mutabakati (Copenhag Accord) adi ile ortaya cikan iki bucuk sayfalik metni degerlendirdiler:
Iyimser bir bakis acisiyla bakacak olursak, Kopenhag'dan bir metnin ortaya cikmasi bile iyi bir sey olarak gorulebilir. Metnin olumlu gorebilecegimiz en onemli tarafi da 5. maddesinde belirtildigi gibi, Kyoto Protoku’ne referans vermesi ve Kyoto Protoku’nun gecerliligine devam etmesi.
Bazi diger iyimser yorumlar da 2 derecelik sicaklik artisinin baz alinmasinin iyi oldugu seklinde. Oysa pek cok yoksul ulke, -G77 ulkeleri, Afrika Birligi Ulkeleri, Kucuk Ada Devletleri Ulkeleri gibi- “2 derece bizim sonumuz olur†diyerek 1.5 derecede israr ediyorlardi. Ayrica metinde bu ulkelerin israrla uzerinde durdugu, hayati onemde oldugunu soyledikleri 350 ppm. sinirindan hic soz edilmiyor.
Ancak bu metnin en zayif tarafi hukuki hicbir baglayiciligi olmamasi tabii. Bu durumda, metinde bulabilecegimiz ufak tefek olumlu noktalarin da hicbir anlami kalmiyor.
Umit Sahin ve Omer Madra, Acik Yesil’de, Kopenhag Konferansi’nin ardindan dunya basininda cikan yorumlara degindiler. Konferansi basindan sonuna kadar takip eden George Monbiot, Naomi Klein ve Johann Hari’nin degerlendirmelerini ele aldilar. Bu degerlendirmelerin ortak noktasi, Kopenhag’dan cikan hayal kirikliginin en buyuk sorumlusunun ABD oldugu ve Obama’nin cok zayif bir hedefle Kopenhag’a gelerek herkesin elini kolunu bagladigi.
Acik Radyo tarafindan Turkce olarak yayimlanan Karbon Ayak Iziniz kitabinin yazari Mark Lynas’in The Guardian'daki yorumu ise biraz farkli; gorusmelerin cikmaza girmesinin en onemli sorumlusunun Cin oldugu yolunda. Cin’in hem kendisinin hedef almaktan kacindigini hem de diger ulkeleri engelledigini soyluyor.
Umit Sahin ve Omer Madra, programin sonunda James Hansen’la Democracy Now’da yapilan bir soylesiyi ele aldilar. Hansen'in, Democracy Now!’in nKopenhag Konferansi'na neden katilmadigi ile ilgili sorusuna verdigi cevap, Kopenhag'dan bir sonuc cikmamasindan neden memnun olduguna dair dile getirdikleri, “sinirla ve pazarla†(cap and trade) uygulamasi konusunda soyledikleri son derece ilginc.
Dinlemek icin: http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&aid=25643&cat=100
SUREKLi GUNCELLENEN DUNYA AFET HARiTASI
DUNYA SALGINLARINI iZLEME SiSTEMi HARiTASI (Pandemic Monitoring System)
http://www.idemc.org/index.php
KARMA HARiTA:
http://hisz.rsoe.hu/alertmap/index2.php
GENEL SAYFA:
http://visz.rsoe.hu/alertmap/index.php?lang=eng
*
Kent DUYURULARI
BASINA VE KAMUOYUNA
iSTANBUL CEVRE DUZENi PLANI'NA ELESTiRiLERiMiZi
YARGIYA TASIDIK.
Istanbul Buyuksehir Belediye Meclisi’nce yerel secimler oncesinde, 13 Subat 2009 tarihinde kabul edilen, Belediye Baskani’nca 15 Haziran 2009 tarihinde onaylanan 1/100.000 Olcekli Istanbul Cevre Duzeni Plani hakkinda yargiya basvurarak, Plan’in yontem ve kararlarini yargi denetimine actik.
Kuskusuz ki bu asamadan sonraki gelismeler yargiyi ilgilendirmektedir, ancak kamuoyunca bilinmesini isteriz ki, Plan’in yargiya tasinmasindan once goruslerimizin dikkate alinmasi icin Odamizca cesitli yollar denenmistir. Ancak bu cabalarimiza Istanbul Buyuksehir Belediyesi’nden herhangi bir cevap alinamamistir.
Bu kapsamda, planlama alaninda uzman meslek insanlari, akademisyenler, ilgili meslek odalarinin temsilcileri ve sehir plancilarinin katimiyla 21 Mart 2009 tarihinde yapilan paneli, sonraki aylarda tum sehir plancilarina acik olarak yapilan danisma toplantilari ve forumlar izlemistir. Bu mesleki toplantilarda, “Istanbul’un Anayasasi†dedigimiz Cevre Duzeni Plani’na yonelik uzmanlarin ve diger meslek insanlarinin goruslerine basvurulmustur.
Istanbul’un planli gelismesi, uzmanlik alanimiza girmesi nedeniyle Odamizi ve uyelerimizi yakindan ilgilendiren bir konudur. Bu nedenle, Istanbul Buyuksehir Belediyesinin ve Istanbul icin plan ureten tum kurumlarin planlama cabalarini Odamiz ilgiyle takip etmektedir.
Ancak, bu cabalarin sonucu olarak elde edilen Plan’in oncelikle dogal esIkleri ele almasi, Istanbul’daki imar kararlarini ve diger gelismeleri buna uygun olarak disiplin altina almasi, boylece kamu yararini ustun tutmasi beklenmektedir. Plan’in bu konudaki yetersizlikleri Belediye’ye iletilmis olup, yasal sureler icinde olumlu ya da olumsuz cevap alinamamasi uzerine 1/100.000 Olcekli Istanbul Cevre Duzeni Plani dava konusu edilmistir.
Internet sitemiz www.spoist.org uzerinden tam metnine ulasabileceginiz dava dilekcemiz ile yargiya tasidigimiz tartismalarin konu basliklari ozetle sunlardir:
1) Cevre Duzeni Plani’nin, Istanbul’da planlama calismalarinin baslica sorunu olan imar plani degisIkliklerinde oldugu gibi yapi ve nufus yogunlugunu arttiracak nitelikte kararlar gelistirdigi ve alt olcekteki planlarla imar uygulamalarini bu yonde tesvik ettigi gorulmustur.
2) Dava konusu planda ongorulmekte olan on alti milyon nufus Odamizca gercekci bulunmamis; plan kararlarinda nufusun nasil on alti milyonla sinirli tutulacagina dair duzenlemeleri iceren makro politikalara rastlanmamistir.
3) Ulkemiz ekonomisi icin onemi tartisilmaz olan sanayi alanlarinin Istanbul kentinin disinda yapilandirilmasina ve Istanbul’da kuresel hizmetler sektorunun gelistirilmesine yonelik Plan kararlarinin ekonomik ve toplumsal boyutlari bu olcekteki bir plan icin yeterli olcude irdelenmemis, plan kararlari ve plan aciklama raporlarinda yer almamistir.
4) Olasi bir buyuk depreme karsi alinacak tedbirler Plan’da tanimlanmamis, bu nedenle Istanbul’un afet riskine acik yapisi Plan tarafindan da surdurulmustur.
5) Plan ile belirlenen gelisme konut alanlarinda dengeli bir dagilim saglanamamis, bu alanlar belirlenirken ozellikle son yillarda TOKI ve KIPTAS’in gelistirdigi konut projeleri esas alinmistir. Oysa bu projelerin buyuk bir kismi kamu yararina ve sehircilik ilkelerine aykirilik saviyla yargilanmaktadir.
6) Plan kararlari Silivri ve Catalcadaki mutlak tarim alanlarini tehdit etmektedir. Silivri-Buyukcekmece bolgesinde onerilen yogun kentsel gelismeler, tarim alanlari, orman alanlari ve icme suyu havzalarinin korunmasi bakimindan telafisi guc zararlara yol acacaktir. Ozellikle Hadimkoy’de onerilen sanayi alanlari, Buyukcekmece Golu ve Sazlidere Baraji’nin birkac yil icinde elden cikarilmasina neden olabilecek bir Plan kararidir.
7) Plan icme suyu havzalarinin korunmasina yeterli hassasiyeti gostermemis olup, mevcut sanayi tesislerinin buralardan tasinmasini talep ederken konut alanlari hakkinda ayni kararliligi gostermemistir.
8) Kucukcekmece Gol Havzasinin yogun yapilasmadan korunmasina ve Sazlidere Baraji su toplama havzasini olumsuz etkileyen yapilasmalara yonelik tedbirler Plan kararlarina donusturulememistir.
9) Planla Istanbul kentinin neredeyse butun gelisme yukunun Silivri bolgesine kaydirildigi gorulmektedir. Ancak bu yaklasim yerinde bir planlama yaklasimi degildir. Soz konusu bolgenin tarimsal niteligi ve yer alti su varliklari gibi ekolojik degerlerinin korunmasi bu yolla imkansiz hale getirilmis olacaktir. Eylul ayinda yasanan sel felaketi de Plan kararlarinin gozden gecirilmesini gerektirmektedir.
10) Istanbul’un ucuncu bir havaalanina ihtiyacinin olup olmadigi konusunda ayrintili ve tatminkar teknik calismalar bulunmadigi ve ayrica Corlu Havaalaninin gelecekte bu ihtiyaci karsilayabilecek konum ve ozellikte oldugu bilindigi halde, Plan’in tarim alanlari uzerinde ucuncu bir havaalanini karar altina almasinda sehircilik ilkeleri bakimindan isabet bulunmamistir.
11) Plan Orman 2/B alanlarindaki kacak yapilasmalarin yasallastirilmasina yonelik kararlar icermektedir. Bu durum Anayasa’ya, Orman Yasasi’na ve Anayasa Mahkemesi kararlarina aykiridir.
12) Istanbul Buyuksehir Belediye sinirlari icinde bulunan kirsal alanlar ve yerlesmelere Plan’in koruyucu yaklasmadigi, buralardaki ekonomik ve toplumsal yapinin gelistirilmesine yonelik gerekli tedbirleri almadigi da tespitlerimiz arasindadir. Soz konusu kirsal alanlar ve yerlesimler luks konut yapilasmasina acilarak, bu alanlarin kent icin yeni sorun bolgeleri haline gelmesinin onu acilmistir. Bu kapsamda, ozellikle Sile, Agva ve Riva bolgesinde ongorulen “gelisme†kararlari kaygi verici yogunluklarin olusmasina yol acabilecek duzeydedir.
13) Plan ile koruma altina alinmasi gereken icme suyu havzalari ve orman alanlarinda cesitli sosyal tesisler ve diger donati alanlarinin plan karari haline getirilmesi de, ileride kontrol altina alinmasi guc olabilecek gelismeleri cesaretlendirmistir. Bu kapsamda ozellikle universite alanlarinin da bu donati alanlarinin icinde yapilabilecek olmasi, mevcut bazi ornekler dikkate alindiginda, kaygi vericidir. Ayrica kentin butunune yonelik oldugu ifade edilen bu donati alanlarinin kentin hangi ust olcekli ihtiyacina yonelik duzenlendikleri de belirtilmemistir.
14) Plan’da Haydarpasa, Galata Limani, Kartal ve Zeytinburnu’nda “kruvaziyer liman†kararlarinin verilmesi hem kiyi kullaniminin Anayasa’da belirlenen amaclar ile sinirlandirilmasi ilkesine, hem de konu ile ilgili yargi kararlarina aykiridir. Bunlar icinde ozellikle Haydarpasa ve Galata’daki “kruvaziyer liman†kararlarinin kentin kulturel ve dogal varliklarinin korunmasina aykiri yonleri de bulunmaktadir.
15) Plan’in amaci anlasilamayan kararlari da bulunmaktadir. Bunlar arasinda ozellikle Marmara Denizi’nde yapilmasi ongorulen “yapay adalarâ€dir. Gectigimiz haftalarda buyuk bir ekonomik cokuntu icerisine giren Dubai’deki uygulamalardan esinlenilerek onerildigi anlasilan “yapay etkinlik adalariâ€nin kente nasil bir getirisinin olacagi, buna karsilik ne kadar maliyetinin oldugu bile degerlendirilmemistir. Istanbul gibi tarihi ve dogal zenginlikleri her turlu yapay projenin ustunde olan bir kentin planinda bu tur onerilerin bulunmasi, Plan’in ic butunlugunu tartisilir duruma getirmistir.
16) Plan’in sonuclari itibariyle vahim kararlarindan biri de, kentin merkezi alanlarindaki buyuk hastanelerin kentin dis ceperine tasinmasina yonelik kararlardir. Ozellikle Capa, Cerrahpasa ve Sisli Etfal hastaneleri bu kapsamda ele alinmak istenmistir. Ancak, soz konusu kamu hastanelerinin kentin merkezi alanlarinda bulunmasi sehircilik ilkeleri acisindan teknik bir zorunluluktur.
17) Plan, Bogazici ve kiyi alanlarinin korunmasinda da zaaflar yaratabilecek kararlar getirmistir. Ozellikle Istinye, Tarabya gibi Bogazici alanlarinda ongorulen yogun turizm kullanislari bu kapsamda sakincalar tasimaktadir.
Kamuoyu tarafindan bilinmesini isteriz ki, Istanbul’un planli bir kent olmasi herkesten once sehir plancilarinin talep ettigi bir konudur. Ancak bu planin siyasi etkilerden korunmus olarak bilimsel veriler isiginda hazirlanmasi da kentin ve kentlilerin yararina olacaktir. Hakkinda dava actigimiz 1/100.000 Olcekli Istanbul Cevre Duzeni Plani bu kosullari yerine getirmemektedir.
Basinin ve kamuoyunun bilgilerine sunariz.
Saygilarimizla,
TMMOB Sehir Plancilari Odasi
Istanbul Subesi Yonetim Kurulu
Adres: Emirhan Cad. Bayindir Cikmazi Sok. Uygar Apt. No:1 D:1 Dikilitas-BesIktas / ISTANBUL
Tel: 0212 275 4367 - 0212 288 9960 - Faks: 0212 272 9119
e-posta: spoist@... - web: www.spoist.org
BiR MiLYAR DOLARLIK KIYAK
http://www.birgun.net/actuel_index.php?news_code=1262004297&year=2009&month=12&day=28
‘Normal yurttasa ait olsa’ 33 bin metrekare insaat izni verilecek olan Istanbul Maslak’taki arazi, unlu bir isadamina ait olunca, IBB tarafindan 110 bin metrekare insaat hakki taninarak 1 milyar dolar ciro yapildi
Istanbul Maslak’ta eski Migros alisveris merkezinin oldugu 22 bin metrekarelik arazinin sahibi olan, Fenerbahce eski Yonetim Kurulu Uyesi ve isadami Hami Uzal, kisitli imar izni olan arazisine dev bir insaat yapma teklifinde bulundu.
Arazinin mevcut planlarina aykiri olan bu teklifi 12 Haziran 2008’de degerlendirmeye alan Istanbul Buyuksehir Belediyesi (IBB), itirazlara ragmen teklifi ‘fazlasiyla’ onayladi.
Konunun incelendigi 111 nolu komisyon raporlarinda, kurum ve kuruluslarin goruslerini alan IBB Meclisi, kendisine bagli calisan kurumlarin sartli goruslerine ragmen, verdigi onayda duraksamadi.
EVRAK UZERINDE GORUNMEYEN BINALAR
Park ve Bahceler Mudurlugu’nun teklifi ‘yesil alan miktarini azaltici ve yogunluk arttirici’ bulmasina; Ulasim ve Planlama Mudurlugu’nun ‘yapilasma sartlarinin cok yuksek degere cikarilmasinin ulasimi olumsuz etkileyecegini, parsellerin bolgedeki tum yollarin etki alani icersinde oldugunu’; belirtmesine karsilik, IBB Meclisi teklifi olumlu buldu.
Komisyon raporunda dikkat ceken diger bir noktaysa arazinin uzerinde bulunan eski Migros binasinin ne IBB Imar Mudurlugu’nde ne de bagli bulundugu Sisli Belediyesi’nde kaydi bulunmamasiydi. Sisli Belediyesi’nin, konuya iliskin yazisinda "Yapilan inceleme sonucunda arsivimizde islem dosyasi bulunmamaktadir" derken; Imar Mudurlugu’nun de, "Parselde bulunan yapinin ruhsatli veya ruhsatina aykiri olduguna dair herhangi bir belgeye rastlanmamistir" ifadelerini kullanmasi, Hami Uzal’in arazisindeki eski Migros kacak mi sorusunu gundeme getirdi.
IBB COK COMERT DAVRANDI
Mevcut planlar dahilinde 33 bin metrekare insaat alanina sahip olan araziyi, ‘turizm+ ticaret alani’na alan IBB, arazideki emsali 2.30’a yukselterek boylece ilk adimda 50 bin metrekare insaat izni verdi. Bu degisIklikle arazide, Is merkezi, rezidans, otel, konaklama ve eglence tesisi gibi bir cok yapi yapilmasina hak taninirken, sinirsiz bodrum kati yapilmasina ve bu katlarin iskan edilebilecegi ve emsale dahil edilmeyecegine karar verilerek Istanbul Imar Yonetmeligi’ne gore en fazla 3 olabilecek emsal, dolayli yollardan 5’e dayandirildi.
Soz konusu imar tadilatini jet hiziyla yapan IBB, aldigi karara aski suresi icerisinde yapilan itirazlari ise bir bucuk sene sonra, 11 Kasim 2009’da degerlendirmeye aldi. Yapilan resmi itirazda kabul edilen teklifin usulsuzlukleri soyle anlatilarak, iptali istendi:
"... yapilanma sartlarinin uzerinde 22 bin metrekare arsaya yaklasIk 116. bin metrekare insaat yaparak emsalin 5’in uzerine cikacagi, Park ve Bahceler Mudurlugu ile Ulasim ve Planlama Mudurlugu’nun plana iliskin olumsuz gorusleri bulundugu, planin yesil alani azaltacagi, plan butunlugunu bozucu, emsal teskil edici nitelikte oldugu ve kamu yararina aykiri bulundugu, parselin hicbir yola tam cephesinin bulunmadigi ve ulasimi daraltarak, trafik yukunu yogunlastirici oldugu..."
Itirazlarin kabul edilmesi yonunde 3 CHP’li uyenin oy kullanmasina ragmen, AKP’nin cogunlugunda olan komisyon itirazlari reddetme karari aldi.
‘Bu rant ne karsiliginda saglandi?’
IBB ve Sisli Belediyesi’nden onay alan teklife red veren ve itirazda bulunan meclis uyelerinden Dursun Calti, bolge bazinda yaptigi arastirmalar sonucunda soz konusu parselde bir arazinin metrekaresinin asagi yukari 10 bin dolar olduguna ve bu hesaba gore, IBB’nin bu ‘imar kiyagi’yla mulk sahibine 1 milyar ciro kazandirdigina dikkat cekti. Calti, soyle konustu:
"Cumhuriyet tarihi boyunca 11 yildir Sisli’de saglanan rant, hicbir yerde olmadi. Sisli’de bunun gibi bir cok usulsuz binanin olmasi, canimizi yakiyor. Biz karara karsi cikanlar olarak sormak istiyoruz: Siradan vatandas geldigi zaman ona 20 bin metrekare insaat izni veriyorsun da, bir isadamina gelince neden 116 bin metrekare hak taniyorsun? Senin imar hukukun herkesi esit saymiyor mu? Bu 1 milyar dolarlik ranti neyin karsiliginda sagladin? Bolgede boyle bir plan degisIkligi yokken, sadece kisiye ozel plan degisIklikleriyle birilerini zengin etme hakkini kendinde nasil buldun? Bu talan, Sisli Belediyesi ve Kadir Topbas’in ortak talanidir. Ben bu vurgunu 1 hafta icinde yargiya tasiyarak, savciliktan duruma el koymasini isteyecegim."
ONURKAN AVCI
BAYINDIRLIK VE SEHiRCiLiK BAKANLIGI GELiYOR
http://www.aa.com.tr/tr/bayindirlik-ve-sehircilik-bakanligi-geliyor.html
3. KOPRU
“iHALEYE YiD MODELi iLE CIKMAK iSTiYORUZâ€
Ulastirma Bakani Binali Yildirim, Istanbul Bogazi`na yapilmasi planlanan ucuncu koprunun ihalesine 2010 yilinda Yap-Islet-Devret (YID) modeli ile cikmak istediklerini bildirdi.
Ulastirma Bakani Binali Yildirim, Istanbul Bogazi`na yapilmasi planlanan ucuncu koprunun ihalesine 2010 yilinda Yap-Islet-Devret (YID) modeli ile cikmak istediklerini bildirdi.AA - Yildirim, TRT 2`de yayinlanan ``Isin Dogrusu`` programinda sorulari yanitladi.
Istanbul Bogazi`na yapilacak ucuncu koprunun nereye yapilacaginin sorulmasi uzerine Yildirim, ``hayirli bir isi isteyenlerin de tas koyanlarin da cok oldugunu, Turkiye icin prestijden ote buyuk ihtiyac gosteren projelerde gecmiste oldugu gibi bugun de tartismalar yasandigini`` ifade etti.
Bu durumun kacinilmaz oldugunu ve arka planinda cesitli nedenler bulundugunu dile getiren Yildirim, sozlerini soyle surdurdu:
``Ucuncu Bogaz Koprusu, oyle bir anlatildi ki sanki bir gun ruyamizda gormusuz, sabah kalkip Sayin Basbakan ile Belediye Baskanini da alip `havadan kesif yaparak kopruyu yapalim` diye yola cikmisiz. Oyle bir hava veriliyor. Kim veriyor bunu? Iste bazi marjinal gruplar ve siyasi muarizlarimiz. Ben size isin gercegini soyleyeyim; Ucuncu Bogaz Koprusu`nun ilk gundeme geldigi ve yillik yatirim programina dahil edildigi yil 1993. 16 yil gecmis. 16 yillik bir proje ama o 16 yil butun projelerde oldugu gibi bosa gecmis. 16 yilin son 6 yili bizde, 10 yil ne yapilmis? 10 yil icinde bir Japon firmasina projenin guzergah calismasi yaptirilmis, 5 guzergah. Butun artisi ile eksisi ile cevreye olan etkisi, kamulastirma bedeli, toplu ve transit tasimaya etkisi, maliyeti, butun bu unsurlari icine alan guzergah calismalari yapilmis.
Biz de bunlari guncellestirdik, gozden gecirdik, sonra birbirine kiyaslayarak bunu iki guzergaha dusurduk. Bu iki guzergahtan birine de karar verecegiz. Tabii bir daha, son olarak bakalim, o mu olsun, bu mu olsun? Yoksa oyle hemen isaret edip, affedersiniz degnekle cizip yol yapma falan Cumhuriyet oncesindeydi. Simdi teknoloji cok gelisti... Onun icin nihai karari henuz vermedik. Guzergah iki taneye inmis durumda, bunlardan birini sececegiz. Bunun secimini de bizim kendimiz yapmamiz bir sey ifade etmiyor. Onun nereden geciyorsa o belediyelerin meclislerinde gorusulup planlara islenmesi lazim. Otoyol olarak Sakarya`da, Izmit`de ve Istanbul`da var. Sakarya ve Izmit bunu isledi, Istanbul kisminda henuz islenmedi. Bu islendikten sonra Yap-Islet-Devret modeliyle kopru ve otoyollar yapilacak.``
``Ihale icin belirlediginiz bir sure var mi?`` sorusuna da Yildirim, ``Ihalesine 2010`da YID modeli ile cikmak istiyoruz. Tabii bu belediyedeki o islemlerin tamamlanmasina bagli biraz da`` yanitini verdi.
Ulastirma Bakani Yildirim, Canakkale Bogazi`na yapilmasi planlanan projenin sorulmasi uzerine de ``Canakkale`de benzer, bir yandan Istanbul`u Tekirdag ile birlestiren bir otoyol, Tekirdag`da Edirne`den gelen TEM`in, oradan guneye inerek Canakkale Bogazi`ndan gecip Kaz Daglari`nin uzerinden Balikesir-Savastepe guzergahindan Izmir`e inen bir Canakkale gecisi dahil olmak uzere kuzey-guney otoyolu var. Bu hemen hemen hazir. Bunu da Yap-Islet-Modeli ile ihale edecegiz`` diye konustu.
Bir baska soru uzerine Yildirim, pist calismalari icin Esenboga Havalimani cevresinde kamulastirmaya gidilecegini bildirdi.
http://www.tumgazeteler.com/?a=5835370
TURKiYE'DE KENTSEL RANT
DEVLET MULKiYETi'NDEN OZEL MULKiYETE
Menaf TURAN
Icindekiler | Onsoz
Baski: Aralik 2009 (1. Basim)
Yayina Hazirlayan: Eda Celik
Duzelti: Oktay Tercan
Kapak ve Ic Tasarim: Erdem Olcay
Ebat: 13,5 cm x 19,5 cm
Sayfa: 313
Fiyat: 16 TL
ISBN: 978-605-5668-07-5
Turkiye’de kentlesme ve kentsel gelisme sureci 1980’den sonra kuresellesme soylemleriyle farkli bir nitelik kazanmistir. Ulusal ve yerel duzeyde ozellestirme uygulamalarinin baslamasi ve yayginlasmasi, bir yandan kamu yarari-bireysel yarar tartismalarini alevlendirmis; bu arada, ozellestirilen kuruluslara ait arsalar onemli bir rant alani haline gelmistir. Basta kiyilar, ormanlar ve milli parklar olmak uzere dogal varliklari, tarihi ve kulturel degerleri koruma altina alabilmek icin pek cok yasal duzenleme yapilmistir. Ancak, “ustun kamu yarari†anlayisi ile sozu edilen koruma alanlarinin turizm geliri karsiliginda gozden cikarilmasi da yine ayni doneme rastlamaktadir.
Ote yandan, devlet mulkiyetindeki tasinmazlarin yonetilmesinde karsilasilan guclukler ve Avrupa Birligi’ne uyum sureci nedeniyle gundeme gelen kimi talepler de, ozellikle devlete ait topraklarin rant yaratma ve paylasma alani olarak gorulmesine neden olmustur. 2000’li yillardan baslayarak, yabanci sirketlerin de bu paylasima yogun bir bicimde katildiklari gozlenmektedir. Bunun sonucu olarak da, devlet mulkiyetinden ozel mulkiyete gecis sureci daha da hizlanmistir.
Yard. Doc. Dr. Menaf Turan, bu kitapta, Turkiye’de kentsel rantin olusum ve bolusum surecini, genel olarak devlet mulkiyetinden ozel mulkiyete gecis sureci ile iliskilendirerek ele almaktadir. Osmanli Devleti’nden gunumuze degin devlet mulkiyetinin ne anlama geldigi, ozel mulkiyete gecisin yontemleri ve aktorleri, ekonomik ve toplumsal etmenler goz ardi edilmeden cozumleyici bir yaklasimla ele alinmaktadir. Elinizdeki son derece titiz, ayrintili ve bilincli bu calismada, uygulamadan carpici ve guncel ornekler de secilerek Turkiye’de kentsel toprak rantinin olusum ve bolusum sureci yasama, yurutme ve yargi ekseni cercevesinde gozler onune serilmektedir.
Prof. Dr. Rusen Keles - Prof. Dr. Aysegul Mengi
http://www.tankitabevi.com/component/content/article/27-arastirma-dizisi/204-turkiye-de-kentsel-rant.html
BASIN BULTENI
TURKiYE SUREKLi ZAM REJiMiNE GiRMiSTiR
BU YILBASINDAN iTiBAREN 2009 BUTCE ACIGI iLE 2010 BUTCESiNiN KARA DELiKLERi HALKA FATURA EDiLECEKTiR.
2010 Butcesi Yatirimlar ve Sosyal Harcamalarin Dusuklugu, Ongorulen Butce Acigi, Borc Faiz Giderleri, Calisanlarin Vergileri ile Butun Halki Etkileyen Dolayli Vergilerin Yuksekligi Itibariyla Mevcut Ekonomik Sosyal Bunalimin Derinlesecegini Gostermektedir.
2010 Butcesi, genel gerekcesinde belirtilen, “Makroekonomik istikrar, surdurulebilir kalkinma, dissal soklara karsi ekonominin dayanikliligini artirmak, kamu harcamalarinin kalitesinin artirilmasi, halkimizin hayat standardinin yukseltilmesi, egitim, saglik ve sosyal nitelikli, buyumeyi ve istihdami destekleyen harcamalar†yapma ozelliklerinden yoksundur. Kamu calisanlarinin maaslarina yalnizca yuzde 5 artis ongorulen 2010 butcesinin temel parametreleri; calisanlar, sanayi ve ulkemiz cikarlarinin aleyhine bir icerikle belirlenmistir. Bilindigi gibi 2009 butcesinin genel gerekcesinde de benzer belirlemeler yer almis ama butce acigi bu soylemlere karsin rekor duzeye ulasmis, uygulamalar tersi bir yonde gerceklesmistir.
2010 Yili Merkezi Yonetim Butce Kanununa gore, toplam butce harcamalari 286,9 milyar TL, gelirler de 236,7 milyar TL olarak belirlenmistir. 50,1 milyar TL ile yuzde 23,61 oraninda acik ongorulen butcenin en onemli gideri, son yillarin asiri borclanmasindan kaynaklanan ve 58,8 milyar TL ile butcenin yuzde 27,67’sine tekabul eden faiz odemeleridir. 2010 dis ticaret acigi ise 45,5 milyar dolar olarak ongorulmustur.
Butce acigi, dis ticaret acigi, faizi giderlerinin yuksekligi, uretimdeki gerilemeye tekabul eden ihracat ve ithalattaki reel gerileme, kriz ve ekonomideki durgunluk kosullari hukumet tarafindan yatirimci bir politikayla karsilanmamis, esasen vergi gelirlerinde artisa yonelinmistir. 2010 butce giderlerinde yuzde 7,6 gelirlerinde ise yuzde 18,2 oraninda artis ongorulmustur. Bu artis zamlar yoluyla tamamen halka fatura edilecektir.
Vergi gelirlerinin 212,5 milyar TL olarak ongoruldugu butcede 13 milyonu askin calisandan alinacak 42,9 milyar TL gelir vergisi, 2009’a gore yuzde 10 artis ile yine en yuksek butce gelirini olusturmaktadir. Ozellestirmeler nedeniyle surekli dusurulen kurumlar vergisi ise ancak 20 milyar TL’yi bulmaktadir. Gelir vergisi, kurumlar vergisi ve 4,5 milyar TL mulkiyet uzerinden alinan vergilerin toplami yuzde 31,8’e tekabul etmektedir. Fakat yalnizca KDV (37,8 milyar TL) ile OTV (54,7 milyar TL) gelirleri, dogrudan vergileri asarak yuzde 43,5’e ulasmaktadir. Dolayli vergilerin toplami ise 68,2 ile cok yuksek bir duzeydedir.
2010’da KDV artis orani yuzde 19, OTV artis orani yuzde 31,6 olarak gerceklesecektir. OTV KDV artislari 2011’de 99,8 milyara, 2012’de 108 milyar TL’ye cikarak surecektir. Kisacasi onumuzdeki uc yil boyunca petrol ve dogalgaz urunleri, motorlu tasit araclari, alkollu ickiler, tutun mamulleri, kolali gazozlar, dayanakli tuketim mallari ve diger mallar, banka ve sigorta muameleleri, sans oyunlari ve ozel iletisim vergisinde surekli zam yoluyla artislar yasanacaktir. Bu surekli zam rejimi anlamina gelmektedir.
Yalnizca 2010’da yasamin her alanina uzanan petrol ve dogalgaz urunlerine yapilacak zam orani yuzde 26,2; tutun mamullerine ise yuzde 41,5’tir.
Milli Egitim Bakanligi’na ayrilan payin yuzde 9,8, Saglik Bakanligi’na ayrilan payin yuzde 4,8 ile yerinde saydigi; KOBI’leri Destekleme ve Gelistirme Idaresi Baskanligina 360 milyon TL, GAP Bolge Kalkinma Idaresi Baskanligi’na 59 milyon TL, EIEI’ye 49 milyon TL gibi dusuk miktarlarin ayrildigi butcede Diyanet Isleri Baskanligina ayrilan payin (2,6 milyar TL), Sanayi, Enerji, Bayindirlik ve Iskan Bakanliklarinin toplam butcelerinden (1,8 milyar TL) fazla olmasi cok dusundurucudur.
Diger yandan sanayilesme ve kalkinma gereklerinin tam tersi bir sekilde, butce giderlerinde sabit sermaye yatirimlari icin ayrilan pay 22,6 milyar TL’dir. Her zaman oldugu gibi bu yatirimlarin yapilip yapilmayacagi ayri bir sorundur. Daha onemlisi yatirimlarin bir kismi ozellestirmelere altyapi duzenlemesi amaciyla, bir kismi da hizmet sektorlerine yapilmaktadir. Yatirimlara ayrilan pay 1980’lerde ortalama yuzde 20, 2000’de yuzde 16 iken 2010 butcesinde yuzde 7,8’e dusmus olmasi, uzerinde ayrica dusunulmesi gereken bir konudur. Kamu sabit sermaye yatirimlari orani ise yuzde 4,3 olarak belirlenmistir ve kamunun artik sanayiye yatirim yapmadigi, ozellestirmelerle bu alandan cekildigi bilinmektedir.
Imalat sanayi yatirimlarinda kamu sektoru payi 1998’de yuzde 2,7 olarak gerceklesirken gunumuzde binde 7’ye dusmus olmasi sanayinin butceler disinda ayrica bir planlama, kalkinma konusu olarak ele alinmasini gerektirmektedir.
Esnek istihdam bicimlerinin yayginlastirilacagi, ozellestirmelere devam edilecegi, kamunun elektrik dagitimi ve seker uretimi alanlarindan tamamen cekilecegi, telekomunikasyon ve liman isletmeciligindeki payinin azaltilacaginin belirtildigi butcede toplumsal gereksinimler gozetilmemistir. Finansmanini emekcilerin karsiladigi butce, yine emekcilerin dusuk ucretleri ve tasarruflarina bagli kilinarak zamlar ve kemer sIkma politikalarini ongormektedir.
Kisacasi butcenin temel parametreleri, Turkiye’nin sorunlarinin ekonomik sosyal bunalim yonunde derinlesecegini gostermektedir.
Oysa emekten, sanayilesmeden yana bir Turkiye ve butce mumkundur. Bunun icin IMF, DB, DTO v.b. uluslararasi finans kuruluslarinin dayattiklari yapisal uyum programlarini reddedecek, kamuyu kuculten ozellestirmeleri durduracak; devletin ekonomideki yonlendiriciligini artiracak; planlama, kalkinma, sanayilesme, istihdam ve toplumsal refah yonelimini benimseyecek bir iradeye gereksinim duyulmaktadir.
Turkiye’nin onunde baska bir secenek bulunmamaktadir. Sanayilesme, kalkinma ve halk icin butce! Tek dogru politika budur.
Emin KORAMAZ
TMMOB MAKINA MUHENDISLERI ODASI
Yonetim Kurulu Baskani
TMMOB MAKINA MUHENDISLERI ODASI
Mesrutiyet Cad. No: 19/6 Kizilay, 06650 ANKARA Tel: (312) 444 8 666 / 425 21 41 - Faks: (312) 417 86 21
Web: http://www.mmo.org.tr E- Posta: mmo@... E-posta: basin@...
TMMOB MAKINA MUHENDISLERI ODASI, Anayasa'nin 135. maddesinde tanimlanan 66 ve 85 sayili KHK ve 7303 sayili
Yasa ile degisIk 6235 sayili yasaya gore kurulmus Kamu Kurumu niteliginde bir meslek kurulusudur.
iFSAK’TA FOTOGRAF SERGiSi
“MEMLEKETiMDEN iNSAN MANZARALARIâ€
Tarih: 02 Ocak 2010 Cumartesi - 17 Ocak 2010 Pazar
Saat: 16.00
Yer: iFSAK
Ifsak (Istanbul Fotograf ve Sinema Amatorleri Dernegi) 154. Donem fotografcilarinin Danismanligini Mustafa Salman’in yardimciligini Hakan Yasar’in yaptigi ‘Memleketimden Insan Manzaralari’ adini verdikleri fotograf sergisi 02 Ocak 2010 Cumartesi gunu saat 16.00 Ifsak sergi salonunda aciliyor. 17 Ocak tarihine kadar gezilebilecek olan serginin icerigine dair ise grup sunlari dile getiriyor:
“YaklasIk bir yil once basladik bu projeye. Sizlere hazirladigimiz bu sergi siyah beyaz fotograflardan olusuyor. Proje fotograflari, Turkiye’nin dort bir yanindaki kentlerde, koylerde, insanin yasadigi ve kendisinden izler biraktigi cok farkli ic ve dis mekanlarda cekildi.
Bizim kalemimiz ellerimizdeki fotograf makinalarimizdi. Evlerde, carsilarda pazarlarda, sokaklarda, is yerlerinde hayatlar akip giderken/sonlanirken vizorumuzden gordugumuz bazi hayatlari kadrajlarimiza hapsederek sizlere aktariyoruz; aktarirken de disaridan bir goz olarak nesnel, ama o gozun sahibi olarak da oznel bir bakis acisi sunuyoruz.
Insan, yasam demekse, insan yasami da devingenlik, farklilik demek. Dunyaca unlu sairimiz Nazim Hikmet’in dile getirdigi gibi;
Dunya var
memleketimiz var
aclik, olum,
hasret,
umit ve zafer,
dunya ve memleketimizle beraber...
Acik Adres: Ifsak(Istanbul Fotograf ve Sinema Amatorleri Dernegi
Istiklal Cad.Ayhan IsIk Sok.No.32 K.2 Beyoglu-Istanbul
Tel:0212 292 42 01- 292 18 07
Web: www.ifsak.org.tr
“SiViL SESLER†PROGRAMININ KONUGU
UYGAR OZESMi
Tarih: 03 Ocak 2010 Pazar
Saat: 15.00 – 15.45
Yer: Radyo ODTU 103.1
Sivil Toplum Gelistirme Merkezi (STGM), 3 Ocak 2010 Pazar saat 15:00 - 15:45 arasinda Radyo ODTU 103.1’de ‘Sivil Sesler’ programinda...
STGM-Radyo ODTU isbirligi ile hazirlanan Sivil Sesler programinin bu haftaki konugu Greenpeace Akdeniz Genel Direktoru Uygar Ozesmi. Programda, Kopenhag'dan donen Ozesmi ile Iklim Zirvesi, zirvenin anlami ve zirve boyunca surdurdugu iklim orucu konusulacak.
Ankara’dan 103.1 FM bandindan, Ankara disindaki diger yerlerden ise http://www.radyoodtu.com.tr adresinden dinleyebileceginiz pr! ograma sizler de katkinizi, desteginizi ve goruslerinizi sivilsesler@... e-posta adresinden bize ulastirabilirsiniz.
Tarih: 3 Ocak 2010, Pazar
Saat: 15:00-15:45
Hazirlayan ve sunan: Levent Korkut(STGM), Emre Sorkun (STGM)
Konuk: Uygar Ozesmi (Greepeace Akdeniz Genel Direktoru)
http://www.stgm.org.tr/detay.php?detid=1734
KAMUSALLIK CALISTAYI PROGRAMI;
"KAMUSALLIK YENIDEN"
08– 09 OCAK 2010
ODTU Mezunlar Dernegi Visnelik Salonu
Kapitalizmin en derin krizlerinden birini yasadigi bir donemde; "kapitalizm", "devlet", "kamu" gibi kavramlarin uzerinde yeniden dusunulmesinin yani sira, devlet mudahalesiâ€, “kamu destegi†ve “kamulastirma†terimleri ise yeniden gundeme geldi. Elektrik Muhendisleri Odasi Ankara Subesi ve ODTU Mezunlari Dernegi'nin is birligiyle 8-9 Ocak 2010 tarihlerinde gerceklestirilecek etkinlik, butun bu gelismeleri "Kamusallik Yeniden" basligi altinda ele alinmasini hedefliyor.
Yurutme kurulunun Prof. Dr. Korkut BORATAV, Prof. Dr. Bilsay KURUC, Prof. Dr. Isaya USUR ve Prof. Dr. Aziz KONUKMAN‘dan olustugu etkinlik 8-9 Ocak 2010 tarihlerinde, ODTU Mezunlari Dernegi Visnelik Salonu‘nda gerceklestirilecek. Prof. Dr. Isaya Usur‘un "Kamusal Alani Yeniden Dusunmek Neden Gereklidir?" baslikli sunusuyla acilacak olan etkinlikte iki gun boyunca, "Kamusallik Dusuncesinin Gelisimi: Tarih ve Teori", "Yeni Bir Toplumun Insasinda Ekonominin Orgutlenmesi", "Dunyada DegisIk Kamusallik Pratikleri", "Toplumsalligin ve Kamusalligin Insasinda Medya ve Yerel Yonetimler" temali dort oturum ve bir de forum yer duzenlenecek.
KAMUSALLIK CALISTAYI PROGRAMI;
"KAMUSALLIK YENIDEN"
8 – 9 Ocak 2010
ODTU Mezunlar Dernegi Visnelik Salonu
I. Gun : 8 Ocak 2010 - Cuma
Acilis Konusmalari
10.30 – 12.30
Kamusal Alani Yeniden Dusunmek Neden Gereklidir?
Oturum Yoneticisi: ODTU MD - • Prof. Dr. Isaya Usur - Gazi Universitesi Iktisadi Idari Bilimler Fakultesi
I. Oturum
13.00 – 16.00
Kamusallik Dusuncesinin Gelisimi: Tarih ve Teori
Oturum Yoneticisi: Ramazan Pektas
• Prof. Dr. Aykut Celebi Ankara Universitesi Siyasal Bilimler Fakultesi
• Doc. Dr. Filiz Culha Zabci Ankara Universitesi Siyasal Bilimler Fakultesi
• Prof. Mark Neocleous Londra Brunel Universitesi
• Yrd. Doc. Dr. Fahriye Ustuner ODTU Iktisadi Idari Bilimler Fakultesi
II. Oturum
16.15 – 18.30
Yeni Bir Toplumun Insasinda Ekonominin Orgutlenmesi
Oturum Yoneticisi: Musa Cecen
• Prof. Dr. Korkut Boratav Emekli Ogretim Uyesi
• Prof. Dr. Hayri Kozanoglu Marmara Universitesi Iktisadi Idari Bilimler Fakultesi
• Prof. Dr. Aziz Konukman Gazi Universitesi Iktisadi Idari Bilimler Fakultesi
• Prof. Dr. Isaya Usur Gazi Universitesi Iktisadi Idari Bilimler Fakultesi
II. Gun : 9 Ocak 2010 - Cumartesi
III. Oturum
10.00 – 12.00
Dunyada DegisIk Kamusallik Pratikleri
Oturum Yoneticisi: Hasim Aydincak
• John Holloway Arastirmaci – Yazar
• Metin Yegin Arastirmaci – Yazar
• Kuba Buyukelciligi (*)
• Venezuela Buyukelciligi (*)
IV. Oturum
13.30 – 17.45
Toplumsalligin ve Kamusalligin Insasinda Medya ve Yerel Yonetimler
1. "Yerel Yonetimler"
13.30 – 15.45
Oturum Yoneticisi: Ali Yigit
• Aziz Kocaoglu (*) Izmir Buyuksehir Belediye Baskani
• Osman Baydemir Diyarbakir Buyuksehir Belediye Baskani
• Bulent Tanik Cankaya Ilce Belediye Baskani
• Osman Ozguven (*) Dikili Ilce Belediye Baskani
• Mithat Nehir Samandag Ilce Belediye Baskani
2. "Medya"
16.00 – 17.45
Oturum Yoneticisi: Yavuz Onen - Insan Haklari Vakfi Bask.
• Ece Temelkuran Gazeteci – Yazar
• Murat Yetkin Gazeteci – Yazar
• Doc. Dr. Dogan Tilic ODTU Sosyal Bilimler Enstitusu
• Ertugrul Kurkcu Gazeteci – Yazar
V. Degerlendirme & Kapanis
17.45 – 18.30
2009 TROYA KULTUR-SANAT ODULLERI
BASIN DUYURUSU VE DAVET
Tarih: 10 Ocak 2010 Pazar
Saat: 19.00
Yer: Bahcesehir Universitesi BesIktas Yerleskesi Konferans Salonu
2009 TROYA KULTUR-SANAT ODULLERI
SAHIPLERI ACIKLANDI.
Ulusal kulturumuzu korumayi, yasatmayi ve bu yolla cagdas kulture ulasmayi ilke edinmis Troya Folklor Arastirmalari Dernegi, bu yonde emegi gecmis, yillarini kulturumuzu arastirmaya, zenginlestirmeye, gelecek kusaklara aktarmaya adamis; ugraslarini ve basarilarini cesitli alanlarda sergileyerek; cagdas, demokratik, laik kulturumuzun olusumuna katkida bulunmus bilim insani, sanatci ve kurumlara her yil odul vermeyi gelenek haline getirmistir.
Bu yil onyedinci kez verilecek Truva Kultur-Sanat Odulleri sahipleri de yukaridaki ozellikleri tasiyorlar.
ATATURKCULUK DIL DERNEGI
CAGDAS HALK MUZIGI LEMAN SAM
EDEBIYAT HIFZI TOPUZ
FOTOGRAF IBRAHIM ZAMAN
HALK MUZIGI BIROL TOPALOGLU
HALK OYUNLARI SERPIL MURTEZAOGLU
TIYATRO YILMAZ ONAY
PLASTIK SANATLAR JALE YILMABASAR
P. N. BORATAV HALKBILIMI ERMAN ARTUN
SINEMA REHA ERDEM
SIIR ALI YUCE
TRUVA OZEL ODULU PERIHAN ERGUN
Odul Toreni, 10 Ocak 2009, pazar gunu, 19.00'da baslayacak programla, Bahcesehir Universitesi BesIktas Yerleskesi Konferans Salonu'nda gerceklesecek. Troya Folklor Arastirmalari Dernegi'nin halk oyunlari, tiyatro ve halk muzigi gruplarinin hazirladigi "Sendigim Kadin Adlari" adli gosteri sonrasinda yapilacak odul torenini, sinema ve tiyatro sanatcilari Gulsen Tuncer ve Ender Yigit sunacak.
Torene ve kokteyle bekliyoruz. Saygilarimizla
Program:
18.00: Odul sahipleri ve basina ozel kokteyl
19.00: "Sevdigim Kadin Adlari" adli gosteri
20.15: Odul Toreni
Toren Destekcileri: Bahcesehir Universitesi, Bahcesehir Koleji, Kuzu Deri AS., 2M Kablo AS.
Iletisim :
Suay Kantoglu 0542 424 63 25
Halil Kazankaya 0532 749 28 52
www.troyafolklor.org
2010 YILINA GiRERKEN TURKiYE’DE BiR ADET “BiLiMSEL DURUM†OZETi
2009 DARWiN YILI VE “TUBiTAK AKADEMiK YAYINLAR MUDURU†SKANDALI
Bilim Teknik 27.03.2009
GUNDEM
Akademik Yayin Muduru Ilahiyatci
Dergi, Darwin tartismalariyla dolup tasiyor… Isin en hos tarafi, aslinda Darwin’i sevmeyen gunumuzdeki Islamci somurge artiklarinin, Amerikan Evangelistlerinin buradaki adamlarinin ve genel olarak ulkemizdeki siyasal Islamin yukselisinin etkisi altinda kalan zevatin, Islam dusunce/dinsel felsefe tarihinin temel taslariyla, hatta ve hatta Kuran’in hem lafzi hem de ruhuyla (Bknz. Nihat Kinikoglu’nun yazisi) bile zerre kadar bir iliskilerinin olmamasi!
Bu acidan bakildiginda, akla su geliyor: Kultur ve dusunce temeli sifir olan bir takim “karar verici†ve “kamuoyu yapilandirici†ve iktidardaki zevat, Darwin konusunu, ulkenin ve secmenin icinde bulundugu ‘Cahiliye†doneminde bir siyasi kaldirac araci olarak kullandigidir!
Bunun baska bir aciklamasi da, olayin farkinda zerre kadar olmamalaridir! Cehaletin bir olcusu mutlaka vardir, ama bu onemli midir? Ornegin, tepemizdeki cehalet, Dogan Kuban’in Obama ve Islam analizini okusa, buradan ne anlar ve –kendisi icin degil- ulke icin ne gibi sonuclar cikartma cesaretini veya zekâsini gosterebilir! Zaten Bilge Insan’imiz Kuban da, ilginc bir sekilde ulkemizdekilere degil, Obama’ya sesleniyor! Gelecek sayimizda, Islami bilginlerin Evrim konusundaki dusunce ve tutumlarina yer vermeyi surdurecegiz.
Kurumsal temelde yasadigimiz Darwin ve evrim skandalinin dunya biliminin kalbinde buyuk yanki yaratmasina sasirmamaliyiz. En son Nature dergisinde yayimlanan haberin, Turkiye’de bilimin kurumsal yonetimi ve uygulamalari konusunda dunya bilimine yeterince bir fikir verdigi goruluyor.
Ulkemizdeki tepkiler az buz degil. Ancak, bildigim kadariyla, hic bir universite yonetiminin, rektorlugun veya senatonun, bir aciklama yapmamasini, burada tarih icin bir kayda gecirmekte yarar var. Gelecekte birileri, bu tarihi olayi ogrenmeye kalkistiginda, universite yonetimleri icin ne dusunmesi gerektigi konusunda en azindan bizim dergimizden bir fikir edinme sansini bulacaktir. Onlara el salliyoruz ve merhaba diyoruz!
ODTU ve diger bazi universitelerden akademisyenler, yonetimlerden bagimsiz olarak TUBITAK’daki bu skandali protesto ettiler. Bogazici Universitesi’nde 224 civarinda akademisyenin imzaladigi aciklamada ise, ozetle “TUBITAK'in yayimladigi Bilim ve Teknik dergisinin Darwin sayisi baglaminda yasanan mudahale ve arkasindan yapilan aciklamalari derin kaygi ile izlemekteyiz. .. ust yonetimce uygulanmis olan sansur, bilim disi siyasi olcutlerin devrede oldugu ve TUBITAK'ta kararlarin nesnel ve saydam bir bicimde alinmadigi izlenimini yaratmistir... TUBITAK'in kurumsallik ve ozerklik gibi temel ozelliklerinin bile zedelendigini gostermektedir. Bu olayla, TUBITAK'in dunya kamuoyunda yaratmis oldugu olumsuz izlenim, uluslararasi bilimsel sayginligimiza da golge dusurmustur. Ulkemizin, yasami ve evreni elestirel akil yoluyla algilayan ve
irdeleyen, dogmalardan uzak kusaklara gereksinimi vardir. Sansurcu, dogmaci her turlu tepeden mudahale ise bilim ve egitimin dusmanidir. Darwin'in Evrim Kurami, dunya bilim tarihinin en onemli kuramlarindan biridir. Herhangi bir bilimsel kuramdan korkarak onu bilim disi niyetlerle kurcalamak, sadece o kurami orselemekle kalmaz, bunun otesinde akilci dusunce ve bilime dayanan egitimi de bulandirir...†deniyor.
Bu arada, “Charles Darwin’in 200’uncu dogum yildonumu anisina 22-25 Nisan 2009’da Istanbul Ritz-Carlton Hotel’de†bir sempozyum duzenlendi. Uluslararasi Danisma Kurulu’nda ise, ulkemizden profesorler Asli Tolun, Aykut Kence, Ayse Erzan, Zehra Sayers; Kaliforniya Universitesi’nden Prof. Francisco Ayala, Cambridge Univresitesi’nden Prof. Sir Brian Heap FRS bulunuyor. Sempozyum, John Templeton Foundation’in mali destegiyle Faraday Institute, University of Cambridge (Ing) tarafindan duzenlendi. Amac, “Darwin’i evrimsel biyolojideki en son gelismelere odaklanan konferanslarla anmakâ€. Ayrica, modern biyoloji egitiminde yasanan zorluklar uzerine konusmalar yapilacak. “Program 24 Nisan Cuma gunu yine Ritz-Carlton Hotel’de duzenlenecek halka acik Darwin’i anma aktivitesiyle sonlanacak.â€
Bence, TUBITAK Bilim Kurulu bu sempozyumda yer almali.
Prof. Dr. Bahattin Baysal, 1990’li yillarda editorlugunu ustlendigi TUBITAK akademik dergilerden Turk. J. Chem.’nin editorlugu ustlendikten kisa sure icinde dergiyi tumu ile degistirmis ve SCI'de incelenecek duruma sokmustu. Cabasini bununla sinirli tutmamis ve yardimlariyla yillar icinde 5 TUBITAK dergisinin daha uluslararasi SCI indeksine girmesini ve uluslararasi planda incelenir olmasini saglamisti. TUBITAK Baskani’nin gorevine son verdigini ben de gecen haftaki dergimizde yayimlanan mektuptan ogrenmistim. Kendi alaninda taninmis bu bilim insanimiza, neden bundan hic haberimiz olmadigini sordum. Dedi ki “utandigim icin gorevime son verdiklerini kimseye duyurmadim..â€..
Bu arada, akademik dergilerin basina, Akademik Yayinlar Muduru olarak kimin getirilidgini dusunursunuz? Cukurova Universitesi Ilahiyat Fakultesi Din Felsefesi Anabilim Dali arastirma gorevlisi Dr. Abdurrahman Aliy.. Bir din felsefecisi, kendi alaniyla zerre kadar ilgisi olmayan, tamamen fen bilimleri konusunda uluslararasi yayinlar yapan 12 akademik derginin mudurlugune (*) getiriliyor!
Sayin Aliy, sizinle ilgisiz bu gorevi neden kabul ettiniz? TUBITAK’in cok sayin baskani Yetis, bu kisiyi bu goreve siz mi uygun gordunuz, yoksa birileri, mesela kurumda din islerine baktigi anlasilan Cebeci mi size onerdi ve atamasini yaptiniz? Kurumu, kendinizin yonettiginizden emin misiniz? Bilim Kurulu, bu konuda ne diyor? Kamu adina yanit lutfen!
obursali@...
(*) http://www.tubitak.gov.tr/home.do?sid=336
NESiN VAKFI GENCELSiYOR!
Sevgili Dostlar,
Gunun birinde Nesin Vakfi'ni Nesin Vakfi mezunlari ve cocuklari yonetecekler. Bu konuda onemli ilerlemeler kaydediyoruz:
Ornegin, su anda Yonetim Kurulu'nda iki mezun cocugumuz var. Ayrica, kurdugumuz Nesin Yayinevi'nde iki mezunumuz calisiyor. Ciftligimizden de bir baska mezunumuz sorumlu. Bunun disinda da cocuklarimiz Vakif'ta ve Matematik Koyu'nde cesitli gorevler alirlar ve boylece yoneticilige ilk adimlarini atarlar.
Goruldugu uzere cocuklarimiz yonetimi ele almak uzereler. Oyle olmali.
Dogrusu budur.
Hos, gorevli mezunlar artik 30 yas dolayindalar, pek cocuk sayilmazlar ama onlar benim gozumde hala daha "Vakif cocuklari", ne de olsa ergenlige henuz adim atmamislardi ilk tanidigimda.
Yeni yila girerken onemli ve guzel bir haberi sizlere iletmek istedim: 14 yildir yuruttugum "yoneticilik" gorevinden istifa edip yerimi
mezunlarimizdan Suleyman Cihangiroglu'na birakiyorum.
Vakfimizin isleyisi geregi, yoneticilik Vakif bunyesinde en etkin ve en onemli gorevdir. Her ne kadar Yonetim Kurulu'nun kontrolu altindaysa da Vakif yoneticisi yurutmenin ve hatta karar mekanizmasinin merkezi sayilir. Boylesine onemli bir gorevde hic kimse bu kadar uzun sure kalmamali. Taze kan her kuruma gerekir. Yerimi genclere birakmanin zamani geldi de gecti.
Vakif'tan cok uzaklasmiyorum tahmin edebileceginiz uzere. Suleyman, Yonetim Kurulu'ndaydi. Yoneticilik gorevini ustlenmesiyle kendisinden bosalacak yeri ben doldurmaya calisacagim. Boylece Vakf'a biraz daha mesafeli bakabilme, dogruyu yanlistan daha iyi ayirdedebilme sansim olacak.
Sel felaketi sonrasi Vakif'ta yapilanlari, ilk icraatlarini ve nasil bir enkaz devraldigini Suleyman arkadasimiz gelecek "dost mektubu"nda
kendisi anlatir.
Kendisine bu zor gorevinde ustun basarilar diliyorum.
14 yildir bana katlanmak zorunda kalan sabirli calisanlarimiza ve beni yalniz birakmayan sizlere sonsuz tesekkur ederim. Suleyman arkadasimizi da yalniz birakmayacaginizi biliyorum.
Yeni yilimiz hepimize kutlu olsun, ulkemize baris ve huzur getirsin.
Sevgi ve saygilarimla,
Ali Nesin
www.nesinvakfi.org
nesinvakfi@...
duyurular@...
http://lists.cs.bilgi.edu.tr/cgi-bin/mailman/listinfo/duyurular
COCUKLARIN EGiTiMiNE KATKI iCiN
TEGV KARTI
http://emarketing-powered-by-euromessage.com/Subscribe/vc.asp?MID=73257ECFFAA047A38047D6C8F111C36E&CID=765382CF598947AD8E1092B1289D9BC2
*
Suyun Gundemi HABERLERi
SUYUN TiCARiLESTiRiLMESiNE HAYIR PLATFORMU
HABERLER - DUYURULAR
http://www.suplatformu.net
*
Enerji Sorunları ve Alternatif Enerji HABERLERi
CEDBiK LEED EGiTiMLERi
http://www.cedbik.org
LEED Egitimlerimiz 12 Ocak’ta basliyor.
Egitim sonunda verilecek Katilim Belgesi LEED Associate sinavina girmek icin gerekli on kosulu sagliyor.
Yerler dolmadan hemen kaydinizi yaptiriniz.
Profesyonel LEED AP'lerin verecegi LEED Egitimlerimiz 12 Ocak tarihinde basliyor.
LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) Bina Cevresel Etkilerini Degerlendirme Metodunun butun alt basliklarini kapsayacak olan ve bu konuda uzman LEED AP'ler tarafindan verilecek olan bu egitim LEED sinavlarina giris icin hazirlik niteliginde olacaktir. Egitimler 6 seansta, 2'ser saatlik egitimler seklinde verilecektir. Egitim dili Turkce olacaktir.
Mekan : Yildiz Teknik Universitesi, BesIktas Kampusu
Tarihler :
12 Ocak - 18.30 - 20.30
26 Ocak - 18.30 - 20.30
9 Subat - 18.30 - 20.30
23 Subat -18.30 - 20.30
9 Mart - 18.30 - 20.30
23 Mart - 18.30 - 20.30
Ucret:
CEDBIK Uyesi Olmayanlar KDV dahil = 770 TL
CEDBIK Uyesi Olanlar KDV dahil = 390 TL
Ogretim Gorevlileri ve Ogrenciler KDV dahil = 560 TL
Odemeler:
Eurobank Tefken A.S. Etiler (9191)
TL Hesap No: 233475
Kayitlarin en gec 5 Ocak tarihine kadar yapilmasi gerekmektedir.
YESiL EKONOMi HABERLERi
http://www.yesilekonomi.com
AL ENERJi HABERLERi
www.alenerji.com.tr
GUNCEL ENERJi HABERLERi
www.kapasitif.com
*
KENTLi ve KENT HAKKI iNSASINA DOGRU…
KURESEL BARIS VE ADALET HABERLERi
SAVASI SUSTUR, BARISI YUKSELT - iSTANBUL
http://www.kureselbarisveadalet.org
COKEN GAZZE: DOKME KURSUN OPERASYONU'NUN BiR YIL SONRASI
RAPORU
http://www.amnesty.org.tr/ai/node/1157
RAPORUN TAMAMI iCiN
http://www.amnesty.org.tr/ai/system/files/gazze_mazeret%20yok_amnesty.pdf
BELGESEL GALASINA DAVETLiMiZSiNiZ
“KIRMIZI KALEMLE CiZiLEN iNSANLARIN OYKUSUâ€
Dersim katliami belgesel oldu “Qelema Sure’ belgeselinin galasi Mummer Karaca’da. Yonetmen Ozgur Findik’in Dersim katliamini anlattigi “Qelema Sure†(Kirmizi Kalem) belgesel filminin galasi 30 Aralik’ta saat 19.00 da Muammer Karaca Tiyatrosu’nda yapilacak.Ozgur Findik’in yonettigi ve goruntu yonetmenligini Cemil Kizildag... ile birlikte ustlendigi filmin muzikleri Erdogan Emir ve Umut Akar imzasi tasiyor. 1990’li yillarda Dersimde yasanan koy bosaltmalar ve katliamlarla 1937-38′ de yasanan katliam arasinda bag kuran filmde, o gunleri canli taniklar anlatiyor.
Gala organizasyonu Tunceli Dernekleri Federasyonu (TUDEF) tarafindan yapiliyor. Ozgur Findik’ in “Iklimsiz Kadinlarâ€, “Safagin Goz Yangini: 19 Aralikâ€, “Uc Oyku, Uc Direnis†adli uc belgeselleri bulunuyor.
Katiliminiz bizleri Onurlandiracaktir..
Sevgiyle ve Dostlukla Kaliniz
Hasan Sen
kizilayi@...
BASIN ACIKLAMASI:
AVRUPA MiMARLAR KONSEYi (ACE) VE iSViCRE MiMARLIK ORGUTUNDEN MiMARLAR ODASI’NA MiNARELERiN YASAKLANMASINA iLiSKiN CEVAP
http://www.mo.org.tr/index.cfm?sayfa=Belge&Sub=basin&RecID=2194
29.12.2009
TMMOB Mimarlar Odasi, Isvicre’de gerceklesen ve minarelerin yasaklanmasinin onaylanmasiyla sonuclanan referandum sonrasinda Uluslararasi Mimarlar Birligi (UIA), Avrupa Mimarlar Konseyi (ACE) ve Isvicre Mimarlar Birligi’ne (CSA) birer mektup gondererek konuyla ilgili goruslerini ve endiselerini aciklamistir.
9 Aralik 2009
Sayin Louise Cox,
UIA Baskani
Turkiye Mimarlar Odasi, Isvicre’de gerceklesen ve minarelerin yasaklanmasinin onaylanmasiyla sonuclanan referandum sonrasinda konuyla ilgili goruslerini ve endiselerini sizlerle paylasma ihtiyacini duymustur.
Isvicre’de gerceklestirilen son referandumla minarelerin yasaklanmasi cogunluk istegi olarak saptanmistir. Boyle bir konunun referanduma sunulup sunulamayacagi tartismalidir. Demokrasinin, dusunceyi ifade ozgurlugunun, butun insanligin ortak istegi olmasini diledigimiz bir cagda, insanin inanc simgelerini cogunluk istegiyle yasaklamak demokrasiyle nasil bagdasabilir? Karsi davranislarin, disavurumlarin, cagdas demokrasinin basat oldugu sanilan bir ulkeden gelmesi, bize insanligin cok yol alamadigini kanitlamaz mi?
Ozellikle caglar boyu her turlu dinsel inanisin yan yana varolabildigi bir ulkenin, Anadolu’nun cocuklari olarak bu sorulari dile getirmenin hakkimiz olduguna inaniyoruz.
Bugun Istanbul’da 20-25 degisIk inanisin, mezhebin tapinagi yan yanadir, duvar komsusudurlar. Ezan sesleriyle can sesleri saygi icinde birbirini izlemektedirler. Boyle bir ulkenin mimarlari olarak bu turlu bir yasaklamayi, ayrimciligi anlamadigimizi dile getirmek zorundayiz.
Yuzlerce yillik uygulamadan sonra minare, cami mimarliginin ayrilmaz parcasi olmustur.
Minare yasaklamasi, cagdas olmasi gereken bir ulkede gerceklestiginde, oteki ulkelere yandas ya da karsit ornek olusturabilecek bir davranis olarak bizi endiselere dusurmektedir. Bu davranisin ornek alindigi bir dunyayi dusunmek bile istemiyoruz.
Dunya mimarlarinin meslek orgutu olarak UIA’nin endiselerimizi dikkate alacagini, herkesi bu konuda duyarliliga davet edecegini umuyoruz.
Saygilarimizla.
Turkiye Mimarlar Odasi
Merkez Yonetim Kurulu
Avrupa Mimarlar Konseyi (ACE) ve Isvicre Mimarlik Orgutunden Mimarlar Odasi’na Minarelerin Yasaklanmasina Iliskin Cevap
TMMOB Mimarlar Odasi’nin 9 Aralik 2009 tarihinde, Isvicre’de minarelerin yasaklanmasiyla sonuclanan referanduma iliskin endiselerini aktardigi ve Uluslararasi Mimarlar Birligi (UIA), Avrupa Mimarlar Konseyi (ACE) ve Isvicre Mimarlar Birligi’ne (CSA) ilettigi mektuba ACE ve CSA’dan cevap geldi.
ACE 2008-09 Donemi Baskani Juhani Katainen, 11 Aralik 2009 tarihinde verdigi cevapta, konuyu onemsediklerini ve 2010-11 Donemi Baskani Selma Harrington’a ileterek, din ozgurlugu ve bu ozgurlugunun yapilardaki ifadesi konusunu ACE’nin yeni donemde ele almasini istedigini belirtti.
CSA’nin 23 Aralik 2009 tarihli mektubuna ise asagida yer veriyoruz.
Isvicre Mimarlar Birligi:
Isvicre Mimarlar Federasyonu (FAS)
Isvicre Serbest Mimarlar Federasyonu (FSAI)
Isvicre Mimarlar ve Muhendisler Birligi (SIA)
Bern, 23 Aralik 2009
Bulend Tuna
Turkiye Mimarlar Odasi
Sayin Baskan,
Mektubunuzda, din ve etnik koken gibi en temel konularda bile toplumun genelinde ve devletlerde gorulmekte olan hosgoru eksIkligine iliskin aktarmis oldugunuz endiselerinizi biz de paylasiyoruz. Pek cok kez, tarihin cesitli zamanlarinda ve dunyanin her tarafinda oldugu gibi, korkulari yeniden gundeme getirmeyi ve koruklemeyi amaclayan birtakim mekanizmalar, dile getirilmeyen birtakim ideolojileri kabul ettirmek amaciyla rahatlikla kullanilmaktadir. Bununla birlikte, Isvicre’de demokrasinin tum ozgurlukleri iceren bir bicimde, hatta bu ozgurluklerin sinirlarinin da otesine gecerek islediginin ve adaletin bu sinirlar konusundaki acilimlari surdurmesi gerektigine inanan bir kulture sahip oldugumuzun altini cizmek isteriz. Dinler ve etnik gruplar hicbir istisna olmaksizin Isvicre’de on yillar boyunca birlikte uyum icinde yasamaktadir ve
dinlerin birlikteligi gunluk yasamin bir parcasi haline gelmistir. Oylama sonucunda Isvicreli Muslumanlardan gelen cok sayidaki olumlu mesaj bunun bir gostergesidir.
Bu tartismada, kulturel yasamin onemli bir aktoru olarak biz mimarlari ilgilendiren konu, dini veya etnik herhangi bir ayrimciligi hicbir sekilde kabul edemeyecegimizdir. Bazi politikacilarin istekleri sonucunda cesitli manipulasyonlar yapilsa bile, verilen imajin gerceklerle bagdasmadigini ve bu referandumun herhangi bir korku nedeniyle yapilmadigini belirtmek isterim. Bu oylamanin sonucu, ne 700 yili askin gecmisimize, ne de 150 yili askin tarihe sahip olan “ozgurluk, esitlik ve kardeslik†kavramlari uzerine kurulu anayasamizi bir kenara birakabilir. 1848’de yedi akil adam tarafindan kurulan hukumetin icerdigi fikirler hâlâ bizim modelimizdir!
Ayrica Isvicre’deki en eski minarenin Neuchâtel’de bulundugunu ve 1865 yilinda Philippe Suchard (cikolata ureticisi!) tarafindan doguya olan seyahatlerinin anisina yaptirilmis oldugunu hatirlatmanin da onemli oldugunu dusunuyorum. Bu yapi yakin bir zamanda restore edilmis ve tarihî anit statusune alinmistir. Bunun yaninda, o zamanlar Charles Edouard Jeanneret olarak adlandirilan Le Corbusier tarafindan yapilan ilk evler arasinda sayilan, 1916-17 yillarinda Isvicre’den Paris’e gitmeden once tasarladigi ve “Turk Villasi†olarak adlandirilan projesi de kesinlikle unutmadigimiz bir ornektir.
Isvicre mimarligi bahsetmis oldugum ornekleriyle entelektuel ve kulturel gecirgenlige sahip bir modeldir ve bu modelin ruhlarimizin egitimi ve gelisimine katkida bulunmaya devam edecegini guclu bir sekilde umit ediyoruz.
Mimarligin gundemde olan bu tur politikalarla iliskisinin tartismali oldugunu dusunmekle birlikte; mimarligin dagarcigi ve sembolleriyle birlikte kulturel onemini ve demokrasinin gelisimini desteklemenin temel ve kalici bir yaklasim olmasi gerektigine, belirli bir sebat ve hosgoru ortami gerektirdigine inaniyoruz. Tarihimiz, mimarlik tarihimiz, uyelerimiz ve hem ulusal hem de uluslararasi orgutlenmelerimiz buna taniklik etmektedir.
Yilsonunun gelmis olmasini firsat bilerek, yeni yil icin en iyi dileklerimizi sunariz.
Saygilarimizla,
Regina Gonthier, Isvicre Mimarlar Konferansi Baskani
Pierre Henri Schmutz, Isvicre ACE Delegasyon Baskani
Bilgi icin: UIA Uye Kesimleri ve ACE Delegasyonlari
CiN’DE YUKSEK EGiTiMiN SORUNLARI
Asya-Pasifik’te Bu Hafta (100): Cin’de Yuksek Egitimin Sorunlari
Dr. Ulas Basar Gezgin, ulas@...
Cin’de yuksek egitimin temel sorunlari, egitimin kitlesellestirilmesi, ozellestirilmesi ve bunlarla baglantili diger surecler. Sicak konulardan biri, dunya capinda Cin universiteleri kurulmasi. Bu, hem, beyin gocune cozum olarak dusunuluyor hem de dunya siyasetinde soz sahibi olan bir dev olmanin, diger bir deyisle sayginligin bir olcusu olarak. Dunya capinda universite yaratmak icin, bircok universite birlestiriliyor; tip universiteleri, daha buyuk universitelere baglaniyor. Bu caba, temel olarak iki noktada elestiriliyor: Birincisi, devlet, dunya capinda universite olusturmak icin, ilkogretimin ve ortaogretimin yayginlasmasina harcanabilecek kaynagi universitelere ayiriyor. Cin’in, ileride, dunya capinda bilisim uzmanlari yetistiren ama ayni zamanda dunyanin en fazla sayida okumaz-yazmazini barindiran ikinci bir Hindistan
olmasindan korkuluyor. Ikincisi, Cin universiteleri, dunya capinda olma yarisinda, daha cok makale basmaya agirlik veriyorlar; cunku dunya universiteleri siralamasi, temel olarak, bilimsel makale sayisina dayaniyor. Oysa, bu makale basmaya verilen agirlik, universitenin, toplumun gercek sorunlarina cozum bulma islevini geri tasara atmasina yol aciyor. Boylece, Cin universiteleri, dise dokunmayan bolca makale basiyorlar.
Ikinci bir sicak konu, universiteye giris sinavi. Sinava karsi cikanlar, sinavin, ogrencinin yetenekleri ve ilgileriyle universitelerin onkosullarini eslestirmekte basarisiz oldugunu ileri suruyor. Sinavi savunanlar ise, yoksul olsun zengin olsun, buyuksehirli olsun tasrali olsun, kentli olsun koylu olsun tum ogrencilerin ayni sinavi almasi nedeniyle, sinavin, ogrenci secme ve yerlestirme icin ise kosulabilecek diger yontemlerden daha adaletli oldugunu ileri suruyorlar. Bu, dogru olmakla birlikte, egitimde adaleti guvence altina almiyor. Turkiye’de de oldugu gibi, parasi olan, dersaneye gidebiliyor, ozel ogrence (ders) alabiliyor. Zaten tasrali ya da koysoylu bir cocugun nitelikli egitim alabilme olasiligi cok dusuk. Cin’e koy enstitulerini onermeli!
Ucuncu bir sicak konu, Cin’de universiteli ogrenci sayisinin arttirilmasi. Cin, zaten, akla sigmakta zorluk cikaran sayilariyla unlu: Ulkede 600,000 okul, 10 milyon ogretmen ve 200 milyondan fazla ogrenci var. Iste bu akli zorlayan sayilarin ustune, universitelerdeki ogrenci sayisinin arttirilmasi, cesitli sorunlar yaratiyor. Bu arttirimin dort nedeni oldugu belirtiliyor: Birincisi, Cinli isgucunun, ulkedeki universiteli sayisi arttirilarak daha nitelikli bir duruma getirilmesi amaclaniyor. Ikincisi, yuksek egitime olan yogun aranimin (talep) karsilanmasi hedefleniyor. Ucuncusu, lise mezunlarinin isgucune katiliminin geciktirilmesi amaclaniyor. Cin’de, isgucune katilan milyonlarca genc nedeniyle, devlet, zor anlar yasiyor. Milyonlarca yeni isciye yeni isler bulmak gerekiyor. Daha fazla liseliye universite okutarak, devlet,
uzerindeki is saglama baskisini ertelemis oluyor ve boylece zaman kazaniyor. Dorduncusu, aileler, cocuklarin giderleri icin para harcayacagindan, tutumyapisal (ekonomik) etkinligin boylece canlanmasi umuluyor. Bu universiteli sayisini arttirma siyasasinin dort olumsuz sonucundan sozediliyor: Birincisi, bu surec, esitsizligi daha da arttiriyor. Cin’in ust duzey universitelerinde tasrali ve koysoylu ogrenci orani dusuk. Ikincisi, egitimin niteligi dusuyor. Ucuncusu, Cin universiteleri, bu yeni siyasalarla, universite mezunu bir issiz ordusu yaratiyor. Dorduncusu, universite hocalarinin da niteligi dusuyor. Bu Cin resmi ile Turkiye resmi arasinda 7 degil, 1 tane bile fark bulan olursa, “anlatilan, senin (de) hikayendir†sozumuzu geri alacagiz.
Cin, bir yandan, dunya capinda universite kurma, universiteye giris sinavi ve universiteli sayisinin arttirilmasi gibi sorunlarla ugrasadursun; bir yandan da, yabanci universiteler ile Cin universitelerinin birlikte yuruttukleri ortak lisans ve yuksek lisans izlenceleri de mantar gibi bitmekte. 1995’te yalnizca iki tane olan ortak izlenceler, 2004’te 745’e kadar dayandi. Bu ortak izlencelerin yarisindan cogu, Avustralya ve ABD universiteleri ile Cin universitelerinin ortakliginda olusturulmus durumda. Bunlarin cogu, ticaret ve isletme gibi alanlarda. Bilim alanlarinda, o olcude ortaklik yok. Cin, bir ‘hal caresi’ bulmali.
Cin’de 1990’larla birlikte artan yasam pahaliligi, yasamin alsatcilastirilmasi (ticarilestirilmesi) ve egitim ve saglik haklarinin gaspedilmesi dolayisiyla, halk arasinda yeni bir deyim turedi: “uc yeni dagâ€. Bu uc yeni dag, egitim giderleri, saglik giderleri ve kira idi. Bu yaziyi, Hasan Huseyin Korkmazgil’in siiri, Grup Ekin’in bestesiyle bitirelim o zaman:
“Dag yurumez bre ogul
Yuruyecek yine sensin.
Durmasana bre ogul
Durduracak yine sensin.â€
Dr. Ulas Basar Gezgin, PhD,
HCMC/ Ho Ci Min Kenti, Vietnam
ogretim uyesi/ lecturer/ giảng viên
Mobile: +84 (0) 908 374 072
Ag sayfasi/ Website: http://ulas.teori.org
E-posta/ E-mail: ulas@...
Ilgilisine Kaynak
Gezgin, U. B. (2009). The currents and trends in the Vietnamese education system within the international(ized) context: A comparative perspective. 3. Karsilastirmali Egitim Konferansi, 16 Ekim 2009, Ho Ci Min Kenti, Vietnam. http://ciecer.org/joomla/index.php?option=com_content&task=view&id=223&Itemid=44
Yasami: http://ulas.teori.org/index.php?option=com_content&task=view&id=15&Itemid=36
Tum Yapitlari: http://ulas.teori.org/index.php?option=com_content&task=category§ionid=13&id=61&Itemid=36
2009'daki yapitlari: http://ulas.teori.org/index.php?option=com_content&task=view&id=682&Itemid=36
Tum kitaplari: http://ulas.teori.org/index.php?option=com_content&task=view&id=565&Itemid=36
His Life: http://ulas.teori.org/index.php?option=com_content&task=view&id=16&Itemid=39
His Works: http://ulas.teori.org/index.php?option=com_content&task=view&id=580&Itemid=39
ADALAR POSTASI - 2363
ADALAR POSTASI aslinda hic kimse, ayni zamanda siz, herkes, hepimiz!
Gercekte 1 Nisan 2005'ten beri sanal âlemde bir haberlesme agi sadece...
adalar.postasi@... - http://adalar-postasi.blogspot.com
29 Aralik 2009
1- Buyukadali Statis Arvanitis: "Atina'dan Yunanistan'dan butun Adalar'daki Rum ve Katolik topluluguna Isa'nin dogum gunu kutlu olmasini dilerim..."
2- Irini Noti: "Butun sevgili adali dostlarimin yeni yilini kutlar..."
3- Sema & Nezih Basgelen: "Bati dillerinde ocak ayini anlatan January, Janvier, Januar gibi sozcukler Janus'tan gelmistir. Hem gecen yila, hem de gelecek yila bakmasindan dolayi january olarak adlandirilmistir..."
4- Yuksel Ozcan: "Kent Muzesi kurma calismalarini yaptiklarini soyleyen kisiler idaremize gelip Adalar'in ekolojisi hakkinda bilgisel katki istediler. Ben de idaremiz tarafindan yapilan calismalar konusunda bilgilendirme yaptim. Bu bilgilendirme galiba fazla abartilmis..."
5- Rezan Peya Gokcen: "Yildiz Hanim'la, o, Heybeliada'da bir bankta oturmus, karsida Buyukada'nin yesilini, Marmara'nin mavisini icine sindirirken tanismistim. Tam oradaki eski kilisenin alcak duvarinin ustunden, asagi denize inen arka bahcesine dogru 'Bay Sotiri!' diye 4-5 kez bagirdim, cevap cikmadi..."
6- Avedis Hilkat: "Cok eski Kinaliadali olan Arto Kokciyan 30 yildir Adalar'da hele ki yilbasi ustu boyle bir etkinlik olmadigini bunu organize eden kurum ve kuruluslara cok tesekkur ettiklerini dile getirdi..."
7- Didem Koc Cetin: "[Mustafa Farsakoglu,] 1984-1994 yillari arasinda belediye baskanligi yapmis, gorevi ugruna sehit edilmis rahmetli Recep Koc'un katilinin cenazesinde bulunarak..."
ADALAR POSTASI'nin 2363. sayisinda:
http://adalar-postasi-guncel.blogspot.com/2009/12/29-2363.html
*
Kent HABERLERi
DEVLET POLITIKALARI / KENT PLANLAMASI - DENETIM
BAYINDIRLIK BAKALIGININ ISMINE 'SEHIRCILIK' EKLENIYOR
Bayindirlik ve Iskân Bakani Mustafa Demir, teskilat kanunuyla ilgili taslak metni anlatti. ANKARA - Bayindirlik ve Iskân Bakanligi’nin yeni bir isim altinda yeniden yapilandirilmasi ongoruluyor. Bakanligin yeni adi icin bir kac olasilik uzerinde duruluyor, bunlar icinde ‘Bayindirlik ve Sehircilik Bakanligi’ one cikiyor. Afet Isleri Genel Mudurlugu’nun, 17 Aralik 2009 tarihinde faaliyete gecen Basbakanlik Afet ve Acil Durum Yonetimi Baskanligi’na devriyle birlikte bakanlik afet alaninda mudahaleden cekilerek, yapi stokunun iyilestirilmesine yogunlasacak. Bakanlik...
http://old.mo.org.tr/gzt/radikal/20091229-2.doc
MIMARLAR ODASI / TOPLANTILAR - SEMPOZYUMLAR
ASIL ZENGINLIGIMIZ 'BENZERLIK'LERIMIZDIR - Oktay Ekinci
“Bir ‘kulturler alasimi’ olan Anadolu’daki asil zenginligimiz, ‘farkli’liklarimiz degil, ‘benzerlik’lerimizdirâ€â€¦Bu vurgulama, Mimarlar Odasi’nin 10-13 Aralik’ta Antakya’da gerceklestirdigi “Kulturel Cesitlilik - Toplumsal Gelisim - Mimarlik Sempozyumuâ€nun “sonuc bildirgesiâ€nde yer aliyor. Fikir babasi ise katilimcilardan mimar Bozkurt Guvenc..Genel merkezin Antalya, Adana, Gaziantep, Hatay, Mersin ve Kayseri subeleriyle duzenledigi etkinlik, artik “yasamsal†gereksinmeye donusen “Turkiye kultur politikasiâ€ni belirlemeye “katki†amacini tasiyordu...
http://old.mo.org.tr/gzt/cumhuriyet/20091230-1.doc
KENTLER - CEVRE DUZENI PLANLAMASI
TOPBAS'IN PLANLARINA 17 SERT ELESTIRI
Cevre Duzeni Plani’na bir dava da Sehir Plancilari tarafindan acildi. Oda, planin sehri kaosa itecegini dusunuyor. Basbakan Recep Tayyip Erdogan ve Istanbul Buyuksehir Belediye Baskani Kadir Topbas’in cok yakindan takip ettigi Istanbul’un 1/100.000 olcekli Istanbul Cevre Duzeni Plani’na bir dava da Sehir Plancilari Odasi’ndan geldi. Odanin Istanbul Bolge Idare Mahkemesi’ne iletilmek uzere Ankara’dan actigi bu dava oncesinde Mimarlar Odasi da bir dava acmisti. Plan, 15 Haziran 2009 tarihinde Istanbul Belediye Baskanligi tarafindan onaylanmisti...
http://old.mo.org.tr/gzt/milliyet/20091230-1.doc
KENTSEL PROJELER
TARIH KALACAK GERISI YIKILACAK
Cumhurbaskani Gul'un, Ulus'ta tarihi dokuyu kapatan binalar icin yikim talimatiyla 'Ulus Tarihi Kent Merkezi' projesi hiz kazandi. Ulus'ta neredeyse her kosebasinda tarihi degere sahip bir yapi bulunuyor. Ancak son 30-40 yilda cogunlugu kamu kurumlarina ait, tarihi dokuyla bagdasmayan pek cok bina insa edildi. Bunlardan biri olan Ulus Sehir Carsisi da yikim listesinde. BUYUKSEHIR Belediyesi ve Kultur ve Turizm Bakanligi'nin birlikte yuruttugu 'Ulus Tarihi Kent Merkezi' projesine Cumhurbaskani Abdullah Gul'un de destek vermesiyle bir adim daha atildi...
http://old.mo.org.tr/gzt/haberturk/20091230-1.doc
MIMARLIK - YAYINLAR
SEHRINIZDEN GURUR DUYUYOR MUSUNUZ?
Bu kitap, Bilgi Universitesi Mimarlik Yuksek Lisans Bolumu'nun dort yildir suren 'Mimarligi dunya metropolleri icinde kesfetme' programinin urunu, ogrenciler ve akademik kadro, ders yili sonunda mimarlik ve sehircilik acisindan onemli bir metropole, Vitra destegiyle kesif gezisi yapiyorlar. Londra'dan once Viyana ve Chicago'ya, bu yil da Amsterdam'a boyle geziler duzenlenmis, ogrenciler, yil icinde seminerlerde metinler, haritalar, planlar ve fotograflar uzerinden tahlil ettikleri sehri bu gezilerde dolaysiz bir deneyim ve algi nesnesi olarak onlerinde buluyorlar daha...
http://old.mo.org.tr/gzt/sabah/20091230-1.doc
ANITLAR - KORUMA
BIR TARIHI MIRASIMIZ DAHA YOK OLUYOR
Eskisehir’de MO 7-8. yuzyilda yapilan ve dunyanin en onemli anitlarindan biri olarak kabul edilen Yazilikaya, binlerce yilin yipratmasina ek olarak yikilma tehlikesi de tasiyor.Eskisehir Valisi Mehmet Kiliclar yaptigi aciklamada, Yazilikaya Aniti’nin “Daglik Frigya†veya “Saglikli Frigya†olarak bilinen bolgede bulundugunu belirterek, Yazilikaya’nin tarihte Kral Midas’in ve tanrica Kibele’nin kutsal kenti olarak bilinen topraklarda bulundugunu kaydetti.Yazilikaya’nin Frigya bolgesindeki 1315 metre yuksekliginde bulunan bir tepe uzerine insa edildigini ifade eden Kiliclar...
http://old.mo.org.tr/gzt/hurriyet/20091230-1.doc
SIT ALANLARI - KACAK YAPILAR
OZKOK'UN "DENIZKONDUSU" YIKILACAK
Gazeteci Ertugrul Ozkok'un, SIT alani kapsamindaki Akbuk Koyu'nda lokanta ruhsatiyla villaya cevirdigi yaghanenin kacak bolumleri yikilacak. Bayindirlik ve Iskan Bakanligi, Kultur ve Tabiat Varliklari Koruma Kurulu kararinin uygulanmasini istedi. Kurul da yikim icin gerekli calismalara basladi.Mugla'nin cennet koylarindan Akbuk, 1986'da Kultur ve Tabiat Varliklari Yuksek Kurulu tarafindan 1'inci Derece SIT alani ilan edildi. Koyda bulunan ve 70'li yillara kadar zeytinden yag cikarilmak uzere kullanilan yaghane de bu alan icersinde kaldi. Bu arada 1987'de imar affi cikti. O
http://old.mo.org.tr/gzt/yeniasir/20091230-1.doc
MIMARLAR ODASI - ETKINLIKLER
TARIHI MEKANDA KUTLAMA
Mimarlar Odasi Izmir Subesi’nin her sene duzenli gerceklestirdigi yilbasi kokteyli Alsancak Tren Gari’nda yapildi. Oda’nin Izmir Subesi uyeleri, eski uyeler ve ozel davetlilerin katildigi yilbasi kokteyli renkli goruntulere sahne oldu. Gari dolduran mimarlar, Ozgen Akcagul& Blue Note Orkestrasi’nin muzikleriyle keyifli bir gece yasadi. Acilis konusmasini yapan Oda’nin Izmir Subesi Yonetim Kurulu Baskani Hasan Topal, “Yeni yilin baris, saglik, mutluluk getirmesi dilegiyle herkesin yeni yilini kutlarim.†dedi. ( haberin tamamidir )
http://old.mo.org.tr/gzt/milliyet/20091230-2.doc
TARIHI KOSKLER
TARIHI KOSKUN BAHCESINE REZIDANS
Mustafa Kemal Ataturk’un esi Latife Hanim’in Beyoglu Gumussuyu’nda 20 yil once yikilan koskunun bulundugu arsaya Dubai merkezli Kaizen firmasi 16 luks konutun icinde bulundugu bir rezidans yapmaya hazirlaniyor. Imar planina gore, firmanin Latife Hanim Kosku’nu de yeniden insa etmesi gerekiyor.Mustafa Kemal Ataturk ile Latife Hanim’in asklarina, evliliklerine ve ayrilik donemlerine sahitlik etmis iki koskten biri olan Gumussuyu’ndaki Latife Hanim Kosku’nun uzerinde bulundugu arsanin sahibi, yaklasIk 20 yil once insaat yapmak icin izin istedi...
http://old.mo.org.tr/gzt/milliyet/20091229-1.doc
HIDROELEKTRIK SANTRALLERI - CEVRE
SENOZ VADISINDE ZAMANA KARSI YARIS KAYBEDILDI
Karadeniz’deki hidroelektrik santrallara (HES) karsi yurutulen mucadele, ‘tavuk mu yumurtadan, yumurta mi tavuktan…’ noktasina geldi.Dogu Karadeniz’in incilerinden Senoz Vadisi’nde 11 koyun muhtari, 2008’de Trabzon Kultur ve Tabiat Varliklari Koruma Bolge Kurulu’na basvurmus ve “Vadimizi sit alani ilan edin†demisti.Gecen hafta Rize’nin Cayeli ilcesine gelerek bolgede incelemelerde bulunan kurul kararini verdi.Kurul “Senoz Vadisi’nde halen faaliyet gosteren tasocaklari ve yapimi devam eden HES projeleri vadiyi olumsuz etkilemis...
http://old.mo.org.tr/gzt/radikal/20091229-1.doc
ETKINLIKLER - MIMARLAR ODASI
MIMARLARIN OZEL PARTISI
Mimarlar Odasi Izmir Subesi’nin her yil duzenli olarak gerceklestirdigi yilbasi kokteyli Alsancak Tren Gari’nda yapildi. Parti, renkli goruntulere sahne oldu.Mimarlar Odasi Izmir Subesi uyeleri, eski uyeler ve ozel davetlilerin katildigi Yilbasi Kokteyli renkli goruntulere sahne oldu. Tren Gari’ni dolduran mimarlar, Ozgen Akcagul&Blue Note Orkestrasi’nin muzikleri esliginde keyifli bir gece yasadi.Mimarlar Odasi Izmir Subesi Yonetim Kurulu Baskani Hasan Topal, “Yeni yilin baris, saglik, mutluluk getirmesi dilegiyle herkesin yeni yilini kutlarim...
http://old.mo.org.tr/gzt/hurriyet/20091229-1.doc
TARIHI KORUMA
TARIHE BOYLE SAHIP CIKILIYOR!
“Istanbul Universitesi tarihine sahip cikiyor†slogani ile baslattigi proje kapsaminda Beyazit Yerleskesi’nin tarihi duvarlarinda yaptigi onarim ve temizleme tepkilere neden oldu. Havalandirma ve su cikisi icin birakilan kunkler proje kapsaminda demir kapaklar ile ortuldu. ITU Mimarlik Fakultesi Restorasyon Anabilim Dali Ogretim Uyesi Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, “Daha simdiden harc catlamis. Acaba kurula onarimla ilgili bir basvuru yapilarak gorus alinmis mi†diye sordu. Istanbul Universitesi yonetimi ise calisma ile ilgili bilgi vermedi. ( haberin tamamidir )
http://old.mo.org.tr/gzt/cumhuriyet/20091229-1.doc
DINI YAPILAR - CAMILER / RESTORASYON
HISAR CAMII'NI MOSTAR'IN MIMARI RESTORE EDIYOR
Izmir'in en eski ve en buyuk mabedi Hisar Camii, Mostar'in mimarina emanet. Sehrin manevi merkezi sayilan caminin restorasyon ihalesini alan mimar Onur Ozbasbug, calismalara basladi. 19. yuzyilda gecirdigi 3 depremde hasar gorse de ilk gunku ozelliklerini koruyan cami, sedef kakmali ahsap minberi ve kalem isleriyle gunumuze kadar ulasabilen ender yapilardan.Izmir Kemeralti Carsisi'ndaki tarihî Hisar Camii'ni, Bosna Hersek'teki Osmanli eseri Mostar Koprusu'nu ayaga kaldiran mimar Onur Ozbasbug restore ediyor. Ozbasbug, 9 Kasim...
http://old.mo.org.tr/gzt/zaman/20091229-1.doc
ULASIM PLANLAMASI
3.KOPRU ICIN ILK GUZERGAH
Ulastirma Bakani Binali Yildirim, Istanbul Bogazi'na yapilmasi planlanan ucuncu koprunun ihalesine 2010 yilinda Yap-Islet-Devret (YID) modeli ile cikmak istediklerini bildirdi. Yildirim, guzergah konusunda ise iki seceneklerinin oldugunu kaydetti.Yildirim, TRT 2'de yayinlanan "Isin Dogrusu" programinda sorulari yanitladi. Istanbul Bogazi'na yapilacak ucuncu koprunun nereye yapilacaginin sorulmasi uzerine Yildirim, "hayirli bir isi isteyenlerin de tas koyanlarin da cok oldugunu, Turkiye icin prestijden ote buyuk ihtiyac gosteren projelerde gecmiste oldugu...
http://old.mo.org.tr/gzt/cnnturk/20091229-1.doc
AFET YONETIMI
'DEPREM DEGIL, BINALAR OLDURUYOR'
Buyuksehir Belediyesi ve BUSKI calisanlarina Deprem ve Afet Yonetimi semineri veren Afet Yonetimi Uzmani Prof. Dr. Miktad Kadioglu, "Insanlari deprem degil, binalar olduruyor. Kolonu sonradan eklenen bir bina buna ornektir. Bizler, binalarimizi yaparken depremi degil, kaca satariz, ne kadar kar yapariz diye dusunuyoruz" dedi.Bursa Buyuksehir Belediyesi tarafindan Marmara Belediyeler Birligi katkilariyla gerceklestirilen 'Deprem ve Afet Yonetimi' seminerinde, Istanbul Teknik Universitesi Afet Yonetimi Bolum Baskani, Meteoroloji Muhendisi ve Afet...
http://old.mo.org.tr/gzt/yenisafak/20091229-1.doc
ULUS’TA KENTSEL DONUSUM
GOKCEK'İN HUKUK TANIMAZLIGINA GUL'DEN ONAY
Abdullah Gul, Melih Gokcek’in 2005 yilindan beri gundemde tuttugu Ulus'un talanina destek verdi. Gectigimiz hafta Basbakan Erdogan’la Basbakanlik Merkez Binasi'nda yaptigi gorusmenin ardindan ulasima zam kararini aciklayan Gokcek, bulusmada Ulus Tarihi Kent Merkezi Projesi’nin de sunumunu gerceklestirdigini belirtmis ve Erdogan’in selcuklu mimarisi uzerinde durdugunu aciklamisti. Restorasyonu sonrasinda tarihi vilayet binasinin acilisina katilan Abdullah Gul de bir konusma yaparak ayni Ulus Projesi'ne destegini acikladi ve Ulus’taki yoksul mahallerin temizlenmesi gerektigine isaret etti. Bilim adamlarinin gorusune basvurulmadan, buyuk emeklerle hazirlanmis eski planlari hice sayarak Ulus Kent Merkezi’nde
teror estiren Gokcek’in girisimlerine Gul'den de destek gelmesi bolgeye donuk buyuk bir yikimin habercisi olarak yorumlandi. Ulus'un altini oyacaklar...
http://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/gokcekin-hukuk-tanimazligina-gulden-onay-haberi-22155
*