Search the web
Sign In
New User? Sign Up
turna · TURNA FKR KULB - ONARIMCILAR
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Message search is now enhanced, find messages faster. Take it for a spin.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.
Having problems with message search? Fill out this form to ensure your group is one of the first to be migrated to the new message search system.

Messages

  Messages Help
Advanced
Messages 12094 - 12123 of 12123   Newest  |  < Newer  |  Older >  |  Oldest
Messages: Show Message Summaries   (Group by Topic) Sort by Date v  
#12123 From: "Mahmut ebi " <cebimahmut@...>
Date: Sun Jan 3, 2010 3:13 am
Subject: AYIP SEMBOL - SHIT THE S(h)AME BULL
mahocebi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Öncelikle belirtmeliyim ki, "Kayıp Sembol" e bok atıp entel(lektüel) prim yapmak peşinde değilim.
Çünkü, henüz okumadım ama en kısa zamanda bulabilirsem e-kitap, olmazsa, Dan Brown'ın ( ne kadar sıradan bir Anglosaksafon bir isimdir Allahım) hiç ihtiyacı olmadığını bile bile kitabını satın alarak okuyacağım.

Bilenleri tenzih ederek naçizane bir öneride bulunacağım. Eğer bu tarz batıni (ezoterik) semboller ve oluşumlarla ilgili kitaplara meraklıysanız, bana göre bu işin babası diyebileceğim "FOUCAULT SARKACI" nı sizlere öneririm. Çünkü, hem kurgu hem de malumat olarak çok daha fazlasına sahiptir.2000 adet konuya ilişkin kitap eşliğinde, bir göstergebilim dehası ve ortaçağ uzmanı iletişim profesörünün elinden çıkan bu okuması zor ama bir o kadar da keyifli kitap, hem bu konulara ilişkin aç dağarcığınızı hem de edebi açlığınızı fazlasıyla tatmin edecektir inanın.
Bu arada, bir edebi tür olarak romanla ilgilenenlere yine bu abinin, "AÇIK YAPIT-OPERA APERTA" sını şiddetle öneririm.

Hülasa; kayıp sembolü okuyalım tabii ki, ama , "Foucault sarkacı" nın ardından okunmuş "Kayıp Sembol", güzel bir akşam yemeği üzerine yenen bir tatlı gibi olacaktır.Bence ne akşam yemeğinden, ne de tatlıdan vazgeçin.
Yani, FUKO SARKACI' na ayıp etmeyin, ana menüyü kaybetmeyin...
Afiyet Olsun!
 
Mahmut Çebi

#12122 From: Tugrul Gorgun <tugrulgorgun@...>
Date: Fri Jan 1, 2010 5:53 pm
Subject: ABGS'nin skandal snav
gorguntugrul
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Getiimiz aylarda, Avrupa Birlii Genel Sekreterlii (ABGS) uzman alm iin snav ilan vermiti. Ancak ilgili snavn; snav sreleri erevesinde gelien olaylar nedeniyle adrese teslim olduu; yani alnacak 42 kiinin tamamnn batan belli olduu, snavn yasal bir zeminde yaplacak hakszl merulatrmaya ynelik olduu, ancak bunu bile tam beceremedikleri, kanun ve ynetmeliklerde elien ifadeler kullanlarak istenen sonuca gre snav mevzuatnn hazrland, objektiflik kavramnn rafa kaldrld, nepotizmi de ieren hakszln ve keyfiyetin olduu, minareyi alann klfn bile doru dzgn hazrlayamad ynnde arlkl bir gr olumu ve snavn iptaline ynelik davalar almtr. 

ABGS'nin de snavn iptal edilmemesine ynelik harekete getii, hukuki savunmay aarak bask kurmaya alt ynnde haberler de gelmektedir. Yasal metinler erevesinde yaplan hakszlklar en ar hakszlklarn banda gelir ki telafisi zordur. Bu duruma ilgili kanun ve ynetmeliin ne ruhuna ne de lafzna uygun olmayan bir snav yapmay becermi ABGS ynetimi kurumun saygnln ve geleceini  fikri-namus sahibi insanlar nezdinde bitirmitir.

Yrtmenin yasamay da kullanarak yapt hakszla yargnn da destek olmayacan umarak birok haber sitesinde de yer alan ilgili gerekeleri sizlerle paylamak istiyorum.  Akl, Ahlak, Adalet, Adap, Ak kavramlarn hie sayan bu kurumun yneticilerini Turna'nn bilgisine ve vicdannn yargsna brakyorum...

hakikate sayglarmla..... 

Turul Grgn



Not: Ayrntl bilgi iin ilgili foruma da bakabilirsiniz.  http://forum.memurlar.net/topic.aspx?id=818310&page=7 



"Babakanlk Avrupa Birlii Genel Sekreterlii’nin 15.11.2009 tarihinde yapm olduu AB leri Uzmanl snavnda, snav ilanndan balayan ve szl snavna kadar devam eden sre snava girenler ve uzmanlar tarafndan tam bir skandallar silsilesi olarak tanmlanmaktadr.

Avrupa Birliinin temelini oluturan insan haklarna sayg ve hukukun stnl ilkelerine en bata ve zenle uymas gereken kurum olan Avrupa Birlii Genel Sekreterlii sz konusu ilkelerle badamayan bir ekilde, snavda pek ok usulszle ve hukuksuzlua imza atmtr. Alnan bilgilere gre aada belirtilen nedenlerden dolay sz konusu snavn yrtmesinin durdurulmas iin kurum aleyhine idare mahkemesinde dava ald.

SINAVIN YRTMESNN DURDURULMASINI GEREKTREN NEDENLER:

ABGS tarafndan Avrupa Birlii leri Uzman Yardmcl Giri ve Uzman Yeterlik Snav Ynetmeliine dayandrlarak hazrlanan ve 12.10.2009 tarihinde duyurulan AB leri Uzman alm snav ilan; mulak, sbjektif ve ynetmelikle elien ifadeler ierdiinden snav ynetmeliine aykrdr.

1.GEREKE:

Kurumun Ynetmeliinde;

“En az drt yllk yksek retim kurumlarnn Hukuk, Siyasal Bilgiler, ktisadi ve dari Bilimler, letiim ve Mhendislik Faklteleri ile fakltelerin Matematik, statistik, Sosyoloji, Tarih, ehir ve Blge Planlama blmleri veya bunlara denklii Yksek retim Kurulu tarafndan onaylanm yabanc fakltelerden mezun olmak.” art getirilirken,

Snav ilannda;

“en az drt yllk yksek retim kurumlarndan mezun olmak” art getirilerek ynetmelie aykr hareket edilmitir.

2.GEREKE:

Kurumun ynetmeliinde;


Snavn bir blmnn “…ngilizce, Franszca ve Almanca dillerinden birinde yazlacak kompozisyondan oluur…” art getirilmiken,

Snav lannda;

“Yazl Snav: Yazl snav klasik usulde Genel Avrupa Birlii ve Trkiye-Avrupa Birlii ilikileri konularnda yaplr” ifadesiyle yabanc dilden bahsedilmeyen bir art getirilmitir.

Avrupa Birlii Genel Sekreterlii tarafndan yaplan yazl snav, oluturulan snav kurulu, sorulan sorularn ekli, nitelii, puanlandrlmas, deerlendirilmesi ve aklanmas gibi nedenler, yaplan yazl snavn iptalini gerektirmektedir.

3.GEREKE:

Ad geen snavn ilannda belirtilmemi olmasna ramen yazl snavn sorusundan birisinin yabanc dilde cevaplandrlmas istenmitir.

Snav lan;
“Yazl Snav: Yazl snav klasik usulde Genel Avrupa Birlii ve Trkiye-Avrupa Birlii ilikileri konularnda yaplr,”
lan metninde grld gibi snavn tmnn yada bir blmnn yabanc dilde yaplacana dair herhangi bir aklama yok.
4.GEREKE:
Snav ilanna aykr olarak hazrlanan ancak kurum tarafndan ynetmelie dayandrlarak hazrland sylenen, sorularn ierii ve puanlandrlma usul ynetmelie aykrdr.
Sorularn cevaplarnn puanlandrlmas usulnde Ynetmelie aykr hareket edilmitir. Genel Avrupa Birlii ve Trkiye- Avrupa Birlii likileri konularndaki sorularn puanlandrlmas 30’ar puan zerinden, yabanc dildeki sorunun 40 puan zerinden deerlendirilmesi gerekirken, Genel Avrupa Birlii ve Trkiye- Avrupa Birlii likileri konularndaki sorularn puanlandrlmas 40’ar puan , yabanc dildeki sorunun puanlandrlmas 20 puan zerinden deerlendirilmitir.
5.GEREKE:
Snav sorularnn ak ve anlalr olmamas ve aklamaya muhta olmas, somut ve objektif bir cevaba ynelik olmamas isteyenin istedii gibi yorumlayabilmesine ak olmas cevaplarn okuyan kiiye gre deerlendirilebilecei anlamna gelmektedir. Bu durum snav sorularnn deerlendiren kiinin ahsi yorum ve kanaatleriyle deerlendirilebilecei sonucunu dourarak, dolaysyla snavn objektifliini tartmal hale getirerek ve snavn bilimsel ve objektif olarak deerlendirilmesini imkansz klmtr.
6.GEREKE:
Kurum ierisinden alnan bilgilere gre, adaylarn snav katlarnn deerlendirmesini yapmak zere oluturulan Snav Kurulunun baz yelerinin, e ve yaknlarnn ( 1.dereceli akrabalarnn ) katlarn okuyup deerlendirmesi, Snav Kurulu’nun objektif davranabilmesini imkansz klarak, dier adaylar asndan eit olmayan haksz bir durum yaratmtr. ( 1. dereceli akrabasnn yazl kadn okuyan hi kimse tarafsz olduunu iddia edemez )

Snav Kurulundaki yelerin Bazlarnn Snav Kazanan E ve Yaknlar;
1-Aday, M K ( Snav Kurulunda deerlendirici olarak yer alan Bakan K’nn ei)
2-Aday, F T ( Snav Kurulunda deerlendirici olarak yer alan Genel Sekreter Yardmcsnn asistan )
3-Aday, T C (Snav Kurulunda deerlendirici olarak yer alan Bakan S B’n niversitede grevliyken asistan )
7.GEREKE:
Snav ynetmeliinde ve Snav lannda belirtilen artlara haiz olmayan adaylarn yazl snava kabul edilmesi ve kazanmalarnn salanmasyla, Devlet Memurlar Kanunun 49.maddesi hkmne aykr hareket edilmitir. ( 2006 ylnda mezun olup ta AB alannda fiilen 4 yllk tecrbesi olduunu iddia eden yada ilgili alanda tecrbesi olmad halde uydurma belgelerle snava bavuru yapan ve kazanan adaylar, ynetmelik hkmne aykr olarak herhangi bir aratrma ve deerlendirmeye tabii tutulmadan snava alnm ve kazandrlmtr)"



#12121 From: "mustafa acar" <acar70@...>
Date: Fri Jan 1, 2010 7:27 pm
Subject: Mevlana'dan Hayata Dair S�zler
acar_m
Offline Offline
Send Email Send Email
 
 
----- Original Message -----  


Sonsuz bir karanl���n i�inden do�dum.
I���� g�rd�m, korktum.
A�lad�m.

Zamanla ���kta ya�amay� �grendim.
Karanl��� g�rd�m, korktum.
G�n geldi sonsuz karanl��a u�urladim sevdiklerimi. ..
A�lad�m.

Ya�amay� �grendim.
Dogumun, hayat�n bitmeye ba�lad��� an oldugunu;
aradaki b�l�m�n, �l�mden �al�nan zamanlar oldugunu
�grendim.
 
 Zaman� �grendim.
 Yar��t�m onunla...
 Zamanla yar���lmayacag�n�,
 zamanla bar���laca��n�, zamanla �grendim...
 
 Insan� �grendim.
 Sonra insanlar�n i�inde iyiler ve k�t�ler oldugunu...
 Sonra da her insan�n i�inde
 iyilik ve k�t�l�k bulundugunu �grendim.
 
 Sevmeyi �grendim.
 Sonra g�venmeyi...
 Sonra da g�venin sevgiden daha kal�c� oldugunu,
 sevginin g�venin sa�lam zemini �zerine kuruldugunu
 �grendim.

 �nsan tenini �grendim.
 Sonra tenin altnda bir ruh bulundugunu. ..
 Sonra da ruhun asl�nda tenin �st�nde oldugunu �grendim..
 
 Evreni �grendim.
 Sonra evreni ayd�nlatman�n yollar�n� �grendim.
 Sonunda evreni aydinlatabilmek i�in �nce �evreni  
 ayd�nlatabilmek gerektigin �grendim.
 
 Ekme�i �grendim.
 Sonra bar�� i�in ekmegin bolca �retilmesi gerektigini.
 Sonra da ekme�i hak�a �le�menin, 
 bolca �retmek kadar �nemli oldugunu �grendim.


 Okumay� �grendim.
 Kendime yaz�y� �grettim sonra...
 Ve bir s�re sonra yaz�, kendimi �gretti bana...
   
 Gitmeyi �grendim.
 Sonra dayanamay�p d�nmeyi...
 Daha da sonra kendime ragmen gitmeyi...
 
D�nyaya tek ba��na meydan okumay� �grendim gen� ya�ta...
Sonra kalabal�klarla birlikte y�r�mek gerektigi fikrine vard�m.
Sonra da as�l y�r�y���n kalabal�klara kar�� olmas� gerektigine ayd�m.
 
 D���nmeyi �grendim.
 Sonra kal�plar i�inde d���nmeyi �grendim.
 Sonra sa�l�kl� d���nmenin kal�plar� yikarak d���nmek
 oldugunu �grendim.

 Namusun �nemini �grendim evde...
 Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk oldugunu;
 ger�ek namusun, g�nah elinin altindayken, g�naha el
 s�rmemek oldugunu �grendim.

 Ger�egi �grendim bir g�n...
 Ve ger�egin ac� oldugunu...
 Sonra karar�nda ac�n�n, yemege oldugu kadar hayata da
lezzet katt���n� �grendim.
 
 Her canl�n�n �l�m� tadaca��n�, ama sadece baz�lar�n�n
hayat� tadaca��n� ��rendim.
 
 Ben dostlar�m� ne kalbimle ne de akl�mla severim.
 Olur ya ...
 Kalp durur ...
 Ak�l unutur ...
 Ben dostlar�m� ruhumla severim.
 O ne durur, ne de unutur ...
  

   

 

 

 


#12120 From: Prof. Dr. brahim Ortas <asportas@...>
Date: Thu Dec 31, 2009 9:03 pm
Subject: Geen yldan Yeni Yl Geii Sorgulamak
asportas@...
Send Email Send Email
 
Geen yldan Yeni Yl Geii Sorgulamak
Prof. Dr. brahim ORTA
ukurova niversitesi, iortas@...

Sokrates'in "Sorgulanmam bir hayat yaamaya deer deildir" diyordu. Her yeni
yla girerken gemi yln bir deerlendirmesi yaplr, ister istemez bir
sorgulama yaplmaktadr ve yeni yla ilikin planlar yaplr ve beklentiler
oluturulur. Bu sorgulamann birok ynden yararlar yaandka daha iyi
anlalyor. Geen yla girerken ne beklediimi ve beklentilerimin ne kadar
gerekletiine ynelik geriye doru bir ufuk turu yaptmda artlar ve
eksileri ile dolu ve ok youn bir yl yaadm fark ettim. Bilimsel olarak da
btn zorluklara ramen Dnyaya paralel olarak aratrma kaynaklarnn azald
bu ortamda bilimsel makaleler, toplantlar, konferanslar, yazlanlar, dersler ve
dier faaliyetler ile dolu dolu bir yl geirdiimizi grlyor. Umarm
nmzdeki ylda niversitelerimiz arzulanan lde zerk yaplar salanm bir
yksek retim yasasna kavuur ve bizlerinde daha ok bilim retmesine olanak
salayan ortamlar salanr.

Dier taraftan yaammda ilk defa bu kadar youn gndemli, srekli son dakika
haberlerinin olduu bir yl geirdik. Geen yl birka bilimsel toplant
nedeniyle Amerika, Avrupa ve Asya lkelerinde ou zaman haber niteliinde
sunulacak hibir ey bulunmaz iken, lkemizde haberlerin haberleri saniyede
eskittiine ilk defa tanklk ettim. ou zaman neyin doru neyin yanl olduu,
kimin doru sylediinin belirsiz olduu toz dumanl dnemler geirdik. Bilgi
kirliliinin ok yaygn kullanld, gvensizliklerin art zaman zaman
tansiyonlarn ykseldii bunca istenmeyen gelimeye ramen 2009 yln ulusa
tamamlam ve yeni yla girmi bulunuyoruz.
Yaanan ekonomik kriz, isizlik, yaanan youn gndemli siyasi ve sosyal
olaylarn yarat kayglar yannda evremizde bata Filistin, Afganistan, Irak
ve ran olmak zere akan kan ve gzyalar insan olarak hepimizi derinden
zmektedir. Belirsizliklerin younlat, insanlarn karamsar olduu yeni yla
girite yine de umudun korunmas gerektiini dnyorum. Son birka aydr
toplumda en aznda benim karlatm insanlarda bir karamsarln
gvensizliin gelitii grlyor. Toplumun en kk bir konuda bile bir birine
ters dt ve ciddi gvensizliklerin olduu grlyor. Genlerin ve
rencilerimizin karamsar olmas, geleceklerine ilikin yol haritas oluturmada
yetersiz kalmas beni en ok rahatsz eden yn. rencilerime karamsar olmak
yerine gelecei kurgulamak ve yaam daha byk umutlar ile baklmas gerektiini
neriyorum. Hepimizin sorunlar havanda su dverek konumak yerine zm
nerileri gelitirmemiz gerekir. Toplum olarak sorunlara tarafgirlikten ve n
yarglardan uzak biraz daha d
Trkiye'nin sorunlarnn evremizde olup bitenlerden bamsz olmad ve
kresel dnyann arpk gelimesinin etkisi altnda olduunu bilelim. lkemizde
hzla alan gelir dalm makasndaki dengesizlik, yaam kalitesinin dmesi,
sosyal ve kltrel farkllklarn yaratt etkiler ve ynetsel sorunlar
beraberinde baz ac sosyal sorunlar da dourmaktadr. Doal olarak eitim
dzeyinin halen ortalama 4 yl dzeyinde olmas sorunlarn zmn de
zorlatrmaktadr. Artan ve artk tanamaz dzeyde birikmi sorunlarna yeni
bir model ve yaklamla zlmesi kanlmazdr.
Her eye ramen yeni ylda akln egemenliinde salkl, mutlu, onurlu ve bar
dolu bir evren kette yaamak zor olmakla beraber mmkndr. etin Altan'n
ifadesi ile "Enseyi kararmayalm". Bir birimize gvenelim. El ele verip
lkemizin sorunlarn kiilerden, otoritelerden ve iktidarlardan beklemenden
medeni ller iinde konualm ve zm nerilerimizi demokratik yollardan
nermek iin ne yapabiliriz sorusunu kendimize soralm.
Trkiye'nin sorunlar ne denli byk olursa olsun Anadolu'nun tarihi bize bu
corafyada her zaman saduyu ve akl ile birok zorluun stesinden getiimizi
gsteriyor. Burada en byk grev siyasilere dmektedir. Siyasilerin gemite
bir birleri ile konuamamasnn ne denli pahalya mal olduu hatrlayacak
olursak siyasilerin lke sorunlarn n yarglardan uzak btnsellik iinde
bakmas gerekiyor.
Gemi ylarda olduu gibi yazm yazdm bu saatlerde birok insanda yeni
yln nerde ve nasl kutlanaca tela iindedirler. Bazlarnn bilmem ka
yldzl otellerde n masalarda yer ayrtrken, kimileride asgari cretin
olanaklar lsnde mtevaz sofralarnda gelecek yln umudunu yeertecektir.
Herkesin bireysel yaamna saygl olmay benimseyelim ancak birlikte
yaadmz dnyada alttakileri de dnelim. Ayn zamanda artan evre kirlilii
ve iklim deiimlerinin insan eksenli boyutun da dnmeden de gemeyelim.
Bilinli ve sistematik olarak alalm, retelim, lkemizde yanllar uygarca
tartalm ayn zamanda yeni bir yl mutluluk ve huzur iinde girmek dilei ile
kutlayalm. Bu duygular ile lkemiz insannn saduyu ile bilin zenginlii ile
girmesini dilerim. Umudum ve nmzdeki ylda lkemizin yaanlabilir ve
ynetilebilir bir modele kavumasdr.

Salcakla kalnz.


31 Aralk 2009 Adana


Not: Sayn Hocam, bazlarnzn e-posta adresi bir ekilde makinemdeki adres
listesine taklmtr. e-posta almak istemeyenler ltfen belirtin isminizi
listeden karrm. imdiden ilginize teekkr ederim. Sayglarmla

#12119 From: Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@...>
Date: Thu Dec 31, 2009 8:27 pm
Subject: RE: {TURNA} Cevaplarim
ilgaz_zorlu@...
Send Email Send Email
 
Tesekkurler ediyorum.
Tum Turnalara Mutlu Yillar Diliyorum.
Sadece ama sadece Hayim nahum konusunun sizler icin bir arastirma konusu yapilamsini istirham ediyorum. Belki de Lozan'in centilmenlik belgeleri ve hersey bu hirsli ve para canlisi Hamabasinin hayatinda gizli..
Sevgiyle kaliniz..
Ilgaz Zorlu

--- On Thu, 31/12/09, UFUK YERCAN <ufukyercan@...> wrote:

From: UFUK YERCAN <ufukyercan@...>
Subject: RE: {TURNA} Cevaplarim
To: "yahoo grup" <turna@yahoogroups.com>
Date: Thursday, 31 December, 2009, 0:00

 
sadece , sizi zevkle okuduğumu kaydetmek istedim..
UFUK YERCAN


 

To: turna@yahoogroups. com
From: ilgaz_zorlu@ yahoo.com
Date: Wed, 30 Dec 2009 07:34:31 -0800
Subject: {TURNA} Cevaplarim

 
Taner Bey,
Sorularinizi cevaplamadan evvel sunu kisaca bildirmek istiyorum.
Bu ulkenin ana kurulus belgesi  olan Lozan anlasmasinin bir orjinal nushasi bile memeleketimizde yoktur. Ittihat ve Terakki'nin arsivleri de yoktur, ve Alev hanima bir nazire yapayim: Yillar evvelinde kendisi ile bizzat gorustugum iki Mason ustadi Dr. Rifat ve Prof. Sahir Erman bana sunalri soylemislerdi: " Biz oturduk bize gelen Selanikten belgeleri ayikladik temizledik ve yok ettik. Eger bunu yapmasaydik Selanikliler ( sabetaycilari kast ederlerdi bu lafla) Yahudiler ve Rum-Ermeniler biribirine duserlerdi..
Simdi: Ben bu sordugum sorularin cevaplarini bilsem ne fark edecektir. Onemli olan bu ulkenin aydinlari demokrasiyi gercekten savunan kisileri bu konulari arastirmalidir. Bilim soyle bir sey degil: Birisi gelecek bir sey ileri surecek cevabini da verecek ve hoop hazir receteler olacak. Sosyal bilimler boyle degildir.
1915 olaylarini 2 yil oncesinden ayzan Yahya Muhlis isimli Doktorun anilari tamamen bir tesaduf eseri elime gecti. Bu anilar sadece bana ulasmadi benzer anilar Dr. Nazim- Cavid mektuplasmalari, ermeni olaylarinin nasil planlandigi, nasil bir soykirim isine donusturuldugu orada ozellikle gorev yapan Ittihatci Subaylarin secilmeleri hersey ama hersey bu duzen etrafinda oldu...
Aradan yilalr gecti; bir aksam yemeginde bir ermeni profesor ve bir diplomat ile Ermenistan in Fransa elcisi ile tanistik. Bu kisi bana  " Ilgaz bey ben d eyahudiyim, esimde yahudi. Ama kokenim pacradunidir ( bu konuda lutfen Galante'nin harika makalesini bulunuz) demez mi.. Masada buz gibi bir hava esti. Pakraduniler bin yil kadar oncesinde Tigran zamaninda ermenistana zorla getirilen ve yahudi yapilan ermeni yahudileridir! !!!
Bir de ne gorduk? Bu kisi Turk Ermeni yakinlasmasina sebep olan Samson Ozararat tir. Ve Bay Jefi Kamhi'nin Fransadaki ilserini takip etmektedir. Ben size daha ne anlatmaliyim?
Ermeniler olayin farkinda degiller eger tarih kutusu acilirsa hakikatler ortaya cikarsa esas acilim o zaman olacaktir...
Dilipak in yazdiig yazilari kendisine sormak en dogrusudur sadece birlikte yazdigimiz ve yargilandigimiz Terakki Davalarindan bahis ederek gececegim..
Sordugum sorularin cevaplarini arasitrmacilar arasitrmali. Bu ulkenin kozmik odalarina dahi girilebiliyorken Latife Hanimin mektuplari da acilabilmeli demek ki yazilanlar kozmik odadakinden de gizli..
Bir de Zubeyde Hanimin alman elciliginde Ibrahim Ihsan isimli kisi ile yaptigi evlilik arasitrilmali ve Cankaya'da saklanan, Genel Kurmay'in reddettigi ama Kenan Evren'in yillar oncesinde okudum ama devlet sirridir aciklayamam dedigi su meshur vasiyet acklanmali. Sizler bunu arasitrmazsaniz cok degil bir kac sene icinde vasiyetin bir ornegini kendinde tutan bir Ortadogu ulkesinin tarihcileri aciklayacaklar. ..
Ben Rabbe sukurler olsun yalan ve iftira haric hicbirseyden korkmam... Ama bunlari yazmak degil halkin toplumun tepkisini almak onemli. Maniplasyon sorulara gelelim; herkes istedigini sormali ama tarihciler arasitrma yapmali... Bunlari tespit etmek bozuk bir yumurtayi anlamak falan gibi bir sey degil , zor cok zor hem de . Bu sebeple ciddi arastirmalar yapilmali ve toplumun okuyan kesimi bu islere dahil olmali..
Ben turnalar hareketini bu yuzden sevdim , acikca tartismalar oluyor seviyeli bir bicimde.. Ama simdi demeyin ki Ilgaz Zorlu neden simdi cikti. Tek nedenim gene yaziyorum cok az okuyan insanin kaldigi bu ulkede okuyan ve tartisanlara artik saldirmayin. Fikrilerine saldirin ama soyumuz sopumuzu one atarak belden asagiya vurmayin...
Bir gun eger masonlarin bana anlatitklarini anlatabilirsem iste esas O zaman binlerce soru olacak..
Iyi olmanizi temenni ediyorum yazdiklarinizi okuyabilidm zahmet evrdim sagolun
Sevgiyle kalin Yeni yilin Tum Turnalar icin Saglik ve Mutluluklarla dolu olmasini temenni ediyorum!
Bu grup belki benim icinde bulundugum tartismalardan rahatsiz olablir bu sebeple cokta uzatmak istemedim
Selamlar
Ilgaz
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 




Windows Live Hotmail: Your friends can get your Facebook updates, right from Hotmail®.


#12118 From: Metin Boşnak <mbosnak@...>
Date: Thu Dec 31, 2009 12:27 pm
Subject: Dilin Siyaseti ve Siyasetin Teolojisi
dr_metinbosnak
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Metin BOŞNAK

 Dilin Siyaseti ve Siyasetin Teolojisi

Türkiye’de dil Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden itibaren toplumsal-kültürel çatışmaların en belirgin odağı ve aracı olmuştur. Özellikle son yıllarda, konuşan, ama anlatmayan, ventrilog marifetiyle telaffuz edilen bir dil, toplumun farklı katmanlarında dallanıp budaklandı. Siyaset, basın ve devlete nüfuz eden, teolojik referanslarla harmanlanan, mecaz ve telmih yoluyla meram anlatmak isteyen, açıkça söylemeyen, satır arası okumalara, kelime gölgesi okumalara açık, ama George Orwell’in “çift-düşün” “çift-konuş” esasınca alt metinlerle söylem geliştiren, anıştıran, çağrıştıran bir dil bu.

Siyasal süreçlerin farklı makaslarına göre şekil alan Türkçe, diyalojik nitelikten uzaklaşarak çağrışımların monolojisine evrilir oldu. Bu evrilme sürecinde dil, gitgide teolojik kavramların siyasal kültüre işlendiği döneme girdi. Bir taraftan siyasal iktidar teolojik dile sıkça başvurdu; öte yandan, muhalefet kesimleri, iktidarın anlayacağı “dilden” karşılık vermek, onun hedef kitlesine hitap edebilmek, ya da iktidarı kendi diliyle yaralamak için bilinçli ya da bilinçsiz olarak bu dili içselleştirdi. Sonuç olarak, bu gün TBMM içinde ve dışında yapılan siyaset, farklı teolojik unsurları kendi belagat ambarında öğütür, bu şekilde iç ya da dış kamuoyundan onay ve destek almayı ilkeleştirir hale geldi.

Kısa tarihçesi itibariyle, Türkçedeki değişim Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçişin kurumsal bir devamı olarak 1932’de gündeme gelmiş, 1936’da bazı tarafları törpülenmiş, 1950’lerde yeniden gözden geçirilmiş, 1982’de Türk Dil Kurumu’nun kaldırılmasıyla “arı dil” çalışmaları resmen sona ermiştir.  1980’lerde “ideolojik devlet cihazı” olmaktan çıkan “öz Türkçe” dil, basın ve yayın organlarında etkisini sürdürmüştür. Bu süreç içinde dil, toplumdaki ideolojik çatışmaların aynası olmuştur. Gazete, dergi ve genel okuyucu kitaplarından, ders kitaplarına, radyo ve televizyondan sokağın diline, resmi yazışmalardan, sanal yazışmalara kadar, her toplumsal değişim dile yansımıştır. Bu yansımalar sadece siyasi eğilimleri değil, aynı zamanda “sağ-sol” kamplaşmasında belirgin sınır taşlarını oluşturmuştur. Misal” ya da “örnek,” “cevap” ya da “yanıt” vermenize göre, bir ideolojik tarafa mensubiyeti ifade eder olmuştur dil. 2000’li yıllarda ise, dil giderek bir şifreli kimlik tanımlama aracına dönüşmüştür. Öte yandan, yakın tarih üzerinden yapılan günlük siyasi hesaplaşmalar, hem Türkçedeki dilbilimsel nüansların kullanımı hem de siyasette ayet ve hadislerin alıntılanmasıyla, Hıristiyan ve İslam tarihine yapılan atıflarla teolojik bir hüviyete bürünmüştür.

Nitekim dinleyen herkese hitap eden söylemleri içermek bir yana, aynı cümleler içine giydirilmiş, ama farklı muhatapları gözeterek kullanılan remizlerin dili oldu Türkçe. “Taraftar” kesime dinlemesi ve içselleştirmesi için tartışılmaz “hakikatler” içeren mesaj oluyor.  “Muhalif” kesime ise,  kendini ele vermek istemeyen, ama aba altından sopa gösteren, anlamak istediğiniz zaman hemen başka bir anlamla köşe kapmaca oynayıveren, ama nadiren bir anlama park edilebilen, kinayeli, tevriyeli bir dil. Şifreleri, kelime kadrosu itibariyle aynı olan, ama farklı zihinsel deşifre haritaları çizen bir dil bu... O nedenledir ki, anlaşılması en kolay kavramlar, şifre-deşifre sürecinde çok farklı etkiler yapmakta, anlatma-anlamadaki diyaloğu bozarak, monolojik bir kapalılığa mahkûm etmektedir. Sonuç olarak, iletişim kopmakta, farklı kesimler--dil ile gelen anlamı tartışmak, ortak anlamı bulmak yerine-- kendi anlamını tekelleştirip, yorumundan başlı başına yeniden bir dil yaratmak hevesine kapılmaktadır.

 

Ayrışmalar önceleri, Osmanlı tarihsel mirasına sitayiş ya da Türkiye Cumhuriyeti ilkelerine sahiplenme türünden oluyordu. Milliyetçi-muhafazakâr kesim klasik Türkçeyi sahiplendi; Osmanlı’dan miras kalan Türkçenin yapısına, Osmanlıcada Türkçe olmayan unsurlar da dâhil olmak üzere sahip çıkmayı siyasi bir duruş ve tarih bilinci olarak gördü.  Kemalist-ulusalcı kesim ise, modern “arı” Türkçeyi tercih etti çünkü klasik Türkçe Osmanlı’ya ait unsurları içeriyordu, hâlbuki genç Cumhuriyet—nasıl kendi parasını kullanıyorsa—kendi dilini de oluşturmalı, kendi kimliğini Osmanlı kimliğinden ayırmalıydı.

Türkçenin devlet dili olarak sağlam milli temellere oturması amaçlanmıştı; bunun için Cumhuriyet’in pek çok gerekçesi vardı. Devrimlerin bir devamı olarak klasik Türkçenin “tasfiyesi,” Arapça ve Farsça etkisinden kurtulması, imparatorluğun “ümmet” dilinden sıyrılması ve “milletin”  öz diline dönmesi gerekiyordu. Dil ve alfabe devrimlerinin temel amacı, içindeki çelişkilerine rağmen bu amaca hizmet ediyordu. Cumhuriyet tarihsel ve siyasal açıdan yalnızlaşmış, Osmanlı tebaası--Müslüman toplumlar dâhil—birbiri ardına bağımsızlıklarını ilan etmiş, Osmanlı karşıtı güçlerle ittifaktan da çekinmemişlerdi. Osmanlı Devleti’nin halife nezdinde elinde tuttuğu ümmet birliği tamamen dağılmış, üstelik bazı Müslüman ülkeler,  Osmanlı haritasında cirit atan müstemlekeci İngiltere ve Fransa gibi devletlerle Osmanlı aleyhine işbirliği yapmıştı. İstiklal Savaşında bağımsız kalabilen tek Müslüman ülke olan Türkiye, Batılı ülkelerin işgal güçlerini geri püskürtmüş, büyük kayıplar ve yaralarla Osmanlı Devleti’nin küllerinden yeniden dirilmişti.

Ancak savaş kazanılmasına ve yeni devlet kurulmasına rağmen, daha önceki askeri saldırıların stratejik devamı olarak Batı’da “bilimsel” ve siyasal bazı tezler, Türklerin Anadolu’nu “yerli halkı” olmadığını, “Anadolu’dan atılması” gerektiği konusunu gündemde tutmuştu. Yalnızlığını derinden hisseden Cumhuriyet, artık anlamsızlaştığını hissettiği “ümmet” birliğinden vazgeçerek, dili, tarihi ve dolayısıyla kültürü “milli”leştirmek suretiyle, kendi kimliğini ortaya çıkarmak istedi. Zaten savaşların nesiller boyu devam edecek travması yaşanırken bu Anadolu’dan çıkarılma endişesi, eski travmaları hafızalarda yeniler durumdaydı. O halde, askeri olduğu gibi kadar “bilimsel” propaganda savaşının da kazanılması, Batılı tezlere karşılık olarak Türk dil ve tarihinin “karşı-bilimsel” verilerle mücadele etmesi gerekiyordu. Ahmet Cevat Emre’nin itirazlarına rağmen, olumlu “psikolojik” etkilerine binaen kabul edilen Viyanalı Dr Hermann F. Kvergić’in  “güneş dil teorisi” bu amaca hizmet etmek içindi.

Bir yandan tarihsel-kültürel bağları olan Osmanlı tebaası ülkelerden kopuşun getirdiği psikoloji, diğer yandan yönünü çevirmek istediği “muasır” medeniyetin siyasal gerekleri vardı. Batılı ülkeler devlet ve kültürü “millet esasına göre yapılandırmıştı. Böylece Cumhuriyet, dilinin millileşmesini de, kültürel millileşmenin bir tamamlayıcı parçası olarak uygulamaya koydu. Dil devriminde klasik Türkçe (Osmanlıca) bir yana bırakılırken bu kopuşun izleri belirginleşti. Osmanlı’yı “hasta adam”dan ölüme götüren kültürün kullandığı Latince alfabesinin kabul edilmesi ise, bu uygulama içindeki çelişki ve gerekçeleri eşzamanlı olarak içinde barındırıyordu. 

Bugün de ülkemiz siyasetindeki en büyük açmaz, hem kendi dilimizde var olan hem de başka dillerden dilimize giren anahtar kelimelerde toplumsal mutabakata dayalı bir anlam bütünlüğü olmamasıdır: demokrasi, devlet, laiklik, hürriyet, eşitlik, serbestlik, hukuk, adalet, itaat, esaret kelimeleri bunların başında gelmektedir.  Kelimeler, arkasına yaşanmış tarihçeyi almayınca, hangi dilden geliyorsa o milletin ya da dili konuşanın tecrübesi ve anlam gölgeleriyle gelmektedir. Tercüme yoluyla giren kelimeler ve onların kapsadığı kavramlar, o kelime kimlerin vasıtasıyla ve kimin iradesi doğrultusunda olmasını istediyse, o şekilde anlam geliştirmektedir. Dolayısıyla, dilin içinde ayrı diller oluşmakta ve her bir ayrı yorum kendi başına otokratik bir dile dönüşerek, diğer dillere tahakküm etmek istemektedir. Bu diller bazen siyasetin kucağında, bazen siyasetin tacında, bazen belli kesimlerin sultası altında yer almış; mutabakata, müsamahaya, etkileşime ve hatta kendi içindeki değişik unsurların varlığına bile tahammülü olmayan duruma gelmişlerdir.

Siyasetin ve hitabetin dili açık, net ve dünyevi olmalıdır. Hâlbuki Türkiye’de hüküm süren dil, anti-demokratik siyasetin olduğu yer ve zamanlarda kullanılan türden.  Dil ve dudak arasında, dudak ya da niyet okumalarla kendini gösteren dil demokrasiyi geliştiremez. Siyasetin dili teolojik mecazlar ve telmihlerle bezeli, yarı kapalı, dine rağmen dinsel suiistimale açık olabilen yapıdadır. Olayları “seküler” bir mantıkla konuşmak, tartışmak yerine, belagat mahzenlerinde yıllanan, Efesli “Yedi Uyuyanların tarihçelerini kendi mantığına göre güncelleyen, günümüze uyarlayan, günümüzdeki kavgaları tarih üzerinden hesaplaşmaya götüren, stratejinin “kuvvet dengelerini” gözeterek polemiğe soktuğu dil. Kıyasıya bir “ezber bozma” edebiyatı yaparken, kendince “put kırma” hevesine kapılıp, ezberden robot resmi çizdiği putları kırarken, yerine kendi putlarını ikame etmeye çalışan bir dil. 

Günümüzde, bu dilin bir ucu Sayın Başbakan’a ve yakın mesai arkadaşlarına uzanıyor. Erdoğan ve AKP’li siyasiler, siyasi söylemle dini hitabeti birbirine karıştırmaktadırlar. Milli Görüşün sembolik gömleğini çıkardıklarını sıklıkla ifade ettiler, ama Milli Görüş teolojik belagatini devam ettirmektedirler. “Yusuf Medresesinde” pişen Başbakan ve AKP şahsında sıklıkla “Asr-ı Saadet” telmihleri ortaya konmaktadır. Asr-ı Saadet, Müslümanların bilinçaltında adalet ve demokrasi, eşitlik ve hukuk açısından “altın çağ” olarak yer almıştır. Ne Demirel’in AP’sinin ne de Erdoğan’ın AKP’sinin--isim benzerliği dolayısıyla-- Asr-ı Saadet’i yansıtmadığı ortadadır. Adalet ve Kalkınma Partisinin “AK Parti” şeklinde kısaltılması, AKP’nin iktidar saadetini uzatmış olabilir, ancak Parti’yi mutlak bir “pir ü pak” simgesel hüviyete dönüştürmez. Öte yandan, Erdoğan’ın siyaseten bugün 1,6 milyar Müslüman adına konuşur tarzda davranması, geçmişte yaşamış Müslümanları temsil edercesine “Müslüman katliam yapmaz” diyebilmesi, sabık Başkan George Bush’un 9/11 olaylarının ardından kullandığı teolojik dili yansıtmaktadır. En azından okuduğu lisede, Raşit Halifelerin belki biri haricinde şehit edildiğini, hatta Hz. Osman’ın mescitte ve ramazan ayında şehit edildiğini, Sıffin Savaşında Hz. Muhammed’in eşi Hz. Ayşe ve kuzeni Hz. Ali’nin arkalarında Müslüman askerler olduğu halde savaştıklarını, mızrak uçlarında Kur’an-ı Kerim sayfalarının uçuştuğunu, “Ashabı kiramdan” Muaviye’nin Ehl-i Beyt’e karşı yaptığı fiziksel ve ideolojik katliamı, hatta onlara her cuma hutbesinde lanetler okuttuğunu bilmesi gerektir. 

Öte yandan, Başbakan Erdoğan’ı “Firavun’un sarayında büyüyen Musa”ya benzeten bir gazeteci-yazarın dünyayı algısı, Amerikan Püritenlerinin dünyaya bakışından farklı değildir. Bu da siyah-beyaz, şer-hayır, onlar-biz eksenine oturmaktadır. Püritenler Amerika’yı cennete, kendilerini Âdem ve Havva’ya benzetirken, Amerika’nın yerli halkını da “şeytan”la özdeşleştirerek, Kutsal Kitap’taki bir anlatıyı kendi tarihsel serüvenlerini açıklamada kullandılar. Bunun adına da “İlahi tasarım” dediler. O halde, “Musa” benzetmesinin diğer unsurlarını da oraya koymak lazımdır.  Firavun’un sarayı Türkiye Cumhuriyeti ise, Firavun kim olmaktadır?  Ayrıca, “Deccal” diye yaftalanan tarihi şahsiyetlerin, karşısında olanlar acaba neyi temsil etmektedirler?  “Tecahül-ü arifane,” bir edebi sanat olmaktan çıkmış, Türkiye siyasetinin irfanını ve edebini tüketir hale gelmiştir.

AKP dini kutsalları siyasi belagat metası olarak kullanıp tutarlı da davranmayınca, bu sefer aynı ekolden gelen Saadet Partisi devreye girmekte, Erdoğan ve çevresini iyi tanıyan insanların diline, yine dini telmihlerden yola çıkan, ama başka noktalarda demirleyen eleştiriler dolanmaktadır. Saadet Partisi cephesi ismini “Asr-ı Saadet”teki “saadete” matuf aldığı  için, kendisini Saadet Asrı ülküsüne daha layık görmekte, Erdoğan ve partisine eleştirilerini yine bu dini söylemle yapmaktadır. Sonuç olarak, Erdoğan ve AKP’de ne Halife Ömer’in adaleti, Ebubekir’in sadıklığı, Osman’ın rikkati ve Ali’nin ilmini bulamadıklarını ifade etmektedirler. Onlara göre Erdoğan, Dicle’nin kenarında dolaşıp, kuzuları kurtlara kaptıran, ama hala Ömer’in kıssalarını anlatmaktan geri durmayan bir dille konuşmaktadır. 

Osman Bey’in vasiyetini kulağına fısıldanınca hatırlayan, zikreden, hatta ululayan, Yunus ve Mevlana’dan alıntıları siyasi belagat çerezi yapan Erdoğan ise, Saadet’in eleştirilerine—diğer muhaliflerine olduğu gibi--dolaylı olarak, öfkeye aşeren bir dille cevap vermektedir. Hiddet ve öfkeyi teatral tavırlarla “tevhit” eden, demokrasi hüneri olarak sunan Erdoğan, yine “kardeşlerine” “aziz” diye hitapla “Mesihçi demokrasi”nin diliyle rakiplerine “Allah’ın izniyle” yapacaklarını anlatmaktadır.

Dahası, sabık Başbakan Necmettin Erbakan’ın ifadesiyle, bir partiye oy vermek kendi başına bir iman meselesi haline gelmektedir. Ya da bir partiye oy verince, insanlar Siyonizm destekçisi olabildiği gibi, vatana hıyanet derecesinde suçlanmaktadır.  Bir başka parti bu telmih kervanına tarihten, gelişigüzel seçilen örneklerle katılmaktadır. Damat Ferit ya da Tanzimat Fermanına atıflar çoğalmakta, bir yandan da hükümetin “açılım”larını” Hudeybiye Antlaşması gibi tanımlayanlar çıkmaktadır. Öte yandan, “Medine Vesikası” hala kulaklarda yankılanmaktadır. Meçhul “zalimler” anıtının açılışını yapacak birileri  ise, harcıalem belagat siyaseti içinde her zaman olageldi.

Bu tarz dini söylemlerle dünyevi olayların açıklanması toplumun farklı katmanlarında, domino etkisiyle yeni tartışılmazları ortaya çıkarmaktadır. Siyasi meseleleri,sıkıntıları çağrışımlar ve göndermeler yoluyla, bazen tarihsel olaylara telmihler yaparak, haldeki olaylara tesettürlü yorumlar getirmenin dili çözüme katkıda bulunmak şöyle dursun,  problemin parçası ve yenilerinin katalizörü olmaktadır. Siyaset erbabından, köşe yazarlarına, cemaat liderlerine,  akademisyenlerden basın patronlarına kadar kullanılan bu dil ya korkunun, art niyetin ya da iz bırakmadan suda yürümenin, karanlıktan yumruk atmanın veya kaostan çıkan çekincenin dilidir.

Muhalif sesler oldukça,  “Allah akıl fikir versin!” türü yaklaşımlardan tutun, “Rabbim bana Cleveland dedi”ye kadar uzanan bir renkli gelenek oluştu AKP cephesinde. Yıllar önce, Genç Parti sabık Başkanı Cem Uzan öfkelenince, Aşil’in topuğundan vurma taktiğiyle iktidara yaklaşmış ve meydanlarda “Allahsız!” diye Başbakan’a yüklenmişti.

Bununla da bitmiyor tabi ki. Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir ve eski DTP milletvekilleri, gözaltına alınan belediye başkanları ilgili bir basın toplantısı yaptı ve küfürlü konuşmuşlardı.  Daha sonra Baydemir, hem iktidarın hem de ona oy verenlerin anlayacağını düşündüğü dilden, konuşmasına Nisa Suresinden ayetler okuyarak devam etti: “'Allah, ağır ve inciten sözlerin açıktan söylenmesini hiç sevmez, ancak söyleyen zulme uğramışsa o başka. Allah her şeyi hakkıyla işitir ve görür.” Bir başka örnekte, yine ayetlerden iktibas yaparak muhalefete iktidar partisi “onlar kördür, sağırdır, dilsizdir ve iman etmezler” mealinde ayetleri okuyarak etti, muhalefet başka bir vesile ile aynı ayetlere atıfla iktidarı eleştirdi. Sıffin Savaşındaki gibi, siyasi mızrakların uçlarında ayetler uçuşurken, “Allah’ın ayetlerini az pahaya satmayınız!” ayetini suiistimalleri anlatmak için kullanıldı.

Dilin cemaatleşmesi bir başka konudur. “Takva”nın “takiyye” derecesiyle at başı gittiği zamanlarda yaşıyoruz. Bir cemaat liderinin, cemaat lideri olduğunun bile avukatlar vasıtasıyla tekzip edildiği, hatta cemaat diye bir şeyin olmadığına, siyasetin derinlerinde dahi olmadığına inanmamız gereken bir Türkiye’de yaşıyoruz. Dahası bu cemaat lideri--hakkında yazılan kitaplarda ifade edildiği gibi-- “hicret” etmiş, yanına “ashap” gibi insanları almışsa, “her peygamber” gibi ülkesinden “hicret” etmiş ise, acaba Hz. Muhammed’in bu sözlerle kemikleri sızlamıyor mu?   Putları kıran Hz. İbrahim, yerine hangi “put”ları koymuştur? “Ecmain!” demek cemaat mensubiyetini ifade ederken, “cümleten!” diyenler farkına varmadan dışarıda kalmışlığı açığa vurmakta, “tesadüf” deyince “onlardan” “tevafuk” deyince bizdenlik remzi olmaktadır.

Diğer örnek, Rum cemaati liderinden. Fener Rum Ortodoks Kilisesi Patriği Barthelemeos’un son açıklamaları bu dilin yeni bir örneğini ortaya koymuştur. Gündemi ve siyasi söylemlerin büründüğü dini kılıfları iyi takip eden Barthelemeos, dini bir telmihle siyasi gündeme yeniden girdi. Uzun zamandan beri “ekümeniklik” meselesini gündemde tutan ve bunu basit bir kazanılmış hakkın iadesi olarak gören Patrik Barthelemeos Amerikan CBS televizyonu muhabiriyle yaptığı konuşmada Türkiye’de         “çarmıha gerilmiş” gibi hissettiklerini ifade etti. Bu konuşmanın Türkiye’de yankı bulması üzerine ise, “bütün dillerde bu tür deyimler vardır ve dar söylemleriyle değil, o dilde yüklenen anlamıyla değerlendirilir” diye açıklama yaptı.

Bu konuşmada niyet okumanın çok ötesinde güçlü atıflar var. Amerikan CBC televizyonu Yeni-Muhafazakâr ideolojiye destek vermesiyle bilinir. Muhtemelen “evde” hissetmenin rahatlıydı Patrik Hazretlerine “çarmıh” olayını hatırlatan. Türkiye’den bahisle, “bazen çarmıha gerilsek de burada kalmayı tercih ediyoruz,” diyor önce. Bu sözler üzerine sunucu, “Kendinizi çarmıha gerilmiş gibi mi hissediyorsunuz?” diye sorunca Patrik “Evet!” yanıtını veriyor.

Peki bu telmihin arkasında yatan tarihi olay neydi? Çarmıh’ın “Tanrı ve Tanrının oğlu” İsa ile bağlantısı ve Roma İmparatorluğu’nun despotik tarzda hem İsa’yı hem de İlk Hıristiyanları zulme maruz bırakması. Roma İmparatorluğu, daha ilk çağlarında Hıristiyanlığı baskı, işkence ve zulümlere tabi tutması, Hıristiyanlıkla mücadelesi İsa’yla başlamıştı Roma’nın. Hıristiyanlık inancına göre “Tanrı” ve “Tanrı’nın oğlu” olan Nasıra’lı İsa’nın çarmıha gerilmiş olması (M. 33), sonraki zamanlarda Roma’ya karşı oluşan pasif direnişin bayrağı yaptı İsa’yı.

Önceleri barışçı sözleriyle, sonra bu uğurda ölümüyle İsa, trajik bir hatıranın mazlum sembolü olmakla kalmadı, havarileri ve takipçileriyle yüzyıllarca süren tedrici bir direniş psikolojisinin işaret fişeği oldu. Roma’nın siyasi ve askeri gücüne, Musevilerin yerleşik ve etkin dini kültürüne, alışılagelmiş hiyerarşileri hiçe sayan bir anarşist tavrıyla yaklaşan İsa’nın, haksız bir şekilde, dalavereyle mahkûm edilmesi, iki bin yıllık bir inancın kilit taşını oluştururken, mazlum hisseden insanların, zulme tabi olan kitlelerin hem merhametini hem hıncını çelikleştirdi. Çarmıh, eski mitolojilerden gelen bir sembolken, Hıristiyanlıkta İsa’yla özdeşleşen, zulme karşı direniş ve diğerkamlığın zihinlere çivilenen direği oldu. Peki aleni olan meçhul anlamını Türkiye Cumhuriyetine nasıl uygulamak lazımdır?  Gerçekleri ne kadar yansıtmaktadır.  Yoksa gerçek de çarmıha mı gerilmektedir?

Son olarak Muharrem üzerinden yapılan teolojik siyaset var. CHP lideri Deniz Baykal, Muharrem vesilesiyle konuşma yaparken, "Mezhebi, cemaati ne olursa olsun dünyanın her yerindeki Müslümanlar bu duyguları saygıyla paylaşıyorlardır" dedi. Tarihsel trajediye kısaca değinen Baykal, ardından "Bu facia, ne yazık ki noktalanmış, bitmiş, insanlığın hafızasından kopup gitmesine fırsat verilmiş bir facia olmanın ötesinde bir anlam yaşıyor. Ne yazık ki, ehlibeytin maruz kaldığı facianın o kadar dramatik olmasa da başka türlerini hala bu süreç içinde zaman zaman yer yer yaşamak durumunda kalıyoruz. Facialar ve zulüm devam ediyor. İnsanlık buna tepki gösterme ihtiyacını hissediyor. Ne yazık ki, Muaviyeler, Yezitler bitmedi” derken, günlük siyasete imalı göndermeler yapmıştır. Alevi karşıtlığını, “Muaviyeler ve Yezitler” diye ifade eden Baykal’ın son günlerde “Cemevi-mescid” bağlamında konuya yaklaştığı açıktır. Arkasından gelen cümle ise, doğrudan Türkiye gündemini yorumlamaktadır: “Tiranlık, zorbalık ve ihanete karşı soyluluğun, adaletin ve fedakârlığın yükselen sancağı olan Kerbelâ’da yaşananlardan bugüne uzanan mesaj, emanete riayet, vefa, izan ve adalet duygusundan asla ayrılmamamız gerektiğidir.”

Sembolleşen, sloganlaşan dil tartışılmaz, ancak tampon çıkartmalarına malzeme olur. Demokratik tartışma ortam ve zemini ancak net bir dille ve ortaya konan fikirlerle olacaktır. Bir yanda AB’ye girme çabaları sadece iç siyaset tahterevallisine dönmekte, öte yandan “Avrupalı olmak istiyoruz!” belagati ile Asya’ya özgü, kapalı tarzda beyanatlar devam etmektedir. Siyaset aktörlerinin geneli için geçerli olan bu tavır, tarihi ve siyasi bir yığın meseleyi uluorta zarf atma tarzında ortaya salıvermektedir sonra da izlemeye alıp etkilerini ölçmeye çalışmaktadırlar. Bir fıkra ya da mesel içinden,  keyfe keder anlam çıkarmak tarzında demokratik tavır ve mücadele çıkmayacağı açıktır. Bilimsellikten ve diyalojik müzakereden uzak tarzda tartışmaya açılan konular, dezenformasyon ve propaganda malzemesine dönüşmekte, taraflar  birbirinden “koz” kapmaya, karşı tarafa künde attırmaya çalışmaktadırlar.

Uzun zamandan beri, laiklik tartışması yapılırken tekrarlanan bir algı, laikliğin, din ile devletin ayrışması” olduğudur. Asıl unutulan ise, siyasetin dinileşmesi, dinin siyasileşmesi, dilinin dinileşmesi, mantığının ülke çıkarları ve kucaklayıcı üslupla değil, siyasileşen bir teolojik söylemle oluşmasıdır. Hatiplik liseden gelen bir siyasi maharettir belki, ancak “İmam” tarzında başbakanlık, demokrasinin bir uzantısı değildir. Başbakan, “vatandaşlarım!” deyince ayrı, “aziz” “kardeşlerim!” deyince ayrı söylem evreni ortaya çıkar. Yanlış olan, toplumca tasvip edilmeyen şeye “günah” demek dini, “ayıp” demek töresel, “kabahat” kişisel,” “kusur” teknik, “suç” demek yasal bir tanımlama olur. Devletin dilinde, ayıp ve günahın yeri yoktur, bir şey yasal ya da suçtur—ki bu seküler mantığın basit bir sonucudur.

 

 

 


#12117 From: celil yigit <sigaraaksamlari@...>
Date: Thu Dec 31, 2009 3:40 am
Subject: Bir Deneme
sigaraaksamlari
Offline Offline
Send Email Send Email
 

BİREY, TOPLUM ve DÜŞÜNCE

 

Bireyleri düşünmekten yoksun olan toplumlar, dağılmaya ve kaosa en yatkın toplumlardır.


Düşünce noksanlığı, “iktidara” kayıtsız, şartsız itaati getirir. Burada iktidardan kasıt olarak tek başına siyasi iktidar değil, aynı zamanda iş yerinde ki patron, medyada ki objeleştirilmiş bir insan, gene medyanın yönlendirmeleri, bulunduğu çevrede ki bir baskın kişilik ve toplumsal refleksler gibi bir çok element iktidar isminde kavramlaştırılmıştır. Ve nihayetinde düşünemeyen insanın toplumda yer edinebilmek için, kendini, çevresine kanıtlamak durumunda hissetmektedir. Bu dürtü de başlı başına soyut bir iktidara ve yahut sisteme biat etmedir.


Var olduğu için insan düşünür fakat düşünen kişi, varlığını kanıtlayabiliyor demektir. Diğer bir deyişle, düşünemeyen insanın varlığı, diğerleri için pek bir anlam ifade etmez. Hatta varlığından da bihaberdirler. Düşünemeyen toplumlar ise düşünce ve madde üretebilen toplumlar için bir anlam ifade etmez. Aynı şekilde düşünemeyen toplumlar, düşünenler için “başıboş topraklardır”(empty lands).


Düşünce noksanlığı kişide iki şekilde tezahürde bulunur. İlki, düşünemeyen insan, bilgi ve düşünce sahibi kişileri hor görür, onların söylemlerini aşağılar, onlarla alay eder ve saf inat içgüdüsüyle onlara karşı gelmeye çalışır. İkinci olarak düşünce noksanlığı bulunan kişi, düşünebilenlere peygamberlik sıfatı atfedebilecek derecede hayranlık duyar. Onlara biat eder, onlarsız bir şey yapamaz hale gelir. Bu iki tezatlık, kişinin fıtratına göre değişkenlik gösterir. Bir kısmı ilk yolu izlerken, bir kısmı da diğerini izler.


Yukarıda bahsetmiş olduğum her iki durumdan bir tanesi yahut ikisi birlikte toplumu bir çıkmaza itebilecek güçtedir. Düşünebilen, bilgi sahibi kişiler tarafından olaya bakacak olursak; kendilerini alay konusu eden, kendilerine zıt giden düşünemeyenlere karşı bir kin beseleyecekler, bu hali toplumun genelinde görmeye başlayacaklar ve her hangi bir mevzuda ise “onlar” anlamazlar, en iyisini ben bilirim düsturunu takınacaklardır. Hakir gördüklerinin bir olayda ki yönelişlerini muteber ve üzerinde kafa yormaya değmeyecek sayacaklar, sahip oldukları kin ve nefretle iktidarlarını onlarla paylaşmak istemeyeceklerdir. Kitlelerin söz haklarının güçlü sayıldığı şu dönemlerde bu tür durumlar kutuplaşmaya toplumun bütünlüğünün bozulmasına sebebiyet verir.


İkinci halde ise; kendisine biat eden, bir nevi ona dalkavukluk eden kişilerle bir nesep oluşturabilecek güce erişen düşünebilen, bilgi sahibi insan, kendine aydınlatma kaftanının misyonunu biçer. Kendisini önü alınamaz bir sel olarak görür ve kibrinin de yardımıyla kendisine bağlananları ihsanıyla ödüllendireceğini, kendisine uymayanları ise yıkıcı gücüyle ezip geçeceğini düşünür[1]. Bu hale gelen insanların çokluğu, toplumsal kaosun derecesini ve şiddetini de belirleyecektir.


Söylemek istediğim, toplumsal kaosun ve dağılmanın sorumluları hem cehalet içerisinde bulunan avamdır, hem de bu toplumda yer edinen aydınlardır. Bu iki taraflı ilişkinin sorumlusu ise devletin meşruiyetini dayatmış olduğu temeller, kişi ve ideolojilerdir. Hal böyle iken; değil midir ki en rahat şekilde yönetilen toplumlar, cahil bırakılmış toplumlardır? Belki de bir dereceye kadar öyledir. Ta ki başka bir kişi veya kuruluşta gördükleri kudreti, devletin iktidarına yeğleyene kadar…

 



[1] Eric Hoffer, Kesin İnançlılar, syf.146, im yayınevi, 8. Baskı, Şubat 2005.



selametle


Celil Yiğit



Yahoo! Türkiye açıldı!
Haber, Ekonomi, Videolar, Oyunlar hepsi Yahoo! Türkiye'de!
www.yahoo.com.tr

#12116 From: cengizozdiker <cengizozdiker@...>
Date: Thu Dec 31, 2009 3:30 pm
Subject: KUTLAMA - Dr. Cengiz ZDKER'den sevgi, saygyla...
cengizozdiker@...
Send Email Send Email
 
#12115 From: UFUK YERCAN <ufukyercan@...>
Date: Wed Dec 30, 2009 10:00 pm
Subject: RE: {TURNA} Cevaplarim
ufukyercan@...
Send Email Send Email
 
sadece , sizi zevkle okuduumu kaydetmek istedim..
UFUK YERCAN


 

To: turna@yahoogroups.com
From: ilgaz_zorlu@...
Date: Wed, 30 Dec 2009 07:34:31 -0800
Subject: {TURNA} Cevaplarim

 
Taner Bey,
Sorularinizi cevaplamadan evvel sunu kisaca bildirmek istiyorum.
Bu ulkenin ana kurulus belgesi  olan Lozan anlasmasinin bir orjinal nushasi bile memeleketimizde yoktur. Ittihat ve Terakki'nin arsivleri de yoktur, ve Alev hanima bir nazire yapayim: Yillar evvelinde kendisi ile bizzat gorustugum iki Mason ustadi Dr. Rifat ve Prof. Sahir Erman bana sunalri soylemislerdi: " Biz oturduk bize gelen Selanikten belgeleri ayikladik temizledik ve yok ettik. Eger bunu yapmasaydik Selanikliler ( sabetaycilari kast ederlerdi bu lafla) Yahudiler ve Rum-Ermeniler biribirine duserlerdi..
Simdi: Ben bu sordugum sorularin cevaplarini bilsem ne fark edecektir. Onemli olan bu ulkenin aydinlari demokrasiyi gercekten savunan kisileri bu konulari arastirmalidir. Bilim soyle bir sey degil: Birisi gelecek bir sey ileri surecek cevabini da verecek ve hoop hazir receteler olacak. Sosyal bilimler boyle degildir.
1915 olaylarini 2 yil oncesinden ayzan Yahya Muhlis isimli Doktorun anilari tamamen bir tesaduf eseri elime gecti. Bu anilar sadece bana ulasmadi benzer anilar Dr. Nazim- Cavid mektuplasmalari, ermeni olaylarinin nasil planlandigi, nasil bir soykirim isine donusturuldugu orada ozellikle gorev yapan Ittihatci Subaylarin secilmeleri hersey ama hersey bu duzen etrafinda oldu...
Aradan yilalr gecti; bir aksam yemeginde bir ermeni profesor ve bir diplomat ile Ermenistan in Fransa elcisi ile tanistik. Bu kisi bana  " Ilgaz bey ben d eyahudiyim, esimde yahudi. Ama kokenim pacradunidir ( bu konuda lutfen Galante'nin harika makalesini bulunuz) demez mi.. Masada buz gibi bir hava esti. Pakraduniler bin yil kadar oncesinde Tigran zamaninda ermenistana zorla getirilen ve yahudi yapilan ermeni yahudileridir!!!!
Bir de ne gorduk? Bu kisi Turk Ermeni yakinlasmasina sebep olan Samson Ozararat tir. Ve Bay Jefi Kamhi'nin Fransadaki ilserini takip etmektedir. Ben size daha ne anlatmaliyim?
Ermeniler olayin farkinda degiller eger tarih kutusu acilirsa hakikatler ortaya cikarsa esas acilim o zaman olacaktir...
Dilipak in yazdiig yazilari kendisine sormak en dogrusudur sadece birlikte yazdigimiz ve yargilandigimiz Terakki Davalarindan bahis ederek gececegim..
Sordugum sorularin cevaplarini arasitrmacilar arasitrmali. Bu ulkenin kozmik odalarina dahi girilebiliyorken Latife Hanimin mektuplari da acilabilmeli demek ki yazilanlar kozmik odadakinden de gizli..
Bir de Zubeyde Hanimin alman elciliginde Ibrahim Ihsan isimli kisi ile yaptigi evlilik arasitrilmali ve Cankaya'da saklanan, Genel Kurmay'in reddettigi ama Kenan Evren'in yillar oncesinde okudum ama devlet sirridir aciklayamam dedigi su meshur vasiyet acklanmali. Sizler bunu arasitrmazsaniz cok degil bir kac sene icinde vasiyetin bir ornegini kendinde tutan bir Ortadogu ulkesinin tarihcileri aciklayacaklar...
Ben Rabbe sukurler olsun yalan ve iftira haric hicbirseyden korkmam... Ama bunlari yazmak degil halkin toplumun tepkisini almak onemli. Maniplasyon sorulara gelelim; herkes istedigini sormali ama tarihciler arasitrma yapmali... Bunlari tespit etmek bozuk bir yumurtayi anlamak falan gibi bir sey degil , zor cok zor hem de . Bu sebeple ciddi arastirmalar yapilmali ve toplumun okuyan kesimi bu islere dahil olmali..
Ben turnalar hareketini bu yuzden sevdim , acikca tartismalar oluyor seviyeli bir bicimde.. Ama simdi demeyin ki Ilgaz Zorlu neden simdi cikti. Tek nedenim gene yaziyorum cok az okuyan insanin kaldigi bu ulkede okuyan ve tartisanlara artik saldirmayin. Fikrilerine saldirin ama soyumuz sopumuzu one atarak belden asagiya vurmayin...
Bir gun eger masonlarin bana anlatitklarini anlatabilirsem iste esas O zaman binlerce soru olacak..
Iyi olmanizi temenni ediyorum yazdiklarinizi okuyabilidm zahmet evrdim sagolun
Sevgiyle kalin Yeni yilin Tum Turnalar icin Saglik ve Mutluluklarla dolu olmasini temenni ediyorum!
Bu grup belki benim icinde bulundugum tartismalardan rahatsiz olablir bu sebeple cokta uzatmak istemedim
Selamlar
Ilgaz
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 




Windows Live Hotmail: Your friends can get your Facebook updates, right from Hotmail.

#12114 From: Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@...>
Date: Wed Dec 30, 2009 3:34 pm
Subject: Cevaplarim
ilgaz_zorlu@...
Send Email Send Email
 
Taner Bey,
Sorularinizi cevaplamadan evvel sunu kisaca bildirmek istiyorum.
Bu ulkenin ana kurulus belgesi  olan Lozan anlasmasinin bir orjinal nushasi bile memeleketimizde yoktur. Ittihat ve Terakki'nin arsivleri de yoktur, ve Alev hanima bir nazire yapayim: Yillar evvelinde kendisi ile bizzat gorustugum iki Mason ustadi Dr. Rifat ve Prof. Sahir Erman bana sunalri soylemislerdi: " Biz oturduk bize gelen Selanikten belgeleri ayikladik temizledik ve yok ettik. Eger bunu yapmasaydik Selanikliler ( sabetaycilari kast ederlerdi bu lafla) Yahudiler ve Rum-Ermeniler biribirine duserlerdi..
Simdi: Ben bu sordugum sorularin cevaplarini bilsem ne fark edecektir. Onemli olan bu ulkenin aydinlari demokrasiyi gercekten savunan kisileri bu konulari arastirmalidir. Bilim soyle bir sey degil: Birisi gelecek bir sey ileri surecek cevabini da verecek ve hoop hazir receteler olacak. Sosyal bilimler boyle degildir.
1915 olaylarini 2 yil oncesinden ayzan Yahya Muhlis isimli Doktorun anilari tamamen bir tesaduf eseri elime gecti. Bu anilar sadece bana ulasmadi benzer anilar Dr. Nazim- Cavid mektuplasmalari, ermeni olaylarinin nasil planlandigi, nasil bir soykirim isine donusturuldugu orada ozellikle gorev yapan Ittihatci Subaylarin secilmeleri hersey ama hersey bu duzen etrafinda oldu...
Aradan yilalr gecti; bir aksam yemeginde bir ermeni profesor ve bir diplomat ile Ermenistan in Fransa elcisi ile tanistik. Bu kisi bana  " Ilgaz bey ben d eyahudiyim, esimde yahudi. Ama kokenim pacradunidir ( bu konuda lutfen Galante'nin harika makalesini bulunuz) demez mi.. Masada buz gibi bir hava esti. Pakraduniler bin yil kadar oncesinde Tigran zamaninda ermenistana zorla getirilen ve yahudi yapilan ermeni yahudileridir!!!!
Bir de ne gorduk? Bu kisi Turk Ermeni yakinlasmasina sebep olan Samson Ozararat tir. Ve Bay Jefi Kamhi'nin Fransadaki ilserini takip etmektedir. Ben size daha ne anlatmaliyim?
Ermeniler olayin farkinda degiller eger tarih kutusu acilirsa hakikatler ortaya cikarsa esas acilim o zaman olacaktir...
Dilipak in yazdiig yazilari kendisine sormak en dogrusudur sadece birlikte yazdigimiz ve yargilandigimiz Terakki Davalarindan bahis ederek gececegim..
Sordugum sorularin cevaplarini arasitrmacilar arasitrmali. Bu ulkenin kozmik odalarina dahi girilebiliyorken Latife Hanimin mektuplari da acilabilmeli demek ki yazilanlar kozmik odadakinden de gizli..
Bir de Zubeyde Hanimin alman elciliginde Ibrahim Ihsan isimli kisi ile yaptigi evlilik arasitrilmali ve Cankaya'da saklanan, Genel Kurmay'in reddettigi ama Kenan Evren'in yillar oncesinde okudum ama devlet sirridir aciklayamam dedigi su meshur vasiyet acklanmali. Sizler bunu arasitrmazsaniz cok degil bir kac sene icinde vasiyetin bir ornegini kendinde tutan bir Ortadogu ulkesinin tarihcileri aciklayacaklar...
Ben Rabbe sukurler olsun yalan ve iftira haric hicbirseyden korkmam... Ama bunlari yazmak degil halkin toplumun tepkisini almak onemli. Maniplasyon sorulara gelelim; herkes istedigini sormali ama tarihciler arasitrma yapmali... Bunlari tespit etmek bozuk bir yumurtayi anlamak falan gibi bir sey degil , zor cok zor hem de . Bu sebeple ciddi arastirmalar yapilmali ve toplumun okuyan kesimi bu islere dahil olmali..
Ben turnalar hareketini bu yuzden sevdim , acikca tartismalar oluyor seviyeli bir bicimde.. Ama simdi demeyin ki Ilgaz Zorlu neden simdi cikti. Tek nedenim gene yaziyorum cok az okuyan insanin kaldigi bu ulkede okuyan ve tartisanlara artik saldirmayin. Fikrilerine saldirin ama soyumuz sopumuzu one atarak belden asagiya vurmayin...
Bir gun eger masonlarin bana anlatitklarini anlatabilirsem iste esas O zaman binlerce soru olacak..
Iyi olmanizi temenni ediyorum yazdiklarinizi okuyabilidm zahmet evrdim sagolun
Sevgiyle kalin Yeni yilin Tum Turnalar icin Saglik ve Mutluluklarla dolu olmasini temenni ediyorum!
Bu grup belki benim icinde bulundugum tartismalardan rahatsiz olablir bu sebeple cokta uzatmak istemedim
Selamlar
Ilgaz
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


#12113 From: Taner Ayaz <tanerayaz@...>
Date: Wed Dec 30, 2009 1:23 pm
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA DEVAM
tanerayaz@...
Send Email Send Email
 
Ilgaz Bey'in yazısı üzerine bir şeyler yazmıştım. Sanırım bir karakter problemi olmuş. İsmail'in uyarısı ile aynı yazıyı bir word dosyası olarak ekleyerek gönderiyorum.

Sevgiler.

30 Aralık 2009 12:03 tarihinde Taner Ayaz <tanerayaz@...> yazdı:
Ilgaz Bey'in soruları çok ilginç.

Benzeri soruları başka yerlerde de okumuştum. (Mesela A.Dilipak - Atatürk'ün göz ameliyatı, ölüm döşeğindeki günlüğü vs.) Ortaya sorular atılıyor ve bunların cevapları verilsin deniyor... Fakat daha cevap veren çıkmadı bu sorulara...

İlk kez böyle soruları olan birine benim de soru sorabilme imkanım olduğundan ben hepsi adına Syn. Ilgaz'a sormak istiyorum;

-Bunların yanıtlarını bilmiyor musunuz da soruyorsunuz?
-Biliyorsanız ve bilebildiğinize göre az bilinen ancak gizli de olmayan şeyler olduğuna göre neden cevapları siz vermiyorsunuz?
-Bu cevapları vermeniz durumunda başınıza bir hal mi geleceğinden korkuyorsunuz? (ki yersiz bir korku değil bence...)
-Hakkınızda bir google araması yapıldığında pek de bildiğini söylemekten korkacak birine benzemiyorsunuz!
-Cevapsız soruların manipülasyon olma ihtimaline karşı kendimizi nasıl koruruz? (Burada yukarıda yazdığım -benzeri soru/iddialar karşısında sorularımın böylesi iddiaları olan kimselerin hepsi adına olduğunu tekrar hatırlatırım.)

Bir de Sayın Alatlı'nın masonlukla ilgili söylediği "oturup öğreneceksiniz" ifadesi ile "bu soruların cevapları verilsin" talebini birleştirirek soruyorum; "bu ülkenin aydınları hep topu sıradan insanlara mı atacak icab ettiğinde?" "Oturup hepimiz; din-siyaset-tarih- vb. tüm sosyal bilimlerde derinleşmek zorunda mıyız? Peki kim süt satacak?

Teşekkürler, Saygılar...

30 Aralık 2009 11:10 tarihinde ismailyigit_onarimci <ismailyigit_onarimci@...> yazdı:

 

Sayin Ilgaz Zorlu;

Ben de bilmukabele Turna grubuyla bu paylasimda bulundugunuz icin cok tesekkur ediyorum.

Tarihten korkmanin, cocuk toplum olmanin tezahurlerinden birisi olduguna inanan birisi olarak Turkiye'mizin tarihinin aydinlanmasi icin yaptiginiz calismalari oldukca onemsemekteyim.

Insanlarin dinlerini, etnisitelerini bilmedigimiz; ama bunun bir devlet erki ya da toplumun kendi erki zorla bastirdigi icin degil, birbirimizle kurdugumuz munasebetlerin daha askin baglar uzerinden yukseldiginden bu koken bilgilerini merak dahi etmedigimiz icin oldugu bir Turkiye dusluyorum.

Bu arada,"...bu topraklarda onlarca peygamber cikaran Rab mutlaka ki bu topraklara Ortadogumuza gene bir care verecektir." dileginize katilmakla birlikte, bir cografyaya cok sayida peygamber gonderilmis olmasinin bir yan anlaminin o cografya insanlari icin pek hayirli olmayacagini da hatirlatmak isterim. :-) Esasinda, bir beldeye cok sayida peygamber gonderilmis olmasi ovunulecek birsey degil, o belde insaninin Rab'bin sozlerine pek kulak asmadiginin da bir gostergesidir. :-)



Saglicakla

ismail

--- In turna@yahoogroups.com, Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@...> wrote:
>
> Ismail Bey,
> Oncelikle nazik mesajiniz icin candan tesekkurler. Kisaca size cevap vermek istiyorum ama belki grup uyeleri bundan rahatsiz olabilirler bu sebeple pesinen kendilerinden ozur diliyorum.
> Internetten de yakinen takip edebileceginiz gibi cemaatimize ait bir okul-dini binanin korunmasi icin 2000 yilinda baslattigim mucadele maalesef beklenmedik bir sekilde sonuclandi. Hakkimda toplam 400.000.000 TL lik 10 dan fazla tazminat davasi acildi, ben gerci bunlardan birisi haric hepsinden 10 yil sonra beraat ettiysem de bu isin pesinde olanlar basarili oldular ve bugun herkesin gittigi Yuksek sosyetenin alisveris merkezi olan City's isimli merkez bir dini mabedimizin uzerine oturtulmus oldu..
> Yazacak cok sey var fakat simdilik bunu yazamiyorum. Cunku kimse yazdiklarima sahip cikmadi, herkes sabetayciligi bir rant malzemesi olarak gordu, yazilan kocaman cehalet abidesi tugla kalinligindaki kitaplar, ozellikle devletin icinden bir Sirket musterisi yazara verilen yalan yanlis bilgilerle ( bu terimleri icinde olanlar bilirler) sabetayizm konusu suraya getirildi : Herkes sabetay yapildi bu bilincli ve planli bir islemdi, herkes yahudi annen yahudi baban yahudi atan yahudi sende yahudisin gibi sacma sapan bir sonucla olay cozumlendi..

> Bugun ulkemiz bir yol ayriminda.. Ama bu yol ayrimini iyi anlayabilmemiz icin kapali tutulan
> gecmisimizi de anlamamiz bulmamiz lazim..
> Bu yol ayrimina nasil geldik 1924 te neler oldu Ittihat ve Terakki neler yapti tum bunlarin cevapları bilinmeden yakin tarihimiz anlasilamaz. Dusunun Latife Hanim'in mektuplarini acmaya korkan bir Turk tarih Kurumu'nun varoldugu bir ulkede neyi konusabiliriz, hangi gercegi anlatabiliriz?

> Tum grup uyelerine bir vasiyet birakiyorum. Su sorulari birileri bir gun cevaplayabilmeli:
> 1- Ittihat ve Terakki Cumhuriyet'in temeli olduguna gore arsivleri nerededir? Bu arsivler okunmadan bilinmeden yazilan  tarih nasil gercegi yansitir?

> 2- Zubeyde Hanim'in Alman Elciliginde yapmis oldugu evlilik ile ilgili askerlerin elinde nasil bir belge vardir? Bu evlilik kimle yapilmistir? Ibrahi
> 3- IT nin son hahambasisi Lozan gorusmelerinin kilit ismi olana Hayim Nahum isimli
> hahamla iligli bu ulkede sadece tek bir kitap yayimlanmistir. O kitap bir daha neden basilmamistir? Hayim Nahum Lozan'dan sonra Turkiye'ye geri donmeyerek Misir'a gitmis orada Hahambasi olmus Cemal Abdulnasir'in fikir babasi olmustur. Anilari neden yayimlanmaz, IT nin 80 ton altinini Isvicreye kacirdigi burada yayimlanan kitapta yer alan bir amerikan belgesinde iddia edilmektedir. Kendisi ile ilgili neden internette detayli bir yazi yoktur.
> 4- Afet Inan in Ataturkle iligli yazdigi hicbir kitapta yer almadigi halde AEYalman'in M Kemal ile yaptigi 1924 roprtajinda gazeteci neden Tevfik Ehad Efendi ile Semsi Efendi'nin kendisinin hocasi oldugunu ozellikle sorgulamistir. MKemal neden Maliye Naziri Cavid ve Dr. Nazim'i Izmir suikastinden dolayi astirdigi halde AE Yalman'i astirmamistir?
> Bu liste daha cok uzuyor. Yaziyorum, inanilmaz tazminat davalarina muhatap oluyorum, ve en acisi bu ulkede dindar-muhafazakar oldugu soylenen kisilerin yukaridaki olaylarin devamcisi olan kilit isimlerle olan iliskilerini goruyorum.
>  

> Hep yazdim bilemiyorum samimiyetime ne kadar inanacaksiniz ama: Turkiye sizlerin ne kadar ulkeniz ise benimde bir yahudinin de bir Turkiye'li ermeninin de hatta Lubnanli bir ermeninin de o kadar ulkesi vatani. Bir insani yetistigi topraklardan atarak onu tarihi ve kulturel baglarindan asla koparamazsiniz. Sadece otelersiniz ve o her gittigi yerde yine anavatanina bagli kalir..
>  

> Bu sebeple ulkemizin icinde bulundugu durumdan aci cekiyorum. Ulkemi insanlarini cok seviyorum. Istanbul'u Izmir'i Erzurum'u Adanayi her gun ama her gun severek yad ediyorum.
> Bir cizgi icinde bir noktaya dogru hizla gidiyoruz. Olaylar kisaca ve aci bir sekilde soyle oluyor: ABD de bir dusunce kurulusunda para hirsi ile yanip tutusan bir univeriste arasitrmacisi bir senaryo yaziyor, bunun icin cesitli isim yapmis okullardan hocalar satin aliniyor ve koskoca bir ulke sacma sapan iddialarla yok ediliyor: Iste Irak!! Sonucta Irak ta kazanan siiler oluyor ve Isreli koruyacagim diye oraya gidenlerde siilere koskocaman bir ulkeyi teslim ediyorlar. KOmplo teorisyeni diye yazan tum muhalifleri susturuyorlar kanunsuzca telefonlar dinleniyor ve daha bir suru olay oluyor, toplum susmus sanki olumu bekleyen yasli bir insan gibi basina gelcek felaketi an be an bekliyor. Oysa; bu topraklarda onlarca peygamber cikaran Rab mutlaka ki bu topraklara Ortadogumuza gene bir care verecektir.
> 1910 yilinda Irak'taki bir Osmanli vatandasina sen 50 sene sonra buraya pasaportla geleceksin deselerdi inanir miydi? Ben de 50 sene sonra Diyarbakir'a Hatay'a pasaportla gitmek istemiyorum. Ama ben Suriye'ye Lubnan'a, Misir'a da pasaportsuz gidelim istiyorum...
> Cok yazdim: Son bir nokta: Hergun memleketim icin dua ediyorum, Allah'im zeval vermesin aci vermesin kan dokulmesine izin vermesin diye.. Ve tum bu kotulukler olurken magazin haberlerinin baskisina  ugramadan program yapan ( aslinda kendisini biraz soguk bulsamda) , butun bu karanliga karsi bir iki guzel soz soyleyen gencleri sorgulayan ve konusturan bir hanimefendiye babasindan dolayi saldirilinca kendimi tutamadim.

> Bu sebeple konustum, Ismail Ustadimiz sordu cevapladim. Ben asla fitil ateslemedim sadece gercekler yazilsin istedim, keske sahip cikan olsaydi keske ciddi arastirmalar yapilsaydi. Ama olay carpitildi ve zaman kimin bunlari yaptigini bizlere gosterecek.
> Sizleri sıktı  isem ozur diliyorum, herkese saygilarimi arz ediyorum.
> Ilgaz Zorlu
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>




--
Taner Ayaz

...bin safsata bir mısra-i bercesteye değmez...



--
Taner Ayaz

...bin safsata bir mısra-i bercesteye değmez...

1 of 1 File(s)


#12112 From: "ismailyigit_onarimci" <ismailyigit_onarimci@...>
Date: Wed Dec 30, 2009 12:56 pm
Subject: Re: Tesekkurler
ismailyigit_...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Estagfurullah...

Turna grubundan seckilerin yer aldigi bir bolum var onarimcilar sitesinde ama
epeydir guncelleyemiyordum. Bu cagriniz umarim kirbac etkisi yaratir da en kisa
zamanda bir arsiv fareligi yapip siteyi guncellerim:

http://www.onarimcilar.net/j/index.php?option=com_content&task=section&id=5&Item\
id=15

Saglicakla

ismail

--- In turna@yahoogroups.com, Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@...> wrote:
>
> Ismail Ustadim,
> Beni cok mahcup ettiniz tesekkurler ediyorum.
> Benimden bir dilegim var: Burada cok enteresan bilgiler yazismalar oluyor ama
bunlarin topluma yayilmasi lazim. Bunlar neden yazili bir hale getirilmezler.
Benim en basta fark ettigim genc kusaklar TR tarihinin ana hatlarindan
habersizler , bir arastirma kitapcigi yazilsa herkese cok faydasi dokunurdu diye
dusunuyorum.
> Tekrar mahcubiyetimi ifade ediyorum
> Saygi ve selamlar
> Ilgaz
> 
> ps: Ortadogu halklarinin hepsi evet cok fazla gunah isledikleri icin cok fazla
peygamber hep bu cografyaya gelmistir. Ama munutmayin bir iki yil oncesinde BOP
den,len soytarilikla memelektimiz bolunmeye calisilmak istendi bu halen devam
etmekte. Ama ABD de buyuk bir kriz basladi bakin ister istemez stratejileri
yumusadi...
> Bu cografyanin yoksul onurlu ve sessiz insanlarinin koskocaman bir silahlari
var ve inanin bu silahlar hepsinden kuvvelidir. Rabbe kalpten gelen bir yakaris
bir dua.. Ne olursa olsun bu cografyada kalacagiz ve hep birlikte mutlulukla
yasayacagiz..
> 
>
> 
> 
>

#12111 From: Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@...>
Date: Wed Dec 30, 2009 10:34 am
Subject: Tesekkurler
ilgaz_zorlu@...
Send Email Send Email
 
Ismail Ustadim,
Beni cok mahcup ettiniz tesekkurler ediyorum.
Benimden bir dilegim var: Burada cok enteresan bilgiler yazismalar oluyor ama bunlarin topluma yayilmasi lazim. Bunlar neden yazili bir hale getirilmezler. Benim en basta fark ettigim genc kusaklar TR tarihinin ana hatlarindan habersizler , bir arastirma kitapcigi yazilsa herkese cok faydasi dokunurdu diye dusunuyorum.
Tekrar mahcubiyetimi ifade ediyorum
Saygi ve selamlar
Ilgaz
 
ps: Ortadogu halklarinin hepsi evet cok fazla gunah isledikleri icin cok fazla peygamber hep bu cografyaya gelmistir. Ama munutmayin bir iki yil oncesinde BOP den,len soytarilikla memelektimiz bolunmeye calisilmak istendi bu halen devam etmekte. Ama ABD de buyuk bir kriz basladi bakin ister istemez stratejileri yumusadi...
Bu cografyanin yoksul onurlu ve sessiz insanlarinin koskocaman bir silahlari var ve inanin bu silahlar hepsinden kuvvelidir. Rabbe kalpten gelen bir yakaris bir dua.. Ne olursa olsun bu cografyada kalacagiz ve hep birlikte mutlulukla yasayacagiz..
 

 
 


#12110 From: Taner Ayaz <tanerayaz@...>
Date: Wed Dec 30, 2009 10:03 am
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA DEVAM
tanerayaz@...
Send Email Send Email
 
Ilgaz Bey'in soruları çok ilginç.

Benzeri soruları başka yerlerde de okumuştum. (Mesela A.Dilipak - Atatürk'ün göz ameliyatı, ölüm döşeğindeki günlüğü vs.) Ortaya sorular atılıyor ve bunların cevapları verilsin deniyor... Fakat daha cevap veren çıkmadı bu sorulara...

İlk kez böyle soruları olan birine benim de soru sorabilme imkanım olduğundan ben hepsi adına Syn. Ilgaz'a sormak istiyorum;

-Bunların yanıtlarını bilmiyor musunuz da soruyorsunuz?
-Biliyorsanız ve bilebildiğinize göre az bilinen ancak gizli de olmayan şeyler olduğuna göre neden cevapları siz vermiyorsunuz?
-Bu cevapları vermeniz durumunda başınıza bir hal mi geleceğinden korkuyorsunuz? (ki yersiz bir korku değil bence...)
-Hakkınızda bir google araması yapıldığında pek de bildiğini söylemekten korkacak birine benzemiyorsunuz!
-Cevapsız soruların manipülasyon olma ihtimaline karşı kendimizi nasıl koruruz? (Burada yukarıda yazdığım -benzeri soru/iddialar karşısında sorularımın böylesi iddiaları olan kimselerin hepsi adına olduğunu tekrar hatırlatırım.)

Bir de Sayın Alatlı'nın masonlukla ilgili söylediği "oturup öğreneceksiniz" ifadesi ile "bu soruların cevapları verilsin" talebini birleştirirek soruyorum; "bu ülkenin aydınları hep topu sıradan insanlara mı atacak icab ettiğinde?" "Oturup hepimiz; din-siyaset-tarih- vb. tüm sosyal bilimlerde derinleşmek zorunda mıyız? Peki kim süt satacak?

Teşekkürler, Saygılar...

30 Aralık 2009 11:10 tarihinde ismailyigit_onarimci <ismailyigit_onarimci@...> yazdı:
 

Sayin Ilgaz Zorlu;

Ben de bilmukabele Turna grubuyla bu paylasimda bulundugunuz icin cok tesekkur ediyorum.

Tarihten korkmanin, cocuk toplum olmanin tezahurlerinden birisi olduguna inanan birisi olarak Turkiye'mizin tarihinin aydinlanmasi icin yaptiginiz calismalari oldukca onemsemekteyim.

Insanlarin dinlerini, etnisitelerini bilmedigimiz; ama bunun bir devlet erki ya da toplumun kendi erki zorla bastirdigi icin degil, birbirimizle kurdugumuz munasebetlerin daha askin baglar uzerinden yukseldiginden bu koken bilgilerini merak dahi etmedigimiz icin oldugu bir Turkiye dusluyorum.

Bu arada,"...bu topraklarda onlarca peygamber cikaran Rab mutlaka ki bu topraklara Ortadogumuza gene bir care verecektir." dileginize katilmakla birlikte, bir cografyaya cok sayida peygamber gonderilmis olmasinin bir yan anlaminin o cografya insanlari icin pek hayirli olmayacagini da hatirlatmak isterim. :-) Esasinda, bir beldeye cok sayida peygamber gonderilmis olmasi ovunulecek birsey degil, o belde insaninin Rab'bin sozlerine pek kulak asmadiginin da bir gostergesidir. :-)



Saglicakla

ismail

--- In turna@yahoogroups.com, Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@...> wrote:
>
> Ismail Bey,
> Oncelikle nazik mesajiniz icin candan tesekkurler. Kisaca size cevap vermek istiyorum ama belki grup uyeleri bundan rahatsiz olabilirler bu sebeple pesinen kendilerinden ozur diliyorum.
> Internetten de yakinen takip edebileceginiz gibi cemaatimize ait bir okul-dini binanin korunmasi icin 2000 yilinda baslattigim mucadele maalesef beklenmedik bir sekilde sonuclandi. Hakkimda toplam 400.000.000 TL lik 10 dan fazla tazminat davasi acildi, ben gerci bunlardan birisi haric hepsinden 10 yil sonra beraat ettiysem de bu isin pesinde olanlar basarili oldular ve bugun herkesin gittigi Yuksek sosyetenin alisveris merkezi olan City's isimli merkez bir dini mabedimizin uzerine oturtulmus oldu..
> Yazacak cok sey var fakat simdilik bunu yazamiyorum. Cunku kimse yazdiklarima sahip cikmadi, herkes sabetayciligi bir rant malzemesi olarak gordu, yazilan kocaman cehalet abidesi tugla kalinligindaki kitaplar, ozellikle devletin icinden bir Sirket musterisi yazara verilen yalan yanlis bilgilerle ( bu terimleri icinde olanlar bilirler) sabetayizm konusu suraya getirildi : Herkes sabetay yapildi bu bilincli ve planli bir islemdi, herkes yahudi annen yahudi baban yahudi atan yahudi sende yahudisin gibi sacma sapan bir sonucla olay cozumlendi..

> Bugun ulkemiz bir yol ayriminda.. Ama bu yol ayrimini iyi anlayabilmemiz icin kapali tutulan
> gecmisimizi de anlamamiz bulmamiz lazim..
> Bu yol ayrimina nasil geldik 1924 te neler oldu Ittihat ve Terakki neler yapti tum bunlarin cevapları bilinmeden yakin tarihimiz anlasilamaz. Dusunun Latife Hanim'in mektuplarini acmaya korkan bir Turk tarih Kurumu'nun varoldugu bir ulkede neyi konusabiliriz, hangi gercegi anlatabiliriz?

> Tum grup uyelerine bir vasiyet birakiyorum. Su sorulari birileri bir gun cevaplayabilmeli:
> 1- Ittihat ve Terakki Cumhuriyet'in temeli olduguna gore arsivleri nerededir? Bu arsivler okunmadan bilinmeden yazilan  tarih nasil gercegi yansitir?

> 2- Zubeyde Hanim'in Alman Elciliginde yapmis oldugu evlilik ile ilgili askerlerin elinde nasil bir belge vardir? Bu evlilik kimle yapilmistir? Ibrahi
> 3- IT nin son hahambasisi Lozan gorusmelerinin kilit ismi olana Hayim Nahum isimli
> hahamla iligli bu ulkede sadece tek bir kitap yayimlanmistir. O kitap bir daha neden basilmamistir? Hayim Nahum Lozan'dan sonra Turkiye'ye geri donmeyerek Misir'a gitmis orada Hahambasi olmus Cemal Abdulnasir'in fikir babasi olmustur. Anilari neden yayimlanmaz, IT nin 80 ton altinini Isvicreye kacirdigi burada yayimlanan kitapta yer alan bir amerikan belgesinde iddia edilmektedir. Kendisi ile ilgili neden internette detayli bir yazi yoktur.
> 4- Afet Inan in Ataturkle iligli yazdigi hicbir kitapta yer almadigi halde AEYalman'in M Kemal ile yaptigi 1924 roprtajinda gazeteci neden Tevfik Ehad Efendi ile Semsi Efendi'nin kendisinin hocasi oldugunu ozellikle sorgulamistir. MKemal neden Maliye Naziri Cavid ve Dr. Nazim'i Izmir suikastinden dolayi astirdigi halde AE Yalman'i astirmamistir?
> Bu liste daha cok uzuyor. Yaziyorum, inanilmaz tazminat davalarina muhatap oluyorum, ve en acisi bu ulkede dindar-muhafazakar oldugu soylenen kisilerin yukaridaki olaylarin devamcisi olan kilit isimlerle olan iliskilerini goruyorum.
>  

> Hep yazdim bilemiyorum samimiyetime ne kadar inanacaksiniz ama: Turkiye sizlerin ne kadar ulkeniz ise benimde bir yahudinin de bir Turkiye'li ermeninin de hatta Lubnanli bir ermeninin de o kadar ulkesi vatani. Bir insani yetistigi topraklardan atarak onu tarihi ve kulturel baglarindan asla koparamazsiniz. Sadece otelersiniz ve o her gittigi yerde yine anavatanina bagli kalir..
>  

> Bu sebeple ulkemizin icinde bulundugu durumdan aci cekiyorum. Ulkemi insanlarini cok seviyorum. Istanbul'u Izmir'i Erzurum'u Adanayi her gun ama her gun severek yad ediyorum.
> Bir cizgi icinde bir noktaya dogru hizla gidiyoruz. Olaylar kisaca ve aci bir sekilde soyle oluyor: ABD de bir dusunce kurulusunda para hirsi ile yanip tutusan bir univeriste arasitrmacisi bir senaryo yaziyor, bunun icin cesitli isim yapmis okullardan hocalar satin aliniyor ve koskoca bir ulke sacma sapan iddialarla yok ediliyor: Iste Irak!! Sonucta Irak ta kazanan siiler oluyor ve Isreli koruyacagim diye oraya gidenlerde siilere koskocaman bir ulkeyi teslim ediyorlar. KOmplo teorisyeni diye yazan tum muhalifleri susturuyorlar kanunsuzca telefonlar dinleniyor ve daha bir suru olay oluyor, toplum susmus sanki olumu bekleyen yasli bir insan gibi basina gelcek felaketi an be an bekliyor. Oysa; bu topraklarda onlarca peygamber cikaran Rab mutlaka ki bu topraklara Ortadogumuza gene bir care verecektir.
> 1910 yilinda Irak'taki bir Osmanli vatandasina sen 50 sene sonra buraya pasaportla geleceksin deselerdi inanir miydi? Ben de 50 sene sonra Diyarbakir'a Hatay'a pasaportla gitmek istemiyorum. Ama ben Suriye'ye Lubnan'a, Misir'a da pasaportsuz gidelim istiyorum...
> Cok yazdim: Son bir nokta: Hergun memleketim icin dua ediyorum, Allah'im zeval vermesin aci vermesin kan dokulmesine izin vermesin diye.. Ve tum bu kotulukler olurken magazin haberlerinin baskisina  ugramadan program yapan ( aslinda kendisini biraz soguk bulsamda) , butun bu karanliga karsi bir iki guzel soz soyleyen gencleri sorgulayan ve konusturan bir hanimefendiye babasindan dolayi saldirilinca kendimi tutamadim.

> Bu sebeple konustum, Ismail Ustadimiz sordu cevapladim. Ben asla fitil ateslemedim sadece gercekler yazilsin istedim, keske sahip cikan olsaydi keske ciddi arastirmalar yapilsaydi. Ama olay carpitildi ve zaman kimin bunlari yaptigini bizlere gosterecek.
> Sizleri sıktı  isem ozur diliyorum, herkese saygilarimi arz ediyorum.
> Ilgaz Zorlu
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>




--
Taner Ayaz

...bin safsata bir mısra-i bercesteye değmez...

#12109 From: Ismail Yigit <ismail.yigit@...>
Date: Wed Dec 30, 2009 9:53 am
Subject: Ilgaz Zorlu - biyografi
ismailyigit_...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhaba Turnalar;
Ilgaz Bey'i daha once duymamis olan Turnalar icin, kendisiyle yapilmis vebiyografi.net adresinde yayinda olan bir roportaji paylasmak istiyorum:
Saglicakla
ismail

--
http://twitter.com/ismailyigit
http://www.onarimcilar.net

--Daha iyi bir dnya pekala mmkndr--

#12108 From: Veysel BATMAZ <veysel.batmaz@...>
Date: Wed Dec 30, 2009 9:23 am
Subject: Re: {TURNA} ERTURUL ZKK' N SIRTINDAN FAKR EDEBYATI YAPMAK STYORUM
veyselbatmaz...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Konu ile ilgili üç ay once yazdığım yazı: http://vistilefakademik.blogspot.com/2009_09_27_archive.html
 
2009/12/30 Mahmut Çebi <cebimahmut@...>
 

 ERTUĞRUL ÖZKÖK’ ÜN SIRTINDAN FAKİR EDEBİYATI YAPMAK İSTİYORUM

Ertuğrul Özkök Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmenliğinden istifa etmiş….
Yüzbin çeşit yorumla bu haber doldurmuş medyamızı. Ağlayıp zırlayanlarından, sevinenlerine kadar yüzbin çeşit yazı süslemiş tüm yazılı ve görsel basını.

Ne oluyor ulan?

Kimdir Ertuğrul Özkök?

20 yıl boyunca ülkenin en çok satan gazetesinde, kendisine adam gibi hiç bir ilke edinme gereği duymadan, postmodern iletişim çağının gerçekleri diye yutturulan uydurma kurallarından ve iletişim kurnazlarından mülhem fikirleriyle kotardığı projeleri, fareli köyün kavalcısı olmanın avantajıyla hayata geçirmiş, peşine taktığı, kavalının büyülü sesinden serseme dönmüş kitlelerin aslında olmayan niceliğiyle, en sonunda kendisi de serseme dönmüş bir postmodern, dörtbaşı mahmur, dört köşe bir yazardır.Değil midir, abilerim ablalarım?

Ne oluyor ulan?

Neredeyse 4 milyon işsizin yaşadığı, 15 milyon insanın yoksulluk sınırında yaşadığı ülkede, Ertuğrul Özkök’ün işsizliği hicran yarası gibi sardı tüm benliğimizi.Kaldı ki ,işsiz de değil. Yazmaya devam edecek ne yazık ki.

Bir fakir iddiasında bulunup, Hürriyet’te en az okunan adam, Özkök’ tür dersem çok mu fakir kalır, Ey! bu satırların okuyanı! Son bir ayda kaç tane Özkök yazısı okudun? Cevap vermeden önce, bu adamın neredeyse her allahın günü yazdığını hesap ederek cevap ver ne olur.Kaldı ki envayi her cevabının, bu fakir edebiyatına hiç bir katkısı olmayacağı da kesindir.

Proust’un, Joyce ile ilk karşılaşmasındaki entellektüel hayal kırıklığı üzerine ince bir kitap yazabilirdim ama ben yine de fakir edebiyatı yapmak istiyorum abilerim ablalarım.Çünkü, Gorki’nin “ANA” sından, Ivan Petroviç’in “AVRADI” na kadar, zengin denilen dünya edebiyatını asıl zenginleştirenler fakirlerin edebiyatıdır çoğunlukla, abilerim ablalarım.Korkmayın fakir edebiyatı yapmaktan.Jean Valjean örnek değil ibret olsun.Samimiyet en güçlü silahınızdır.Kullanmaktan çekinmeyin lütfen.

Ne oluyor ulan?

Ergenekon, kürt açılımı, KCK (iğrenç bir sırada, sıradışı görüntünün sıralanmış kurbanları.Çağdaş arınma posterleri gibi) ve ezcümle gündem manyağı yaptığınız osssuruktan gündemler bittimi de bir kökten öz çıkardınız şimdi?

Heisenberg’ in belirsizlik ilkesinden ilhamla, punduna getirip bir alay miralay üzerine, ulusal salyalarımı akıtarak belirlenmiş övgüler de düzebilir, uyduruk su-i kastlarınıza kastedip, aklınızı da gasp edebilirdim ama, ben, yine de fakir edebiyatı yapmak istiyorum, abilerim ablalarım, affınıza sığınarak.

Sokaklara dökülmüş TEKEL işçilerine, “yatarak para kazanıyorlar” demiş, Başşş Bakanımız.Senin temsil ettiğin cumhuriyetin yanlış uygulamalarının müsebbibi o garibanlar mıdır, yoksa hala hakkını vere vere ve hatta üzerine çömelip, cumhuriyet tarihinin en emperyal yalakası hükümetinle bir yandan parmak atıp bir yandan da eskilerine rahmet okuturcasına peşkeş çektiğin cumhuriyet ülkesinin, bir türlü kifayet sahibi olamamış kurumlarımıdır?" “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir” mevzuuna girmiyorum bile.Çünkü oradan atılan her kurşunla, yenilen her kurşun, kalp atışlarıma aynı sekteyi vuruyor.Biraz barut, biraz da göz görmemiş, el değmemiş kekik kokuyor.Bileşim itibari ile çok kötü bir koku. Allah kimseye koklatmasın.AMİN!

Ne oluyor ulan?

Foucault’ un “Deliliğin Tarihi” ni mesnet alıp tarihe binlerce sözde akıllı,özde entellektüel deli maledebilirdim inanın, ama ben fakir edebiyatı yapmayı hunharca arzular hale geldim, abilerim ablalarım.Ne olur affedin.

PKK'lı oğlunun mezar taşına şiir yazdıran baba, 'örgüt propagandası' gerekçesiyle 10 ay ceza aldı: Bana teröristi övmüşsün diyorlar. O terörist değil, benim oğlum...diye gazeteye geçen bir başlıktan, onlarca eleştiri veya övgü yazabilirdim ama bir baba ve fakir edebiyatı savunucusu olarak, tek kelime eklememeyi yeğliyorum, sayın abilerim ve ablalarım.

Ne oluyor ulan? Ne oluyor ulan? diye niye kıçımı yırttığımı merak ediyorsanız.
Günün hangi saati olursa olsun, çıkarın kafanızı pencerenizden dışarı ve bağırın.
”NE OLUYOR ULAN?” diye. Hafiften bir rahatlık sinmediyse bu cümlenin boşaldığı ciğerlerinize. Zaten fakir edbiyatına pabuç bırakmayacak kadar ZEN ve GİN sinizdir.

Ben sabahın beşinde yaptım. Karşı markete ekmek getiren kamyonun gariban şoförüyle göz göze geldim ve hızla içeri kaçtım.

Yapmayı düşünenlere naçizane tavsiyem, zamanlamalarını iyi yapsınlar.

Mahmut Çebi




--
Prof. Dr. Veysel Batmaz
Istanbul University
Faculty of Communication
Tel: 90-212-440 00 00 / Ext: 12637

#12107 From: "ismailyigit_onarimci" <ismailyigit_onarimci@...>
Date: Wed Dec 30, 2009 9:10 am
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA DEVAM
ismailyigit_...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Sayin Ilgaz Zorlu;

Ben de bilmukabele Turna grubuyla bu paylasimda bulundugunuz icin cok tesekkur
ediyorum.

Tarihten korkmanin, cocuk toplum olmanin tezahurlerinden birisi olduguna inanan
birisi olarak Turkiye'mizin tarihinin aydinlanmasi icin yaptiginiz calismalari
oldukca onemsemekteyim.

Insanlarin dinlerini, etnisitelerini bilmedigimiz; ama bunun bir devlet erki ya
da toplumun kendi erki zorla bastirdigi icin degil, birbirimizle kurdugumuz
munasebetlerin daha askin baglar uzerinden yukseldiginden bu koken bilgilerini
merak dahi etmedigimiz icin oldugu bir Turkiye dusluyorum.

Bu arada,"...bu topraklarda onlarca peygamber cikaran Rab mutlaka ki bu
topraklara Ortadogumuza gene bir care verecektir." dileginize katilmakla
birlikte, bir cografyaya cok sayida peygamber gonderilmis olmasinin bir yan
anlaminin o cografya insanlari icin pek hayirli olmayacagini da hatirlatmak
isterim. :-) Esasinda, bir beldeye cok sayida peygamber gonderilmis olmasi
ovunulecek birsey degil, o belde insaninin Rab'bin sozlerine pek kulak
asmadiginin da bir gostergesidir. :-)


Saglicakla

ismail


--- In turna@yahoogroups.com, Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@...> wrote:
>
> Ismail Bey,
> Oncelikle nazik mesajiniz icin candan tesekkurler. Kisaca size cevap vermek
istiyorum ama belki grup uyeleri bundan rahatsiz olabilirler bu sebeple pesinen
kendilerinden ozur diliyorum.
> Internetten de yakinen takip edebileceginiz gibi cemaatimize ait bir okul-dini
binanin korunmasi icin 2000 yilinda baslattigim mucadele maalesef beklenmedik
bir sekilde sonuclandi. Hakkimda toplam 400.000.000 TL lik 10 dan fazla tazminat
davasi acildi, ben gerci bunlardan birisi haric hepsinden 10 yil sonra beraat
ettiysem de bu isin pesinde olanlar basarili oldular ve bugun herkesin gittigi
Yuksek sosyetenin alisveris merkezi olan City's isimli merkez bir dini
mabedimizin uzerine oturtulmus oldu..
> Yazacak cok sey var fakat simdilik bunu yazamiyorum. Cunku kimse yazdiklarima
sahip cikmadi, herkes sabetayciligi bir rant malzemesi olarak gordu, yazilan
kocaman cehalet abidesi tugla kalinligindaki kitaplar, ozellikle devletin
icinden bir Sirket musterisi yazara verilen yalan yanlis bilgilerle ( bu
terimleri icinde olanlar bilirler) sabetayizm konusu suraya getirildi : Herkes
sabetay yapildi bu bilincli ve planli bir islemdi, herkes yahudi annen yahudi
baban yahudi atan yahudi sende yahudisin gibi sacma sapan bir sonucla olay
cozumlendi..
> Bugun ulkemiz bir yol ayriminda.. Ama bu yol ayrimini iyi anlayabilmemiz icin
kapali tutulan
> gecmisimizi de anlamamiz bulmamiz lazim..
> Bu yol ayrimina nasil geldik 1924 te neler oldu Ittihat ve Terakki neler yapti
tum bunlarin cevapları bilinmeden yakin tarihimiz anlasilamaz. Dusunun Latife
Hanim'in mektuplarini acmaya korkan bir Turk tarih Kurumu'nun varoldugu bir
ulkede neyi konusabiliriz, hangi gercegi anlatabiliriz?
> Tum grup uyelerine bir vasiyet birakiyorum. Su sorulari birileri bir gun
cevaplayabilmeli:
> 1- Ittihat ve Terakki Cumhuriyet'in temeli olduguna gore arsivleri nerededir?
Bu arsivler okunmadan bilinmeden yazilan  tarih nasil gercegi yansitir?
> 2- Zubeyde Hanim'in Alman Elciliginde yapmis oldugu evlilik ile ilgili
askerlerin elinde nasil bir belge vardir? Bu evlilik kimle yapilmistir? Ibrahi
> 3- IT nin son hahambasisi Lozan gorusmelerinin kilit ismi olana Hayim Nahum
isimli
> hahamla iligli bu ulkede sadece tek bir kitap yayimlanmistir. O kitap bir daha
neden basilmamistir? Hayim Nahum Lozan'dan sonra Turkiye'ye geri donmeyerek
Misir'a gitmis orada Hahambasi olmus Cemal Abdulnasir'in fikir babasi olmustur.
Anilari neden yayimlanmaz, IT nin 80 ton altinini Isvicreye kacirdigi burada
yayimlanan kitapta yer alan bir amerikan belgesinde iddia edilmektedir. Kendisi
ile ilgili neden internette detayli bir yazi yoktur.
> 4- Afet Inan in Ataturkle iligli yazdigi hicbir kitapta yer almadigi halde
AEYalman'in M Kemal ile yaptigi 1924 roprtajinda gazeteci neden Tevfik Ehad
Efendi ile Semsi Efendi'nin kendisinin hocasi oldugunu ozellikle sorgulamistir.
MKemal neden Maliye Naziri Cavid ve Dr. Nazim'i Izmir suikastinden dolayi
astirdigi halde AE Yalman'i astirmamistir?
> Bu liste daha cok uzuyor. Yaziyorum, inanilmaz tazminat davalarina muhatap
oluyorum, ve en acisi bu ulkede dindar-muhafazakar oldugu soylenen kisilerin
yukaridaki olaylarin devamcisi olan kilit isimlerle olan iliskilerini goruyorum.
>  
> Hep yazdim bilemiyorum samimiyetime ne kadar inanacaksiniz ama: Turkiye
sizlerin ne kadar ulkeniz ise benimde bir yahudinin de bir Turkiye'li ermeninin
de hatta Lubnanli bir ermeninin de o kadar ulkesi vatani. Bir insani yetistigi
topraklardan atarak onu tarihi ve kulturel baglarindan asla koparamazsiniz.
Sadece otelersiniz ve o her gittigi yerde yine anavatanina bagli kalir..
>  
> Bu sebeple ulkemizin icinde bulundugu durumdan aci cekiyorum. Ulkemi
insanlarini cok seviyorum. Istanbul'u Izmir'i Erzurum'u Adanayi her gun ama her
gun severek yad ediyorum.
> Bir cizgi icinde bir noktaya dogru hizla gidiyoruz. Olaylar kisaca ve aci bir
sekilde soyle oluyor: ABD de bir dusunce kurulusunda para hirsi ile yanip
tutusan bir univeriste arasitrmacisi bir senaryo yaziyor, bunun icin cesitli
isim yapmis okullardan hocalar satin aliniyor ve koskoca bir ulke sacma sapan
iddialarla yok ediliyor: Iste Irak!! Sonucta Irak ta kazanan siiler oluyor ve
Isreli koruyacagim diye oraya gidenlerde siilere koskocaman bir ulkeyi teslim
ediyorlar. KOmplo teorisyeni diye yazan tum muhalifleri susturuyorlar kanunsuzca
telefonlar dinleniyor ve daha bir suru olay oluyor, toplum susmus sanki olumu
bekleyen yasli bir insan gibi basina gelcek felaketi an be an bekliyor. Oysa; bu
topraklarda onlarca peygamber cikaran Rab mutlaka ki bu topraklara Ortadogumuza
gene bir care verecektir.
> 1910 yilinda Irak'taki bir Osmanli vatandasina sen 50 sene sonra buraya
pasaportla geleceksin deselerdi inanir miydi? Ben de 50 sene sonra Diyarbakir'a
Hatay'a pasaportla gitmek istemiyorum. Ama ben Suriye'ye Lubnan'a, Misir'a da
pasaportsuz gidelim istiyorum...
> Cok yazdim: Son bir nokta: Hergun memleketim icin dua ediyorum, Allah'im zeval
vermesin aci vermesin kan dokulmesine izin vermesin diye.. Ve tum bu kotulukler
olurken magazin haberlerinin baskisina  ugramadan program yapan ( aslinda
kendisini biraz soguk bulsamda) , butun bu karanliga karsi bir iki guzel soz
soyleyen gencleri sorgulayan ve konusturan bir hanimefendiye babasindan dolayi
saldirilinca kendimi tutamadim.
> Bu sebeple konustum, Ismail Ustadimiz sordu cevapladim. Ben asla fitil
ateslemedim sadece gercekler yazilsin istedim, keske sahip cikan olsaydi keske
ciddi arastirmalar yapilsaydi. Ama olay carpitildi ve zaman kimin bunlari
yaptigini bizlere gosterecek.
> Sizleri sıktı  isem ozur diliyorum, herkese saygilarimi arz ediyorum.
> Ilgaz Zorlu
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>

#12106 From: "Mahmut ebi " <cebimahmut@...>
Date: Wed Dec 30, 2009 7:27 am
Subject: ERTUĞRUL ÖZKÖK’ ÜN SIRTINDAN FAKİR EDEBİYATI YAPMAK İSTİYORUM
mahocebi
Offline Offline
Send Email Send Email
 
 ERTUĞRUL ÖZKÖK’ ÜN SIRTINDAN FAKİR EDEBİYATI YAPMAK İSTİYORUM

Ertuğrul Özkök Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmenliğinden istifa etmiş….
Yüzbin çeşit yorumla bu haber doldurmuş medyamızı. Ağlayıp zırlayanlarından, sevinenlerine kadar yüzbin çeşit yazı süslemiş tüm yazılı ve görsel basını.

Ne oluyor ulan?

Kimdir Ertuğrul Özkök?

20 yıl boyunca ülkenin en çok satan gazetesinde, kendisine adam gibi hiç bir ilke edinme gereği duymadan, postmodern iletişim çağının gerçekleri diye yutturulan uydurma kurallarından ve iletişim kurnazlarından mülhem fikirleriyle kotardığı projeleri, fareli köyün kavalcısı olmanın avantajıyla hayata geçirmiş, peşine taktığı, kavalının büyülü sesinden serseme dönmüş kitlelerin aslında olmayan niceliğiyle, en sonunda kendisi de serseme dönmüş bir postmodern, dörtbaşı mahmur, dört köşe bir yazardır.Değil midir, abilerim ablalarım?

Ne oluyor ulan?

Neredeyse 4 milyon işsizin yaşadığı, 15 milyon insanın yoksulluk sınırında yaşadığı ülkede, Ertuğrul Özkök’ün işsizliği hicran yarası gibi sardı tüm benliğimizi.Kaldı ki ,işsiz de değil. Yazmaya devam edecek ne yazık ki.

Bir fakir iddiasında bulunup, Hürriyet’te en az okunan adam, Özkök’ tür dersem çok mu fakir kalır, Ey! bu satırların okuyanı! Son bir ayda kaç tane Özkök yazısı okudun? Cevap vermeden önce, bu adamın neredeyse her allahın günü yazdığını hesap ederek cevap ver ne olur.Kaldı ki envayi her cevabının, bu fakir edebiyatına hiç bir katkısı olmayacağı da kesindir.

Proust’un, Joyce ile ilk karşılaşmasındaki entellektüel hayal kırıklığı üzerine ince bir kitap yazabilirdim ama ben yine de fakir edebiyatı yapmak istiyorum abilerim ablalarım.Çünkü, Gorki’nin “ANA” sından, Ivan Petroviç’in “AVRADI” na kadar, zengin denilen dünya edebiyatını asıl zenginleştirenler fakirlerin edebiyatıdır çoğunlukla, abilerim ablalarım.Korkmayın fakir edebiyatı yapmaktan.Jean Valjean örnek değil ibret olsun.Samimiyet en güçlü silahınızdır.Kullanmaktan çekinmeyin lütfen.

Ne oluyor ulan?

Ergenekon, kürt açılımı, KCK (iğrenç bir sırada, sıradışı görüntünün sıralanmış kurbanları.Çağdaş arınma posterleri gibi) ve ezcümle gündem manyağı yaptığınız osssuruktan gündemler bittimi de bir kökten öz çıkardınız şimdi?

Heisenberg’ in belirsizlik ilkesinden ilhamla, punduna getirip bir alay miralay üzerine, ulusal salyalarımı akıtarak belirlenmiş övgüler de düzebilir, uyduruk su-i kastlarınıza kastedip, aklınızı da gasp edebilirdim ama, ben, yine de fakir edebiyatı yapmak istiyorum, abilerim ablalarım, affınıza sığınarak.

Sokaklara dökülmüş TEKEL işçilerine, “yatarak para kazanıyorlar” demiş, Başşş Bakanımız.Senin temsil ettiğin cumhuriyetin yanlış uygulamalarının müsebbibi o garibanlar mıdır, yoksa hala hakkını vere vere ve hatta üzerine çömelip, cumhuriyet tarihinin en emperyal yalakası hükümetinle bir yandan parmak atıp bir yandan da eskilerine rahmet okuturcasına peşkeş çektiğin cumhuriyet ülkesinin, bir türlü kifayet sahibi olamamış kurumlarımıdır?" “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir” mevzuuna girmiyorum bile.Çünkü oradan atılan her kurşunla, yenilen her kurşun, kalp atışlarıma aynı sekteyi vuruyor.Biraz barut, biraz da göz görmemiş, el değmemiş kekik kokuyor.Bileşim itibari ile çok kötü bir koku. Allah kimseye koklatmasın.AMİN!

Ne oluyor ulan?

Foucault’ un “Deliliğin Tarihi” ni mesnet alıp tarihe binlerce sözde akıllı,özde entellektüel deli maledebilirdim inanın, ama ben fakir edebiyatı yapmayı hunharca arzular hale geldim, abilerim ablalarım.Ne olur affedin.

PKK'lı oğlunun mezar taşına şiir yazdıran baba, 'örgüt propagandası' gerekçesiyle 10 ay ceza aldı: Bana teröristi övmüşsün diyorlar. O terörist değil, benim oğlum...diye gazeteye geçen bir başlıktan, onlarca eleştiri veya övgü yazabilirdim ama bir baba ve fakir edebiyatı savunucusu olarak, tek kelime eklememeyi yeğliyorum, sayın abilerim ve ablalarım.

Ne oluyor ulan? Ne oluyor ulan? diye niye kıçımı yırttığımı merak ediyorsanız.
Günün hangi saati olursa olsun, çıkarın kafanızı pencerenizden dışarı ve bağırın.
”NE OLUYOR ULAN?” diye. Hafiften bir rahatlık sinmediyse bu cümlenin boşaldığı ciğerlerinize. Zaten fakir edbiyatına pabuç bırakmayacak kadar ZEN ve GİN sinizdir.

Ben sabahın beşinde yaptım. Karşı markete ekmek getiren kamyonun gariban şoförüyle göz göze geldim ve hızla içeri kaçtım.

Yapmayı düşünenlere naçizane tavsiyem, zamanlamalarını iyi yapsınlar.

Mahmut Çebi

#12105 From: Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@...>
Date: Tue Dec 29, 2009 9:42 pm
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA DEVAM
ilgaz_zorlu@...
Send Email Send Email
 
Ismail Bey,
Oncelikle nazik mesajiniz icin candan tesekkurler. Kisaca size cevap vermek istiyorum ama belki grup uyeleri bundan rahatsiz olabilirler bu sebeple pesinen kendilerinden ozur diliyorum.
Internetten de yakinen takip edebileceginiz gibi cemaatimize ait bir okul-dini binanin korunmasi icin 2000 yilinda baslattigim mucadele maalesef beklenmedik bir sekilde sonuclandi. Hakkimda toplam 400.000.000 TL lik 10 dan fazla tazminat davasi acildi, ben gerci bunlardan birisi haric hepsinden 10 yil sonra beraat ettiysem de bu isin pesinde olanlar basarili oldular ve bugun herkesin gittigi Yuksek sosyetenin alisveris merkezi olan City's isimli merkez bir dini mabedimizin uzerine oturtulmus oldu..
Yazacak cok sey var fakat simdilik bunu yazamiyorum. Cunku kimse yazdiklarima sahip cikmadi, herkes sabetayciligi bir rant malzemesi olarak gordu, yazilan kocaman cehalet abidesi tugla kalinligindaki kitaplar, ozellikle devletin icinden bir Sirket musterisi yazara verilen yalan yanlis bilgilerle ( bu terimleri icinde olanlar bilirler) sabetayizm konusu suraya getirildi : Herkes sabetay yapildi bu bilincli ve planli bir islemdi, herkes yahudi annen yahudi baban yahudi atan yahudi sende yahudisin gibi sacma sapan bir sonucla olay cozumlendi..
Bugun ulkemiz bir yol ayriminda.. Ama bu yol ayrimini iyi anlayabilmemiz icin kapali tutulan
gecmisimizi de anlamamiz bulmamiz lazim..
Bu yol ayrimina nasil geldik 1924 te neler oldu Ittihat ve Terakki neler yapti tum bunlarin cevapları bilinmeden yakin tarihimiz anlasilamaz. Dusunun Latife Hanim'in mektuplarini acmaya korkan bir Turk tarih Kurumu'nun varoldugu bir ulkede neyi konusabiliriz, hangi gercegi anlatabiliriz?
Tum grup uyelerine bir vasiyet birakiyorum. Su sorulari birileri bir gun cevaplayabilmeli:
1- Ittihat ve Terakki Cumhuriyet'in temeli olduguna gore arsivleri nerededir? Bu arsivler okunmadan bilinmeden yazilan  tarih nasil gercegi yansitir?
2- Zubeyde Hanim'in Alman Elciliginde yapmis oldugu evlilik ile ilgili askerlerin elinde nasil bir belge vardir? Bu evlilik kimle yapilmistir? Ibrahi
3- IT nin son hahambasisi Lozan gorusmelerinin kilit ismi olana Hayim Nahum isimli
hahamla iligli bu ulkede sadece tek bir kitap yayimlanmistir. O kitap bir daha neden basilmamistir? Hayim Nahum Lozan'dan sonra Turkiye'ye geri donmeyerek Misir'a gitmis orada Hahambasi olmus Cemal Abdulnasir'in fikir babasi olmustur. Anilari neden yayimlanmaz, IT nin 80 ton altinini Isvicreye kacirdigi burada yayimlanan kitapta yer alan bir amerikan belgesinde iddia edilmektedir. Kendisi ile ilgili neden internette detayli bir yazi yoktur.
4- Afet Inan in Ataturkle iligli yazdigi hicbir kitapta yer almadigi halde AEYalman'in M Kemal ile yaptigi 1924 roprtajinda gazeteci neden Tevfik Ehad Efendi ile Semsi Efendi'nin kendisinin hocasi oldugunu ozellikle sorgulamistir. MKemal neden Maliye Naziri Cavid ve Dr. Nazim'i Izmir suikastinden dolayi astirdigi halde AE Yalman'i astirmamistir?
Bu liste daha cok uzuyor. Yaziyorum, inanilmaz tazminat davalarina muhatap oluyorum, ve en acisi bu ulkede dindar-muhafazakar oldugu soylenen kisilerin yukaridaki olaylarin devamcisi olan kilit isimlerle olan iliskilerini goruyorum.
 
Hep yazdim bilemiyorum samimiyetime ne kadar inanacaksiniz ama: Turkiye sizlerin ne kadar ulkeniz ise benimde bir yahudinin de bir Turkiye'li ermeninin de hatta Lubnanli bir ermeninin de o kadar ulkesi vatani. Bir insani yetistigi topraklardan atarak onu tarihi ve kulturel baglarindan asla koparamazsiniz. Sadece otelersiniz ve o her gittigi yerde yine anavatanina bagli kalir..
 
Bu sebeple ulkemizin icinde bulundugu durumdan aci cekiyorum. Ulkemi insanlarini cok seviyorum. Istanbul'u Izmir'i Erzurum'u Adanayi her gun ama her gun severek yad ediyorum.
Bir cizgi icinde bir noktaya dogru hizla gidiyoruz. Olaylar kisaca ve aci bir sekilde soyle oluyor: ABD de bir dusunce kurulusunda para hirsi ile yanip tutusan bir univeriste arasitrmacisi bir senaryo yaziyor, bunun icin cesitli isim yapmis okullardan hocalar satin aliniyor ve koskoca bir ulke sacma sapan iddialarla yok ediliyor: Iste Irak!! Sonucta Irak ta kazanan siiler oluyor ve Isreli koruyacagim diye oraya gidenlerde siilere koskocaman bir ulkeyi teslim ediyorlar. KOmplo teorisyeni diye yazan tum muhalifleri susturuyorlar kanunsuzca telefonlar dinleniyor ve daha bir suru olay oluyor, toplum susmus sanki olumu bekleyen yasli bir insan gibi basina gelcek felaketi an be an bekliyor. Oysa; bu topraklarda onlarca peygamber cikaran Rab mutlaka ki bu topraklara Ortadogumuza gene bir care verecektir.
1910 yilinda Irak'taki bir Osmanli vatandasina sen 50 sene sonra buraya pasaportla geleceksin deselerdi inanir miydi? Ben de 50 sene sonra Diyarbakir'a Hatay'a pasaportla gitmek istemiyorum. Ama ben Suriye'ye Lubnan'a, Misir'a da pasaportsuz gidelim istiyorum...
Cok yazdim: Son bir nokta: Hergun memleketim icin dua ediyorum, Allah'im zeval vermesin aci vermesin kan dokulmesine izin vermesin diye.. Ve tum bu kotulukler olurken magazin haberlerinin baskisina  ugramadan program yapan ( aslinda kendisini biraz soguk bulsamda) , butun bu karanliga karsi bir iki guzel soz soyleyen gencleri sorgulayan ve konusturan bir hanimefendiye babasindan dolayi saldirilinca kendimi tutamadim.
Bu sebeple konustum, Ismail Ustadimiz sordu cevapladim. Ben asla fitil ateslemedim sadece gercekler yazilsin istedim, keske sahip cikan olsaydi keske ciddi arastirmalar yapilsaydi. Ama olay carpitildi ve zaman kimin bunlari yaptigini bizlere gosterecek.
Sizleri sıktı  isem ozur diliyorum, herkese saygilarimi arz ediyorum.
Ilgaz Zorlu
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


#12104 From: Bilgehan Maraş <bilgehanm@...>
Date: Tue Dec 29, 2009 8:23 pm
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA DEVAM
bilgehanmaras
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Ismail, yahoo'nun ve yahoo groups'un genelde boyle bir sorunu var. Turkce veya UTF-8 bile yapsan zaten mesaji convert ederken encodingi yanlis algilayip karakterleri bozabiliyor. Gmail'de gelen mesajlarin onemli bir kismini "Message Text Garbled" secenegini secip ham mesaj verisine bakarak okuyabiliyorum. Bak su adrese de senin yolladigin mesajin bir screenshot'unu koyuyorum. Kucuk I harfleri bozuk.


Bilgehan


2009/12/29 ismailyigit_onarimci <ismailyigit_onarimci@...>
Dil kodlamasını UTF-8 yaparsanız okuyabilmeniz gerekli. Eger bu durumda da okuyamazsanız sorun grupta degil mesaji yollayan kisinin dil kodu ayarlarindadir. Herkes farkli kod kullandigindan ortaya cikmakta bu sorun. UTF-8 veya Turkce secelim.

Bu arada, sayin Zorlu, sizden epeydir haber alamamistik. Bir ara sebatayizm fitilini ateslediniz Turkiye'de birkac yil evvel, sonra kosenize cekildiniz. Neler oldu, bu donemde neler yasadiniz rica etsek grupla paylasir misiniz?

Saglicakla

ismail

--- In turna@yahoogroups.com, Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@...> wrote:
>
> Ben yolladiginiz yazilarin hicbirini okuyamiyorum Turkce karalterlerden dolatyi buna bir czum bulmanizi istirham ediyorum.
> Alev Hanimi tekrar yeniliyorum sahsen tanimam kendisi ile bir alacakj verecek sorunum da yok ama etrafin yalancilarla dolu bir ulkede bir ortamda hepimizi aydinlatan guzel derslerini ben de hayranlikla dinliyorum.
> Birbirimzie sevgi ile yaklassak yaklasabilsek keske..
> Selamlar
> Ilgaz
>
> --- On Mon, 28/12/09, Taner Ayaz <tanerayaz@...> wrote:
>
>
> From: Taner Ayaz <tanerayaz@...>
> Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA DEVAM
> To: turna@yahoogroups.com
> Date: Monday, 28 December, 2009, 16:42
>
>
>  
>
>
>
> Alev Hanım'ın aile mensuplarının hangi derneklere üye olduğu bu mail grubunun ilgi alanı dahilinde değildir diye düşünüyorum... Alev Hanım'ı hem kitaplarından hem de gazetelerde yayınlanan yazılarından izlerim... Ben daha kendi düşünce sistemi ile babası arasında bir ilgi kurduğunu görmedim/okumadı m... Babası da hiç değil ise ülkemize böyle bir kalemi yetiştirdiği için saygı değerdir diye düşünüyorum. Hakkında konuşulurken saygısızlık edilmese gerek...
>
> Bu ülkede pek çok önemli insanın masonluğu değerlendirme konusu yapılmıştır ancak (baba) Alatlı'nın masonluğu Sayın Alev Alatlı ile olan kan bağı olmasa idi asla burada gündeme gelmezdi ki bu çerçevede bunu gündeme getirmek de ayıptır.
> Rica ederim mevzuyu uzatarak boşa zamanımızı almayınız.
>
> Ha konuşulacaksa masonluk konuşulsun... Dan Brown'ın yeni kitabı sebebiyle tekrar gündeme geldi zaten. Masonluk hele ki İttihat Terakki ilişkisi, Osmanlı'nın düşüşünde etkileri, TC.'nin kuruluşunda etkileri vs.... güzelce tartışılsa da biz de adam gibi malümat sahibi olsak güzel olmaz mı? Bu konularda Alev Hanım'ın yorumlarını da merak ederim ya, kızdırdınız bir kere...
>
> Yeni Soner Yalçın'lara luzüm yok diye düşünüyorum...
>
> Eywallah...
>
>
> 28 Aralık 2009 14:46 tarihinde UFUK YERCAN <ufukyercan@hotmail. com> yazdı:
>
>
>  
>
>
>
> KardeÅŸlerim,
> Bu ortaya atılan hadisede ariston mantığını sürdürenlere azıcıkta olsa fuzzy mantığı ile
> hareket etmelerini öneririm.
> Saygı ve muhabbet ile,
>  
>
>
> To: turna@yahoogroups. com
> From: ardabalkan@gmail. com
> Date: Mon, 28 Dec 2009 08:55:51 +0200
> Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA DEVAM
>
>  
>
>
> Değerli üyeler,
>
> Ben de müslüman bir Türküm. Ilgaz Zorlu' nun yazdıklarının büyük bölümüne katıldığımı bildirme gereği hissettim. Dolayısıyla Alev Alatlı ile ilgili kısımlara katılmadığımı da belirtmeliyim. Alev Alatlı' nın babası mason olabilir, daha farklı birşey de olabilir. Bundan dolayı Alev Alatlı' yı yargılayamazsı nız. Hz Peygamber' in öz amcası kahrolası Ebu Leheb de azılı bir müşrikti. Bu mantıkla onun babası şöyle, bunun amcası müşrik diye insanları yargılayabilecek hakları mı elde ediyoruz?
>
> Hicret sonrası Medine' de, artık müslümanların eli güçlenip "devlet"e dönüşmeye başladıklarında, Medine' de yaşayan Yahudi kabilelerle anlaşmalar yapılmadı mı? Bu anlaşmalar ortak çıkarları gözetmek için birlikte savaşmayı da içermiyor muydu? Nitekim, bu anlaşmaları bozan karşılığına da katlanacaktı.
>
> Bu ülkede Ermeni, Rum, Musevi ya da İsevi olarak doğmak suç gibi algılanıyor, çünkü bu, bizim neslimize böyle öğretildi. Herkes inançlarından dolayı hesap gününde zaten tek hesap görücü Allah' a hesap verecek, bunun dışında kimse yargıç değildir. Dileyen dilediği şeye inanır, bir başkasının haklarına saygısızlık göstermemek ve tecavüz etmemek şartıyla! Ne zaman bu sınırlar aşılır, o zaman müdahale başlar.
>
> Saygılarımla.
>
>
> 27 Aralık 2009 01:01 tarihinde Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@ yahoo.com> yazdı:
>
>
>
>  
>
>
>
>
>
>
>
>
>
> Degerli Grup Uyeleri,
> Ben Alev hanimi sahsen tanimiyorum. Ama ailesinin buyuk kismi mason localarina kayitli biri olarak bir kac sozu de nacizane biidirmek istiyorum. ( BU arada masonda degilim sadece sabetay kokenli bir TR musevisiyim ve herkesin soylemekten korkmasina karsin da Turk'um)
> Bu ulkede 1980 lerde AB ye karsi olan Bati Taklitciligi olarak bunu goren siyasi gucler ( adina ne diyorlar Milli Gorusculer mi?) Bugun AB nin birer savunucusu olmuslardir.
> Yillar boyunca Bildrbeg dusmanligi yapan bir Fetullahci Yazar o toplantilara katilmistir ama ne ceamati ne de bir baskasi onu sorgulamamistir.
> Bunlara neden bir tek kez olsun kimse deginmez..
> Bir insan yahudi olabilir, ermeni olabilir, rum olabilir ve tabiki mason dernegine uye de olabilmelidir. Herkes Hocaefendinin dergahina kayitli olacak diye bir seyde yok ki?
> Ama once bir insani Insan olarak yargilamak gerekmez mi? Bu ulkenin butun azinliklari ve masonalri vergi oderken vatandas, askere giderken vatandas, yurtdisina gittiklerinde TR elcileri kendilerine gelip yardim istediklerinde ( taniitm vb amacli) vatandasta, sonra bu mail gruplarinda mi hain oluyorlar?
> Hangimiz 5 kusak oncemizi biliyoruz ve savunabiliriz? Ermeni olmak suc mu?
> Peki bugun dunyanin her tarafina giden yerlesen Turkiyeli vatandaslar ne yapmali. O ukelerde benzer ayrimlar olursa ne olacaktir?
> Bu sebeple Alev Hanim'a yapilan haksiz bir saldiridir.
> Buna uzuldugum icin yazma ihtiyacini duydum.
> Bilemiyorum bu karsi dusuncede olanalrdan birisini ailesinden bir rum veya ermeni ciksa ya da bir mason acaba o kisi ne dusunurdu? Butun masonlar kotu mudur? Ya da hic mi iyisi yoktur. Bence bu genellemeler yapilmamali. .
> Her cemaatin her toplumun iyisi de var kotusu de.. Iste bu zihniyetle kavga ediyoruz birbirimizi yaraliyoruz hatta abzan daha da ileri gidip siddet uyguluyoruz. .
> Yazik hem de cok yazik..
> Bu ulkenin en IL dusmani basbakaninin yanagini Barlas soyisimli sabetayci cemaatin bir gazetecisi oksuyabiliyor. Bu ulkenin basbakani Mosyo Pakerin imar izni olmayan Beykoz KOnaklarindaki evinde gizli yemeklere katiliyor ama sonra da Israel'e kafa tutuyor..
> Dusunulmeli hem de cok dusunulmeli bence..
> Herkese saygi ve selamlar..
> Ilgaz Zorlu
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>
>
>
>
>
>
>
> Windows Live: Friends get your Flickr, Yelp, and Digg updates when they e-mail you.
>
>
>
> --
> Taner Ayaz
>
> ...bin safsata bir mısra-i bercesteye değmez...
>




------------------------------------

TURNA YAZISMA KRITERLERI

- Grup içi yazýþmalarda muhatabýyla alay edici, fikirlerini degil sahsiyetini ele alan mesajlarin dagitimi yapilmayacaktir. Bu tarz mesajlar üyeye geri gönderilecek, söz konusu üyeden daha sakin olmasý rica edilecektir.

- Dilbilgisi bakimindan ve seklen ozensiz, klavye hatalariyla dolu mesajlarin dagitimi yapilmayacaktir; gonderen kisiye duzeltmesi icin geri gonderilecek, düzeltip tekrar göndermesi rica edilecektir.

- Ic denetimi saglamak adina, moderatorlerin gruba gonderdigi kisisel mesajlarin onayi yukaridaki ilkeler dogrultusunda diger moderatorlerce yapilacaktir.

- Uyelerin, bu kriterlere uymadigi halde gruba dagitimi yapilan mesajlara dair moderasyona sikayet haklari saklidir. (turna-owner@yahoogroups.com adresine bu sikayetler iletilebilir.)

Ayrica, bundan boyle grup yazismalari arasindan uygun gorulenlerin www.onarimcilar.net adresinde Turna'dan Seckiler basligi ile yayinlanacagini da duyurmak istiyoruz.


     www.onarimcilar.net
          ONARIMCILAR
       FELSEFE TOPLULUGU
           Istanbul
             2003





Yahoo! Groups Links

<*> To visit your group on the web, go to:
   http://groups.yahoo.com/group/turna/

<*> Your email settings:
   Individual Email | Traditional

<*> To change settings online go to:
   http://groups.yahoo.com/group/turna/join
   (Yahoo! ID required)

<*> To change settings via email:
   turna-digest@yahoogroups.com
   turna-fullfeatured@yahoogroups.com

<*> To unsubscribe from this group, send an email to:
   turna-unsubscribe@yahoogroups.com

<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to:
   http://docs.yahoo.com/info/terms/



#12103 From: "ismailyigit_onarimci" <ismailyigit_onarimci@...>
Date: Tue Dec 29, 2009 2:04 pm
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA DEVAM
ismailyigit_...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Dil kodlamasını UTF-8 yaparsanız okuyabilmeniz gerekli. Eger bu durumda da
okuyamazsanız sorun grupta degil mesaji yollayan kisinin dil kodu
ayarlarindadir. Herkes farkli kod kullandigindan ortaya cikmakta bu sorun. UTF-8
veya Turkce secelim.

Bu arada, sayin Zorlu, sizden epeydir haber alamamistik. Bir ara sebatayizm
fitilini ateslediniz Turkiye'de birkac yil evvel, sonra kosenize cekildiniz.
Neler oldu, bu donemde neler yasadiniz rica etsek grupla paylasir misiniz?

Saglicakla

ismail

--- In turna@yahoogroups.com, Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@...> wrote:
>
> Ben yolladiginiz yazilarin hicbirini okuyamiyorum Turkce karalterlerden
dolatyi buna bir czum bulmanizi istirham ediyorum.
> Alev Hanimi tekrar yeniliyorum sahsen tanimam kendisi ile bir alacakj verecek
sorunum da yok ama etrafin yalancilarla dolu bir ulkede bir ortamda hepimizi
aydinlatan guzel derslerini ben de hayranlikla dinliyorum.
> Birbirimzie sevgi ile yaklassak yaklasabilsek keske..
> Selamlar
> Ilgaz
>
> --- On Mon, 28/12/09, Taner Ayaz <tanerayaz@...> wrote:
>
>
> From: Taner Ayaz <tanerayaz@...>
> Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA
DEVAM
> To: turna@yahoogroups.com
> Date: Monday, 28 December, 2009, 16:42
>
>
>  
>
>
>
> Alev Hanım'ın aile mensuplarının hangi derneklere üye olduğu
bu mail grubunun ilgi alanı dahilinde değildir diye
düşünüyorum... Alev Hanım'ı hem kitaplarından hem de
gazetelerde yayınlanan yazılarından izlerim... Ben daha kendi
düşünce sistemi ile babası arasında bir ilgi kurduğunu
görmedim/okumadı m... Babası da hiç değil ise ülkemize
böyle bir kalemi yetiştirdiği için saygı değerdir diye
düşünüyorum. Hakkında konuşulurken saygısızlık
edilmese gerek...
>
> Bu ülkede pek çok önemli insanın masonluğu değerlendirme
konusu yapılmıştır ancak (baba) Alatlı'nın masonluğu
Sayın Alev Alatlı ile olan kan bağı olmasa idi asla burada
gündeme gelmezdi ki bu çerçevede bunu gündeme getirmek de
ayıptır.
> Rica ederim mevzuyu uzatarak boşa zamanımızı almayınız.
>
> Ha konuşulacaksa masonluk konuşulsun... Dan Brown'ın yeni kitabı
sebebiyle tekrar gündeme geldi zaten. Masonluk hele ki İttihat Terakki
ilişkisi, Osmanlı'nın düşüşünde etkileri, TC.'nin
kuruluşunda etkileri vs.... güzelce tartışılsa da biz de adam
gibi malümat sahibi olsak güzel olmaz mı? Bu konularda Alev
Hanım'ın yorumlarını da merak ederim ya, kızdırdınız bir
kere...
>
> Yeni Soner Yalçın'lara luzüm yok diye düşünüyorum...
>
> Eywallah...
>
>
> 28 Aralık 2009 14:46 tarihinde UFUK YERCAN <ufukyercan@hotmail. com>
yazdı:
>
>
>  
>
>
>
> KardeÅŸlerim,
> Bu ortaya atılan hadisede ariston
mantığını sürdürenlere azıcıkta olsa
fuzzy mantığı ile
> hareket etmelerini öneririm.
> Saygı ve muhabbet ile,
>  
>
>
> To: turna@yahoogroups. com
> From: ardabalkan@gmail. com
> Date: Mon, 28 Dec 2009 08:55:51 +0200
> Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE
KIRDIRMAYA DEVAM
>
>  
>
>
> Değerli üyeler,
>
> Ben de müslüman bir Türküm. Ilgaz Zorlu' nun
yazdıklarının büyük bölümüne katıldığımı
bildirme gereği hissettim. Dolayısıyla Alev Alatlı ile ilgili
kısımlara katılmadığımı da belirtmeliyim. Alev Alatlı'
nın babası mason olabilir, daha farklı birşey de olabilir. Bundan
dolayı Alev Alatlı' yı yargılayamazsı nız. Hz Peygamber' in
öz amcası kahrolası Ebu Leheb de azılı bir müşrikti. Bu
mantıkla onun babası şöyle, bunun amcası müşrik diye
insanları yargılayabilecek hakları mı elde ediyoruz?
>
> Hicret sonrası Medine' de, artık müslümanların eli
güçlenip "devlet"e dönüşmeye başladıklarında, Medine' de
yaşayan Yahudi kabilelerle anlaşmalar yapılmadı mı? Bu
anlaşmalar ortak çıkarları gözetmek için birlikte
savaşmayı da içermiyor muydu? Nitekim, bu anlaşmaları bozan
karşılığına da katlanacaktı.
>
> Bu ülkede Ermeni, Rum, Musevi ya da İsevi olarak doğmak suç gibi
algılanıyor, çünkü bu, bizim neslimize böyle öğretildi.
Herkes inançlarından dolayı hesap gününde zaten tek hesap
görücü Allah' a hesap verecek, bunun dışında kimse
yargıç değildir. Dileyen dilediği şeye inanır, bir
başkasının haklarına saygısızlık göstermemek ve
tecavüz etmemek şartıyla! Ne zaman bu sınırlar aşılır, o
zaman müdahale başlar.
>
> Saygılarımla.
>
>
> 27 Aralık 2009 01:01 tarihinde Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@ yahoo.com>
yazdı:
>
>
>
>  
>
>
>
>
>
>
>
>
>
> Degerli Grup Uyeleri,
> Ben Alev hanimi sahsen tanimiyorum. Ama ailesinin buyuk kismi mason localarina
kayitli biri olarak bir kac sozu de nacizane biidirmek istiyorum. ( BU arada
masonda degilim sadece sabetay kokenli bir TR musevisiyim ve herkesin
soylemekten korkmasina karsin da Turk'um)
> Bu ulkede 1980 lerde AB ye karsi olan Bati Taklitciligi olarak bunu goren
siyasi gucler ( adina ne diyorlar Milli Gorusculer mi?) Bugun AB nin birer
savunucusu olmuslardir.
> Yillar boyunca Bildrbeg dusmanligi yapan bir Fetullahci Yazar o toplantilara
katilmistir ama ne ceamati ne de bir baskasi onu sorgulamamistir.
> Bunlara neden bir tek kez olsun kimse deginmez..
> Bir insan yahudi olabilir, ermeni olabilir, rum olabilir ve tabiki mason
dernegine uye de olabilmelidir. Herkes Hocaefendinin dergahina kayitli olacak
diye bir seyde yok ki?
> Ama once bir insani Insan olarak yargilamak gerekmez mi? Bu ulkenin butun
azinliklari ve masonalri vergi oderken vatandas, askere giderken vatandas,
yurtdisina gittiklerinde TR elcileri kendilerine gelip yardim istediklerinde (
taniitm vb amacli) vatandasta, sonra bu mail gruplarinda mi hain oluyorlar?
> Hangimiz 5 kusak oncemizi biliyoruz ve savunabiliriz? Ermeni olmak suc mu?
> Peki bugun dunyanin her tarafina giden yerlesen Turkiyeli vatandaslar ne
yapmali. O ukelerde benzer ayrimlar olursa ne olacaktir?
> Bu sebeple Alev Hanim'a yapilan haksiz bir saldiridir.
> Buna uzuldugum icin yazma ihtiyacini duydum.
> Bilemiyorum bu karsi dusuncede olanalrdan birisini ailesinden bir rum veya
ermeni ciksa ya da bir mason acaba o kisi ne dusunurdu? Butun masonlar kotu
mudur? Ya da hic mi iyisi yoktur. Bence bu genellemeler yapilmamali. .
> Her cemaatin her toplumun iyisi de var kotusu de.. Iste bu zihniyetle kavga
ediyoruz birbirimizi yaraliyoruz hatta abzan daha da ileri gidip siddet
uyguluyoruz. .
> Yazik hem de cok yazik..
> Bu ulkenin en IL dusmani basbakaninin yanagini Barlas soyisimli sabetayci
cemaatin bir gazetecisi oksuyabiliyor. Bu ulkenin basbakani Mosyo Pakerin imar
izni olmayan Beykoz KOnaklarindaki evinde gizli yemeklere katiliyor ama sonra da
Israel'e kafa tutuyor..
> Dusunulmeli hem de cok dusunulmeli bence..
> Herkese saygi ve selamlar..
> Ilgaz Zorlu
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>  
>
>
>
>
>
>
>
> Windows Live: Friends get your Flickr, Yelp, and Digg updates when they e-mail
you.
>
>
>
> --
> Taner Ayaz
>
> ...bin safsata bir mısra-i bercesteye değmez...
>

#12102 From: Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@...>
Date: Mon Dec 28, 2009 4:46 pm
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA DEVAM
ilgaz_zorlu@...
Send Email Send Email
 
Ben yolladiginiz yazilarin hicbirini okuyamiyorum Turkce karalterlerden dolatyi buna bir czum bulmanizi istirham ediyorum.
Alev Hanimi tekrar yeniliyorum sahsen tanimam kendisi ile bir alacakj verecek sorunum da yok ama etrafin yalancilarla dolu bir ulkede bir ortamda hepimizi aydinlatan guzel derslerini ben de hayranlikla dinliyorum.
Birbirimzie sevgi ile yaklassak yaklasabilsek keske..
Selamlar
Ilgaz

--- On Mon, 28/12/09, Taner Ayaz <tanerayaz@...> wrote:

From: Taner Ayaz <tanerayaz@...>
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA DEVAM
To: turna@yahoogroups.com
Date: Monday, 28 December, 2009, 16:42

 
Alev Hanım'ın aile mensuplarının hangi derneklere üye olduğu bu mail grubunun ilgi alanı dahilinde değildir diye düşünüyorum... Alev Hanım'ı hem kitaplarından hem de gazetelerde yayınlanan yazılarından izlerim... Ben daha kendi düşünce sistemi ile babası arasında bir ilgi kurduğunu görmedim/okumadı m... Babası da hiç değil ise ülkemize böyle bir kalemi yetiştirdiği için saygı değerdir diye düşünüyorum. Hakkında konuşulurken saygısızlık edilmese gerek...

Bu ülkede pek çok önemli insanın masonluğu değerlendirme konusu yapılmıştır ancak (baba) Alatlı'nın masonluğu Sayın Alev Alatlı ile olan kan bağı olmasa idi asla burada gündeme gelmezdi ki bu çerçevede bunu gündeme getirmek de ayıptır.
Rica ederim mevzuyu uzatarak boşa zamanımızı almayınız.

Ha konuşulacaksa masonluk konuşulsun... Dan Brown'ın yeni kitabı sebebiyle tekrar gündeme geldi zaten. Masonluk hele ki İttihat Terakki ilişkisi, Osmanlı'nın düşüşünde etkileri, TC.'nin kuruluşunda etkileri vs.... güzelce tartışılsa da biz de adam gibi malümat sahibi olsak güzel olmaz mı? Bu konularda Alev Hanım'ın yorumlarını da merak ederim ya, kızdırdınız bir kere...

Yeni Soner Yalçın'lara luzüm yok diye düşünüyorum...

Eywallah...

28 Aralık 2009 14:46 tarihinde UFUK YERCAN <ufukyercan@hotmail. com> yazdı:
 
KardeÅŸlerim,
Bu ortaya atılan hadisede ariston mantığını sürdürenlere azıcıkta olsa fuzzy mantığı ile
hareket etmelerini öneririm.
Saygı ve muhabbet ile,
 

To: turna@yahoogroups. com
From: ardabalkan@gmail. com
Date: Mon, 28 Dec 2009 08:55:51 +0200
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA DEVAM

 
Değerli üyeler,

Ben de müslüman bir Türküm. Ilgaz Zorlu' nun yazdıklarının büyük bölümüne katıldığımı bildirme gereği hissettim. Dolayısıyla Alev Alatlı ile ilgili kısımlara katılmadığımı da belirtmeliyim. Alev Alatlı' nın babası mason olabilir, daha farklı birşey de olabilir. Bundan dolayı Alev Alatlı' yı yargılayamazsı nız. Hz Peygamber' in öz amcası kahrolası Ebu Leheb de azılı bir müşrikti. Bu mantıkla onun babası şöyle, bunun amcası müşrik diye insanları yargılayabilecek hakları mı elde ediyoruz?

Hicret sonrası Medine' de, artık müslümanların eli güçlenip "devlet"e dönüşmeye başladıklarında, Medine' de yaşayan Yahudi kabilelerle anlaşmalar yapılmadı mı? Bu anlaşmalar ortak çıkarları gözetmek için birlikte savaşmayı da içermiyor muydu? Nitekim, bu anlaşmaları bozan karşılığına da katlanacaktı.

Bu ülkede Ermeni, Rum, Musevi ya da İsevi olarak doğmak suç gibi algılanıyor, çünkü bu, bizim neslimize böyle öğretildi. Herkes inançlarından dolayı hesap gününde zaten tek hesap görücü Allah' a hesap verecek, bunun dışında kimse yargıç değildir. Dileyen dilediği şeye inanır, bir başkasının haklarına saygısızlık göstermemek ve tecavüz etmemek şartıyla! Ne zaman bu sınırlar aşılır, o zaman müdahale başlar.

Saygılarımla.

27 Aralık 2009 01:01 tarihinde Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@ yahoo.com> yazdı:

 

Degerli Grup Uyeleri,
Ben Alev hanimi sahsen tanimiyorum. Ama ailesinin buyuk kismi mason localarina kayitli biri olarak bir kac sozu de nacizane biidirmek istiyorum. ( BU arada masonda degilim sadece sabetay kokenli bir TR musevisiyim ve herkesin soylemekten korkmasina karsin da Turk'um)
Bu ulkede 1980 lerde AB ye karsi olan Bati Taklitciligi olarak bunu goren siyasi gucler ( adina ne diyorlar Milli Gorusculer mi?) Bugun AB nin birer savunucusu olmuslardir.
Yillar boyunca Bildrbeg dusmanligi yapan bir Fetullahci Yazar o toplantilara katilmistir ama ne ceamati ne de bir baskasi onu sorgulamamistir.
Bunlara neden bir tek kez olsun kimse deginmez..
Bir insan yahudi olabilir, ermeni olabilir, rum olabilir ve tabiki mason dernegine uye de olabilmelidir. Herkes Hocaefendinin dergahina kayitli olacak diye bir seyde yok ki?
Ama once bir insani Insan olarak yargilamak gerekmez mi? Bu ulkenin butun azinliklari ve masonalri vergi oderken vatandas, askere giderken vatandas, yurtdisina gittiklerinde TR elcileri kendilerine gelip yardim istediklerinde ( taniitm vb amacli) vatandasta, sonra bu mail gruplarinda mi hain oluyorlar?
Hangimiz 5 kusak oncemizi biliyoruz ve savunabiliriz? Ermeni olmak suc mu?
Peki bugun dunyanin her tarafina giden yerlesen Turkiyeli vatandaslar ne yapmali. O ukelerde benzer ayrimlar olursa ne olacaktir?
Bu sebeple Alev Hanim'a yapilan haksiz bir saldiridir.
Buna uzuldugum icin yazma ihtiyacini duydum.
Bilemiyorum bu karsi dusuncede olanalrdan birisini ailesinden bir rum veya ermeni ciksa ya da bir mason acaba o kisi ne dusunurdu? Butun masonlar kotu mudur? Ya da hic mi iyisi yoktur. Bence bu genellemeler yapilmamali. .
Her cemaatin her toplumun iyisi de var kotusu de.. Iste bu zihniyetle kavga ediyoruz birbirimizi yaraliyoruz hatta abzan daha da ileri gidip siddet uyguluyoruz. .
Yazik hem de cok yazik..
Bu ulkenin en IL dusmani basbakaninin yanagini Barlas soyisimli sabetayci cemaatin bir gazetecisi oksuyabiliyor. Bu ulkenin basbakani Mosyo Pakerin imar izni olmayan Beykoz KOnaklarindaki evinde gizli yemeklere katiliyor ama sonra da Israel'e kafa tutuyor..
Dusunulmeli hem de cok dusunulmeli bence..
Herkese saygi ve selamlar..
Ilgaz Zorlu
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 





Windows Live: Friends get your Flickr, Yelp, and Digg updates when they e-mail you.



--
Taner Ayaz

...bin safsata bir mısra-i bercesteye değmez...


#12101 From: "Alev ALATLI" <alevalatli@...>
Date: Mon Dec 28, 2009 4:36 pm
Subject: Re: Adalet Agaoglu'nun Istanbul Konferansi
alevalatli@...
Send Email Send Email
 
Sevgili Teyfur Erdodu,
"Istanbulization" ylesine tyler rpertici bir saldr ki, Trk diline, deil bir, bin konferans verse hasar silemez Adalet hanm bile! 
Ne yapyorsunuz kardeim?! Ne yapyorsunuz?!
 
 
----- Original Message -----
Sent: Monday, December 28, 2009 3:21 PM
Subject: Adalet Agaoglu'nun Istanbul Konferansi

Merhabalar...

Umarm iyisinizdir...

Adalet Aaolu, yln ilk toplantsnda 6 Ocak 2010 tarihinde saat 13:30'da
Yldz Teknik niversitesi Davutpaa Kamps
tarihi kla binasnda (Fen-Edeb. Fak. evket Erk Salonu) "stanbul"unu anlatyor.

Bu tarihi mekanda yln ilk konferansnda sizleri de aramzda grmekten byk mutluluk duyacaz.

Terif ederseniz memnun olacak ve bu haberi tandklarnza iletirseniz minnetdar kalacaz.

Ekte etkinliin afiini bulacaksnz.

Sayglarmzla

A. Teyfur Erdodu (Ph.D)
Istanbulization
YT nsan ve Toplum Bilimleri Blm

#12100 From: Taner Ayaz <tanerayaz@...>
Date: Mon Dec 28, 2009 2:42 pm
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BRBRNE KIRDIRMAYA DEVAM
tanerayaz@...
Send Email Send Email
 
Alev Hanım'ın aile mensuplarının hangi derneklere üye olduğu bu mail grubunun ilgi alanı dahilinde değildir diye düşünüyorum... Alev Hanım'ı hem kitaplarından hem de gazetelerde yayınlanan yazılarından izlerim... Ben daha kendi düşünce sistemi ile babası arasında bir ilgi kurduğunu görmedim/okumadım... Babası da hiç değil ise ülkemize böyle bir kalemi yetiştirdiği için saygı değerdir diye düşünüyorum. Hakkında konuşulurken saygısızlık edilmese gerek...

Bu ülkede pek çok önemli insanın masonluğu değerlendirme konusu yapılmıştır ancak (baba) Alatlı'nın masonluğu Sayın Alev Alatlı ile olan kan bağı olmasa idi asla burada gündeme gelmezdi ki bu çerçevede bunu gündeme getirmek de ayıptır.
Rica ederim mevzuyu uzatarak boşa zamanımızı almayınız.

Ha konuşulacaksa masonluk konuşulsun... Dan Brown'ın yeni kitabı sebebiyle tekrar gündeme geldi zaten. Masonluk hele ki İttihat Terakki ilişkisi, Osmanlı'nın düşüşünde etkileri, TC.'nin kuruluşunda etkileri vs.... güzelce tartışılsa da biz de adam gibi malümat sahibi olsak güzel olmaz mı? Bu konularda Alev Hanım'ın yorumlarını da merak ederim ya, kızdırdınız bir kere...

Yeni Soner Yalçın'lara luzüm yok diye düşünüyorum...

Eywallah...

28 Aralık 2009 14:46 tarihinde UFUK YERCAN <ufukyercan@...> yazdı:
 

Kardeşlerim,
Bu ortaya atılan hadisede ariston mantığını sürdürenlere azıcıkta olsa fuzzy mantığı ile
hareket etmelerini öneririm.
Saygı ve muhabbet ile,
 


To: turna@yahoogroups.com
From: ardabalkan@...
Date: Mon, 28 Dec 2009 08:55:51 +0200
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA DEVAM

 
Değerli üyeler,

Ben de müslüman bir Türküm. Ilgaz Zorlu' nun yazdıklarının büyük bölümüne katıldığımı bildirme gereği hissettim. Dolayısıyla Alev Alatlı ile ilgili kısımlara katılmadığımı da belirtmeliyim. Alev Alatlı' nın babası mason olabilir, daha farklı birşey de olabilir. Bundan dolayı Alev Alatlı' yı yargılayamazsınız. Hz Peygamber' in öz amcası kahrolası Ebu Leheb de azılı bir müşrikti. Bu mantıkla onun babası şöyle, bunun amcası müşrik diye insanları yargılayabilecek hakları mı elde ediyoruz?

Hicret sonrası Medine' de, artık müslümanların eli güçlenip "devlet"e dönüşmeye başladıklarında, Medine' de yaşayan Yahudi kabilelerle anlaşmalar yapılmadı mı? Bu anlaşmalar ortak çıkarları gözetmek için birlikte savaşmayı da içermiyor muydu? Nitekim, bu anlaşmaları bozan karşılığına da katlanacaktı.

Bu ülkede Ermeni, Rum, Musevi ya da İsevi olarak doğmak suç gibi algılanıyor, çünkü bu, bizim neslimize böyle öğretildi. Herkes inançlarından dolayı hesap gününde zaten tek hesap görücü Allah' a hesap verecek, bunun dışında kimse yargıç değildir. Dileyen dilediği şeye inanır, bir başkasının haklarına saygısızlık göstermemek ve tecavüz etmemek şartıyla! Ne zaman bu sınırlar aşılır, o zaman müdahale başlar.

Saygılarımla.

27 Aralık 2009 01:01 tarihinde Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@...> yazdı:

 


Degerli Grup Uyeleri,
Ben Alev hanimi sahsen tanimiyorum. Ama ailesinin buyuk kismi mason localarina kayitli biri olarak bir kac sozu de nacizane biidirmek istiyorum. ( BU arada masonda degilim sadece sabetay kokenli bir TR musevisiyim ve herkesin soylemekten korkmasina karsin da Turk'um)
Bu ulkede 1980 lerde AB ye karsi olan Bati Taklitciligi olarak bunu goren siyasi gucler ( adina ne diyorlar Milli Gorusculer mi?) Bugun AB nin birer savunucusu olmuslardir.
Yillar boyunca Bildrbeg dusmanligi yapan bir Fetullahci Yazar o toplantilara katilmistir ama ne ceamati ne de bir baskasi onu sorgulamamistir.
Bunlara neden bir tek kez olsun kimse deginmez..
Bir insan yahudi olabilir, ermeni olabilir, rum olabilir ve tabiki mason dernegine uye de olabilmelidir. Herkes Hocaefendinin dergahina kayitli olacak diye bir seyde yok ki?
Ama once bir insani Insan olarak yargilamak gerekmez mi? Bu ulkenin butun azinliklari ve masonalri vergi oderken vatandas, askere giderken vatandas, yurtdisina gittiklerinde TR elcileri kendilerine gelip yardim istediklerinde ( taniitm vb amacli) vatandasta, sonra bu mail gruplarinda mi hain oluyorlar?
Hangimiz 5 kusak oncemizi biliyoruz ve savunabiliriz? Ermeni olmak suc mu?
Peki bugun dunyanin her tarafina giden yerlesen Turkiyeli vatandaslar ne yapmali. O ukelerde benzer ayrimlar olursa ne olacaktir?
Bu sebeple Alev Hanim'a yapilan haksiz bir saldiridir.
Buna uzuldugum icin yazma ihtiyacini duydum.
Bilemiyorum bu karsi dusuncede olanalrdan birisini ailesinden bir rum veya ermeni ciksa ya da bir mason acaba o kisi ne dusunurdu? Butun masonlar kotu mudur? Ya da hic mi iyisi yoktur. Bence bu genellemeler yapilmamali..
Her cemaatin her toplumun iyisi de var kotusu de.. Iste bu zihniyetle kavga ediyoruz birbirimizi yaraliyoruz hatta abzan daha da ileri gidip siddet uyguluyoruz..
Yazik hem de cok yazik..
Bu ulkenin en IL dusmani basbakaninin yanagini Barlas soyisimli sabetayci cemaatin bir gazetecisi oksuyabiliyor. Bu ulkenin basbakani Mosyo Pakerin imar izni olmayan Beykoz KOnaklarindaki evinde gizli yemeklere katiliyor ama sonra da Israel'e kafa tutuyor..
Dusunulmeli hem de cok dusunulmeli bence..
Herkese saygi ve selamlar..
Ilgaz Zorlu
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 





Windows Live: Friends get your Flickr, Yelp, and Digg updates when they e-mail you.



--
Taner Ayaz

...bin safsata bir mısra-i bercesteye değmez...

#12099 From: Çetin <cetinbaydar@...>
Date: Mon Dec 28, 2009 1:09 pm
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BRBRNE KIRDIRMAYA DEVAM
cetinbaydar
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Ilgaz Zorlu'nun yanld nokta udur: nsanlar  milliyetlerini seemez ama
inanlarn seer.Ve seimine gre deerlendirilir.
Daha nce yazdm, imdi tekrarna ihtiya var:Alev Hanm Mason olmadna gre
ona saygmz ve sevgimiz devam etmektedir.

Mustafa etin Baydar

--- In turna@yahoogroups.com, Arda Balkan <ardabalkan@...> wrote:
>
> Değerli üyeler,
>
> Ben de müslüman bir Türküm. Ilgaz Zorlu' nun yazdıklarının büyük
bölümüne
> katıldığımı bildirme gereği hissettim. Dolayısıyla Alev Alatlı ile
ilgili
> kısımlara katılmadığımı da belirtmeliyim. Alev Alatlı' nın babası
mason
> olabilir, daha farklı birşey de olabilir. Bundan dolayı Alev Alatlı' yı
> yargılayamazsınız. Hz Peygamber' in öz amcası kahrolası Ebu Leheb de
azılı
> bir müşrikti. Bu mantıkla onun babası şöyle, bunun amcası müşrik diye
> insanları yargılayabilecek hakları mı elde ediyoruz?
>
> Hicret sonrası Medine' de, artık müslümanların eli güçlenip "devlet"e
> dönüşmeye başladıklarında, Medine' de yaşayan Yahudi kabilelerle
anlaşmalar
> yapılmadı mı? Bu anlaşmalar ortak çıkarları gözetmek için birlikte
savaşmayı
> da içermiyor muydu? Nitekim, bu anlaşmaları bozan karşılığına da
> katlanacaktı.
>
> Bu ülkede Ermeni, Rum, Musevi ya da İsevi olarak doğmak suç gibi
> algılanıyor, çünkü bu, bizim neslimize böyle öğretildi. Herkes
inançlarından
> dolayı hesap gününde zaten tek hesap görücü Allah' a hesap verecek,
bunun
> dışında kimse yargıç değildir. Dileyen dilediği şeye inanır, bir
başkasının
> haklarına saygısızlık göstermemek ve tecavüz etmemek şartıyla! Ne
zaman bu
> sınırlar aşılır, o zaman müdahale başlar.
>
> Saygılarımla.
>
> 27 Aralık 2009 01:01 tarihinde Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@...> yazdı:
>
> >
> >
> > Degerli Grup Uyeleri,
> > Ben Alev hanimi sahsen tanimiyorum. Ama ailesinin buyuk kismi mason
> > localarina kayitli biri olarak bir kac sozu de nacizane biidirmek istiyorum.
> > ( BU arada masonda degilim sadece sabetay kokenli bir TR musevisiyim ve
> > herkesin soylemekten korkmasina karsin da Turk'um)
> > Bu ulkede 1980 lerde AB ye karsi olan Bati Taklitciligi olarak bunu goren
> > siyasi gucler ( adina ne diyorlar Milli Gorusculer mi?) Bugun AB nin birer
> > savunucusu olmuslardir.
> > Yillar boyunca Bildrbeg dusmanligi yapan bir Fetullahci Yazar o
> > toplantilara katilmistir ama ne ceamati ne de bir baskasi onu
> > sorgulamamistir.
> > Bunlara neden bir tek kez olsun kimse deginmez..
> > Bir insan yahudi olabilir, ermeni olabilir, rum olabilir ve tabiki mason
> > dernegine uye de olabilmelidir. Herkes Hocaefendinin dergahina kayitli
> > olacak diye bir seyde yok ki?
> > Ama once bir insani Insan olarak yargilamak gerekmez mi? Bu ulkenin butun
> > azinliklari ve masonalri vergi oderken vatandas, askere giderken vatandas,
> > yurtdisina gittiklerinde TR elcileri kendilerine gelip yardim istediklerinde
> > ( taniitm vb amacli) vatandasta, sonra bu mail gruplarinda mi hain
> > oluyorlar?
> > Hangimiz 5 kusak oncemizi biliyoruz ve savunabiliriz? Ermeni olmak suc mu?
> > Peki bugun dunyanin her tarafina giden yerlesen Turkiyeli vatandaslar ne
> > yapmali. O ukelerde benzer ayrimlar olursa ne olacaktir?
> > Bu sebeple Alev Hanim'a yapilan haksiz bir saldiridir.
> > Buna uzuldugum icin yazma ihtiyacini duydum.
> > Bilemiyorum bu karsi dusuncede olanalrdan birisini ailesinden bir rum veya
> > ermeni ciksa ya da bir mason acaba o kisi ne dusunurdu? Butun masonlar kotu
> > mudur? Ya da hic mi iyisi yoktur. Bence bu genellemeler yapilmamali..
> > Her cemaatin her toplumun iyisi de var kotusu de.. Iste bu zihniyetle kavga
> > ediyoruz birbirimizi yaraliyoruz hatta abzan daha da ileri gidip siddet
> > uyguluyoruz..
> > Yazik hem de cok yazik..
> > Bu ulkenin en IL dusmani basbakaninin yanagini Barlas soyisimli sabetayci
> > cemaatin bir gazetecisi oksuyabiliyor. Bu ulkenin basbakani Mosyo Pakerin
> > imar izni olmayan Beykoz KOnaklarindaki evinde gizli yemeklere katiliyor ama
> > sonra da Israel'e kafa tutuyor..
> > Dusunulmeli hem de cok dusunulmeli bence..
> > Herkese saygi ve selamlar..
> > Ilgaz Zorlu
> >
> >
> >
> >
> >
> >
> >
> >
> >
> >
> >
> >
> >
> >
>

#12098 From: UFUK YERCAN <ufukyercan@...>
Date: Mon Dec 28, 2009 12:46 pm
Subject: RE: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA DEVAM
ufukyercan@...
Send Email Send Email
 
Kardeşlerim,
Bu ortaya atılan hadisede ariston mantığını sürdürenlere azıcıkta olsa fuzzy mantığı ile
hareket etmelerini öneririm.
Saygı ve muhabbet ile,
 

To: turna@yahoogroups.com
From: ardabalkan@...
Date: Mon, 28 Dec 2009 08:55:51 +0200
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BİRBİRİNE KIRDIRMAYA DEVAM

 
Değerli üyeler,

Ben de müslüman bir Türküm. Ilgaz Zorlu' nun yazdıklarının büyük bölümüne katıldığımı bildirme gereği hissettim. Dolayısıyla Alev Alatlı ile ilgili kısımlara katılmadığımı da belirtmeliyim. Alev Alatlı' nın babası mason olabilir, daha farklı birşey de olabilir. Bundan dolayı Alev Alatlı' yı yargılayamazsınız. Hz Peygamber' in öz amcası kahrolası Ebu Leheb de azılı bir müşrikti. Bu mantıkla onun babası şöyle, bunun amcası müşrik diye insanları yargılayabilecek hakları mı elde ediyoruz?

Hicret sonrası Medine' de, artık müslümanların eli güçlenip "devlet"e dönüşmeye başladıklarında, Medine' de yaşayan Yahudi kabilelerle anlaşmalar yapılmadı mı? Bu anlaşmalar ortak çıkarları gözetmek için birlikte savaşmayı da içermiyor muydu? Nitekim, bu anlaşmaları bozan karşılığına da katlanacaktı.

Bu ülkede Ermeni, Rum, Musevi ya da İsevi olarak doğmak suç gibi algılanıyor, çünkü bu, bizim neslimize böyle öğretildi. Herkes inançlarından dolayı hesap gününde zaten tek hesap görücü Allah' a hesap verecek, bunun dışında kimse yargıç değildir. Dileyen dilediği şeye inanır, bir başkasının haklarına saygısızlık göstermemek ve tecavüz etmemek şartıyla! Ne zaman bu sınırlar aşılır, o zaman müdahale başlar.

Saygılarımla.

27 Aralık 2009 01:01 tarihinde Ilgaz Zorlu <ilgaz_zorlu@yahoo.com> yazdı:
 


Degerli Grup Uyeleri,
Ben Alev hanimi sahsen tanimiyorum. Ama ailesinin buyuk kismi mason localarina kayitli biri olarak bir kac sozu de nacizane biidirmek istiyorum. ( BU arada masonda degilim sadece sabetay kokenli bir TR musevisiyim ve herkesin soylemekten korkmasina karsin da Turk'um)
Bu ulkede 1980 lerde AB ye karsi olan Bati Taklitciligi olarak bunu goren siyasi gucler ( adina ne diyorlar Milli Gorusculer mi?) Bugun AB nin birer savunucusu olmuslardir.
Yillar boyunca Bildrbeg dusmanligi yapan bir Fetullahci Yazar o toplantilara katilmistir ama ne ceamati ne de bir baskasi onu sorgulamamistir.
Bunlara neden bir tek kez olsun kimse deginmez..
Bir insan yahudi olabilir, ermeni olabilir, rum olabilir ve tabiki mason dernegine uye de olabilmelidir. Herkes Hocaefendinin dergahina kayitli olacak diye bir seyde yok ki?
Ama once bir insani Insan olarak yargilamak gerekmez mi? Bu ulkenin butun azinliklari ve masonalri vergi oderken vatandas, askere giderken vatandas, yurtdisina gittiklerinde TR elcileri kendilerine gelip yardim istediklerinde ( taniitm vb amacli) vatandasta, sonra bu mail gruplarinda mi hain oluyorlar?
Hangimiz 5 kusak oncemizi biliyoruz ve savunabiliriz? Ermeni olmak suc mu?
Peki bugun dunyanin her tarafina giden yerlesen Turkiyeli vatandaslar ne yapmali. O ukelerde benzer ayrimlar olursa ne olacaktir?
Bu sebeple Alev Hanim'a yapilan haksiz bir saldiridir.
Buna uzuldugum icin yazma ihtiyacini duydum.
Bilemiyorum bu karsi dusuncede olanalrdan birisini ailesinden bir rum veya ermeni ciksa ya da bir mason acaba o kisi ne dusunurdu? Butun masonlar kotu mudur? Ya da hic mi iyisi yoktur. Bence bu genellemeler yapilmamali..
Her cemaatin her toplumun iyisi de var kotusu de.. Iste bu zihniyetle kavga ediyoruz birbirimizi yaraliyoruz hatta abzan daha da ileri gidip siddet uyguluyoruz..
Yazik hem de cok yazik..
Bu ulkenin en IL dusmani basbakaninin yanagini Barlas soyisimli sabetayci cemaatin bir gazetecisi oksuyabiliyor. Bu ulkenin basbakani Mosyo Pakerin imar izni olmayan Beykoz KOnaklarindaki evinde gizli yemeklere katiliyor ama sonra da Israel'e kafa tutuyor..
Dusunulmeli hem de cok dusunulmeli bence..
Herkese saygi ve selamlar..
Ilgaz Zorlu
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 





Windows Live: Friends get your Flickr, Yelp, and Digg updates when they e-mail you.

#12097 From: Taner Ayaz <tanerayaz@...>
Date: Mon Dec 28, 2009 1:48 pm
Subject: Vicdani Redi Enver Aydemir kence Altnda
tanerayaz@...
Send Email Send Email
 
Vicdani Redi Enver Aydemir in Su Duyurusunda Bulunuldu

28 Aralk 2009 Pazartesi

Vicdani redi Enver Aydemir 24.12.2009 tarihinde Boazii niversitesi’nde gerekletirilecek olan “Bar in Vicdani Retiler Kurultay’na panelist olarak katlmak zere giderken yakalanarak Maltepe Askeri Cezaevi’ne gtrlmtr.

Aydemir 2007 ylnda da zorla Bilecik 2. Er Eitim Jandarma Komutanlna gtrlerek cebren askerlik elbisesi giydirilmiti.

Aydemir’in tutuklandn renen MALZUMDER stanbul ubesi ayn gn ailesi ile irtibata geerek bilgi alm ve destek olacaklarn belirtmitir. Bugn (28.12.2009) ise MAZLUMDER stanbul ubesi ve HD avukatlar, Aydemir’in avukat ve ailesi ile grmtr.

Devam iin tklaynz...


--
Taner Ayaz

...bin safsata bir msra-i bercesteye demez...

#12096 From: UFUK YERCAN <ufukyercan@...>
Date: Mon Dec 28, 2009 12:27 pm
Subject: RE: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BÝRBÝRÝNE KIRDIRMAYA DEVAM
ufukyercan@...
Send Email Send Email
 
Sevgili dostum,
Bana kalırsa bırakında Çetin beye cevabı Alev Hoca yazsın,
Yoksa hadise : tencere senin dibin kara benimki senden kara olur ki, o zaman
kaş yapalım derken göz çıkarmış oluruz. Geçici olarak sukunet tavsiye derim.
Herkese bu vesile ile de hayırlı seneler...
UFUK YERCAN


 

To: turna@yahoogroups.com
From: atabaser@...
Date: Mon, 28 Dec 2009 01:09:29 -0600
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BÝRBÝRÝNE KIRDIRMAYA DEVAM

 
Çetin Bey,
Özrü kabahatinden büyük olmak bu olsa gerek.  Uzun zamandan beri propaganda mesajları gönderdiniz. Sonra arkasından bu Mason avlama mesajı geldi.  Dahası bunlar asker kökenliydi.  Ordan da aklınız sanırım şu meşhur Ergenekon meselesine gitti. Yağan kardan, esen rüzgardan ergenekon çıkıyor zaten. Sizin gibi çok insan var, bir yerlerden kotardığı yazıları oraya buraya paslayarak iş yaptığını belki de cihat ettiğini düşünen.  Türedi demokratlığın geldiği son nokta.  Güya ezber bozarken, en kötü ezberlere tapıyorlar.  Başlıcası da bu mason dalgası. Sizin bilderberg'i görenler de oldu. Fehmi Koru gibi. Sonra Koru ve Babacan bildeberg katılınca birden bahsetmez oldular. İslamcılığın açmazı bu zaten. Merak ediyorum, size masonluk ne ifade ediyor. Sonra asker masonlar sivil olanlardan daha mı tehlikeli?  Sonra AKP Amerika'dan icazet almadan yasaklı RTE nasıl hükümet başkanı oldu?  Sonra mesela Fetullah Gülen nasıl oluyor da CIA'dan adamların, eski Amerikan Elçilerinden referans alarak Amerikan vatandaşı oluyorlar?  Bunları kendinize sorma zahmetine katlanırsanız, belki o zaman esas ezberleri aklınızda aklamanız olanaklı olur.  Biraz ipucu olarak Gladyö Amerikan örgütü iken, nasıl Amerikan karşıtlığı ergenekonculuk oluyor?  Zor olacak biliyorum, ama denemekte yarar var. Bir de bu ayetlerin filan kişisel iddialarınız için kullanmanız ne kadar etik bir durum acaba?  "Yaradan" size ferdi tefekkür yetmez dedi sanırım, eski Maliye bakanıyla konuştuğu gibi.  Ancak o yaradan sizin de hiçbir dinci grubun da hatta dinin de elinde değildir. "Dili eveleyip gevelemek" diyerek  özrünüze kabahat katıyorsunuz. Bu dindarlık değil dinciliktir. Lütfen bari tanrıyı bu işlerden uzak tutunuz.  Onun dini zaten yeterince paçavra edildi. Hoş ama hoş kalın.

2009/12/27 Çetin <cetinbaydar@gmail.com>
 


Alev Haným,
Benim babam 33 derece Mason olsaydý sizin yazdýklarýnýzý yazarmýydým? diye düþündüm.
"Ferdi tefekkür yetmez" diyip bu konuda yaratanýn buyruklarýný araþtýrdým. Ýlk karþýma çýkan ayet-i kerime yazmakla yetiniyorum:

Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanýz ve yakýnlarýnýz aleyhine bile olsa, Allah için þahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakýndýr. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkularý)nýza uymayýn. Eðer dilinizi eðip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, Þüphesiz Allah, yaptýklarýnýzdan haberi olandýr. (Nisa Suresi, 135)

Baki selam ve saygýlarýmla.

Mustafa Çetin Baydar

--- In turna@yahoogroups.com, "Alev ALATLI" <alevalatli@...> wrote:
>
> Sevgili Mustafa,
> Þimdi, biliyorum, rahmetli babamýn adý da listeye konmuþ ya, "33.derece" mason diye, bekliyorsun benden bir açýklama - hatta ,daha da iyisi "savunma"! Ne de olsa kan baðý diye birþey var, öyle deðil mi? Öyle. Gelgör, insan, bir süre "kýyma makinalarý mucidi" (bu Hakký Devrim'dendi) sonra efendim "Sabetayist" (bu Soner Yalçýn'dandý) sonra efendim "Kürtçü" (bu kimdendi, vallah unuttum!) sonra efendim idama karþý çýktýðý için zamanýnda "Türkeþçi," sonra efendim þu, sonra efendim bu olunca (bir "hýrsýz" kaldý denmedik - belki de sýfatlarýn en zararsýzý sayýlýr olduðu için günümüzde :-)) insanýn üzülmeye de, açýklamaya da, öfkelenmeye hatta lanet okumaya da üþendiði bir ruh hali oluþuyor. Ve çok þükür Allah'ýna yürüdü 2001'de Ýstiklal Savaþý Malul Gazisi (malul derken kör) Prizenli (halen Kosova'da bir þehirdir) Yüzbaþý Ahmet Seyfettin Efendinin oðlu, 1916 doðumlu çulsuz Balkan muhaciri Ertuðrul Alatlý, ki fücceten vefat ederdi nitekim göreydi ülkesinin günümüzdeki hali pür melalini- dilerim, haklarýný helal ederler her ikisi de, geride kalan bize, size, hepimize.
>
> Sana gelince, Mustafa'cým, hani vardý ya akýl-ahlak-adalet-adap-aþk dediðimiz o ütopik beþ yapraklý yonca, her biri bir turna olup uçacak diye umduðumuz - sana o yoncayý hatýrlatmayacaðým, hayýr. Sana, mason þeyhülislamlarýn ve halifelerin listelerini ya da Ýslam bilginlerinin masonluðu içselleþtirme nedenlerini veya benzeri bilgileri de hap yapýp sunmayacaðým, hayýr. Kendiniz (kendiniz derken senden ve alýntý yaptýðýn eþhastan bahsediyorum) okuyup, kendiniz öðreneceksiniz "ne-nasýl-niçin" ki, hasým yýðýnaðýnýzý yanlýþ yere yapmayasýnýz.
> Yanlýþ yere yapýlan yýðýnak malum, savaþ kaybettirir. Bana inanmýyorsan, Uhud dahil, harp tarihi orada.
> Þüphesiz ki, Allah, neye müstahaksanýz onu en doðru tartan ve verendir.
> Bilvesile, selamlar hepinize.
>
>
> ----- Original Message -----
> From: Mustafa Çetin Baydar
> To: Undisclosed-Recipient:;
> Sent: Wednesday, December 23, 2009 4:09 PM
> Subject: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BÝRBÝRÝNE KIRDIRMAYA DEVAM
>
>
>
>
> MASON LOCALARINA SELAM HALKI BÝRBÝRÝNE KIRDIRMAYA DEVAM
> Yayýnlanan Mason , Lions ve Rotaryen Genaraller listesi hakkýnda Genal Kurmaydan "çýt" çýkmadý.
> Bu hal karþýsýnda Temel'in meþhur ikilemini hatýrladýk.
> Temel'e bir hemþehrisi soruyor:
> -Ha buni cöriy musun ? idi Abdulhamid' hafiye..
> -Nereden bileceðidum, isa da der mi sana (O)yum..
> (Abdulhami'te Hafiye olsa da sana dermi ki "Ben Abdulhamit hafiyesiyim)
> Bu hesapla generaller "mason deðiliz" demiyor, susarak halkýn öfkesinden kaçýyorlar.
> Hemen hatýrlatalým ki birbirine sadece kýrdýrtýlan halk deðil; bazen en has adamlarýný da yaþýyor olarak sistemlerine yaptýðý katkýyý bir kenara itip ardýndan getireceði vaveylayý hesaplayarak öldürte biliyorlar . Uður Mumcu bu taktiðe bir örnektir.
> Azýnlýklardan, Gayr-i Türk ve yahut Alevilerden kimi simalarý suikast ile ortadan kaldýrmalarý dehþeti ülkedeki halk tabanlarýna yayma arzusudur. Terörün ne kadar getirisi varsa Mason localarýndan yönetilen silahlý gücün kazan hanesine yazýlmaktadýr.
> Anlý þanlý Masýn Genarallerin listesine birkez daha göz atmanýz için takdim ediyorum.
> *Orgeneral Refik Tulga*... 33. derece üstad mason.
> *Orgeneral Eþref Manas*... Üstad Mason-Erenler Locasý.
> *Korgeneral Selahattin Tokay*... Sebataist ve Bilderberg üyesi.
> *Korgeneral Þefik Erensü*... Üstad Mason-Erenler Locasý...
> *Tümgeneral Prof.Dr. S. Tahsin Aygün*... Büyük Loca kurucusu...
> *Tümamiral Necdet Tiryaki*... 33. derece Üstad Mason...
> *Tümgeneral Zeki Belgin*... Ankara Ýnanýþ Locasý...
> *Tümgeneral Necmi Ökten*... Ankara Yýldýz Locasý...
> *Tuðgeneral Prof. Dr. Kamil Sokullu*... Büyük Loca kurucusu...
> *Tuðgeneral Prof. Dr. Necip Berksan*... 33. derece Üstad Mason...
> *Tuðgeneral Prof. Dr. Saim Bostancý*... Bilderberg üyesi...
> *Tuðgeneral A. Kemal Sarýay*... Suprem Konsey üyesi...
> *Tuðgeneral Alaaddin Mizanoðlu*... Ankara Ýnanýþ Locasý...
> *Tuðgeneral A. Remzi Yiðitgüden*... 33. derece Üstad Mason...
> *Tuðgeneral Ýlker Güven*... 33. derece Üstad Mason...
> *Kur. Albay N. Tahsin Erol*... Büyük Loca kurucusu...
> *Kur. Albay Ertuðrul Alatlý*... 33. derece Üstad Mason...
>
> *BÜYÜK-KULÜP-Cercle d'Orient üyeleri:
> *Bu kulübün üyelerini ve niçin kurdurulduðunu, kimlere hizmet götürdüklerini
> kitabý okuyunca öðreneceksiniz...
> *Oramiral Bülent Ulusu*-Büyük Kulüp-Cercle d'Orient
> *Oramiral Nejat Tümer*-Büyük Kulüp-Cercle d'Orient
> *Orgeneral Hüseyin Kývrýkoðlu*-Büyük Kulüp-Cercle d'Orient
> *Orgeneral Çevik Bir*... Büyük Kulüp Balotaj Baþkaný.
> *Orgeneral Necati Özgen*... Büyük Kulüp Cercle d'Orient.
> *Orgeneral Yaþar Büyükanýt*... Büyük Kulüp-Cercle d'Orient...
> *Orgeneral Ýlker Baþbuð*... Büyük Kulüp Þeref Üyesi...
> Büyük Kulüp Cercle d'Orient Yönetim Kurulu bir renkler cümbüþü sanki:
> Duran Akbulut-Yüksel Yalova-Tevfik Altýnok-Atalay Þahinoðlu ve aklýnýza
> getiremeyeceðiniz siyaset numuneleri...
>
> *Disiplin Kurulu da enteresan:
> **Mehmet Moðultay-*Baþkan-*Tümamiral Nezih Ýþeri*, Süleyman Demirel
> familyasýnýn damadý ve *CHP milletvekili Ýlhan Kesici*, saymakla bitmeyecek
> diðer zevat...
>
> Bir general nasýl Büyük Üstat olabiliyor?
>
> Bu soruyu Zaman gazetesi sormuþ ama bizim de kafamýzý kurcalamýyor deðil..
> 21 Aralýk 2009 / 11:00
> Emekli Tuðgeneral Cavit Yenicioðlu'nun Hür ve Kabul Edilmiþ Masonlar Büyük Locasý eski üstadý olduðunun ortaya çýkmasý tartýþmalarý da beraberinde getirdi.
>
>
>
> Zaman'daki habere göre Emekli Yarbay Tevfik Diker, subaylarýn derneklere üye olmasýnýn yasak olduðuna dikkat çekerek, "Rahmetli Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne zararlý faaliyette bulunduklarý gerekçesi ile kapattýrdýðý mason localarýnýn TSK'nýn general kadrosuna nasýl sýzmýþ olduðunu ibretle seyrediyoruz." dedi.
>
>
>
> "Org. Baþbuð, TSK'ya sýzan localarla mücadele edecek mi?" sorusunu yönelten Tevfik Diker, TSK'daki yapýsal bozukluðu ispatlayan tipik bir örnekle karþý karþýya olduklarýný kaydetti. Diker, ülkenin selameti açýsýndan, TSK'nýn içindeki masonlarý, rotaryenleri ve lionslara üye olan mensuplarýný temizlemesi gerektiðini söyledi.
>
>
>
> Türk Silahlý Kuvvetleri'nin, her türlü siyasi tesir ve düþüncelerin dýþýnda ve üstünde olduðunu vurgulayan emekli Yarbay, þunlarý kaydetti:
>
> "Hürriyet gazetesinde yayýnlanan taziye ilanýndaki ayrýntýlar çok ilginç. Bir general masonlukta 'Büyük Üstad' ve 'En Muhterem' olabiliyor. Ama o emekli paþa, diye savunma yapanlara sesleniyorum. Emekli olur olmaz bu makama kadar yükselmek locada mümkün mü? Dünyada emeklilikten baþlayan ve bu makama çýkabilen bir baþka örnek var mý? Taziyede masonik sembollere yer verildiði gibi yine masonluða has kavramlar kullanýlmýþ. 'Büyük Üstat' ve 'Evrenin Ulu Mimarý' gibi sözcükler buna örnektir."
>






Windows Live: Keep your friends up to date with what you do online.

#12095 From: "ismailyigit_onarimci" <ismailyigit_onarimci@...>
Date: Mon Dec 28, 2009 8:21 am
Subject: Re: {TURNA} Su-i Kasd
ismailyigit_...
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Halbuki Gonul Hanim, sizin milletvekilliginiz doneminde Turkiye'de hic boyle
seyler olmazdi, degil mi? :-)

Elektronik ortama yazdigimiz seylere dikkat edelim. Hicbirisi silinmiyor. Ve
gelecegin tarihcilerinin arsiv malzemeleri de cogunlukla bu yazismalar olacak.
Allah kimseyi Turkiye'nin gelecek tarihi yazilirken milletin ayagina pranga
takanlarin safinda yer aldirtmasin. Torunlarimiza bugunu anlatirken "Baba/Anne,
peki sen ne yapiyordun?" diye sorduklarinda basimizi one egdirtmesin.

Yasi genc olmasina ragmen beyni, bazi yasi olgunlara nispetle cok daha olgun
olan Yildiray Ogur'un su yazisini da okuyalim lutfen:

http://taraf.com.tr/makale/9233.htm

O kadar guluyorum ki, bazilari sanki ortulu ortusuz sayisiz darbe ve muhtira
yemiz bir ulkede degil de Beneluks bolgesinde yasiyormusuz gibi laflar
ettiginde...

Tarih arka planda sessizce de olsa isliyor, sakin unutmayalim ve temiz kayitlar
birakalim. :-)

Saglicakla

ismail


--- In turna@yahoogroups.com, <gonulsaray@...> wrote:
>
> Sevgili ebi,
>
> zetlemisiniz.
>
> Fazla ne denilebilir ki?
>
> Gnl Saray
>
> 21. Dnem Amasya M.V
>
>
>
> From: turna@yahoogroups.com [mailto:turna@yahoogroups.com] On Behalf Of
> Mahmut ebi
> Sent: 23 Aralk 2009 aramba 07:55
> To: turna@yahoogroups.com
> Subject: {TURNA} Su-i Kasd
>
>
>
>
>
>
>
> imdide, "su-i kast" iddialar kt. Eer bir su-i kast varsa, RTE
> nderliinde devletin tepesine reklenmi, devletin kurumlarn,ihalelerini
> ve yalaka, niteliksiz drt ke yazarlaryla halkn akln gasp etmi bir
> "KAST" tan sz edilebilir.Bu "KAST" n "su-i" olduu da su gtrmez bana
> gre.
>
>
> Mahmut ebi
>

#12094 From: Atakan Baer <atabaser@...>
Date: Mon Dec 28, 2009 7:09 am
Subject: Re: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BRBRNE KIRDIRMAYA DEVAM
atabaser
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Çetin Bey,
Özrü kabahatinden büyük olmak bu olsa gerek.  Uzun zamandan beri propaganda mesajları gönderdiniz. Sonra arkasından bu Mason avlama mesajı geldi.  Dahası bunlar asker kökenliydi.  Ordan da aklınız sanırım şu meşhur Ergenekon meselesine gitti. Yağan kardan, esen rüzgardan ergenekon çıkıyor zaten. Sizin gibi çok insan var, bir yerlerden kotardığı yazıları oraya buraya paslayarak iş yaptığını belki de cihat ettiğini düşünen.  Türedi demokratlığın geldiği son nokta.  Güya ezber bozarken, en kötü ezberlere tapıyorlar.  Başlıcası da bu mason dalgası. Sizin bilderberg'i görenler de oldu. Fehmi Koru gibi. Sonra Koru ve Babacan bildeberg katılınca birden bahsetmez oldular. İslamcılığın açmazı bu zaten. Merak ediyorum, size masonluk ne ifade ediyor. Sonra asker masonlar sivil olanlardan daha mı tehlikeli?  Sonra AKP Amerika'dan icazet almadan yasaklı RTE nasıl hükümet başkanı oldu?  Sonra mesela Fetullah Gülen nasıl oluyor da CIA'dan adamların, eski Amerikan Elçilerinden referans alarak Amerikan vatandaşı oluyorlar?  Bunları kendinize sorma zahmetine katlanırsanız, belki o zaman esas ezberleri aklınızda aklamanız olanaklı olur.  Biraz ipucu olarak Gladyö Amerikan örgütü iken, nasıl Amerikan karşıtlığı ergenekonculuk oluyor?  Zor olacak biliyorum, ama denemekte yarar var. Bir de bu ayetlerin filan kişisel iddialarınız için kullanmanız ne kadar etik bir durum acaba?  "Yaradan" size ferdi tefekkür yetmez dedi sanırım, eski Maliye bakanıyla konuştuğu gibi.  Ancak o yaradan sizin de hiçbir dinci grubun da hatta dinin de elinde değildir. "Dili eveleyip gevelemek" diyerek  özrünüze kabahat katıyorsunuz. Bu dindarlık değil dinciliktir. Lütfen bari tanrıyı bu işlerden uzak tutunuz.  Onun dini zaten yeterince paçavra edildi. Hoş ama hoş kalın.

2009/12/27 Çetin <cetinbaydar@...>
 


Alev Haným,
Benim babam 33 derece Mason olsaydý sizin yazdýklarýnýzý yazarmýydým? diye düþündüm.
"Ferdi tefekkür yetmez" diyip bu konuda yaratanýn buyruklarýný araþtýrdým. Ýlk karþýma çýkan ayet-i kerime yazmakla yetiniyorum:

Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanýz ve yakýnlarýnýz aleyhine bile olsa, Allah için þahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakýndýr. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkularý)nýza uymayýn. Eðer dilinizi eðip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, Þüphesiz Allah, yaptýklarýnýzdan haberi olandýr. (Nisa Suresi, 135)

Baki selam ve saygýlarýmla.

Mustafa Çetin Baydar

--- In turna@yahoogroups.com, "Alev ALATLI" <alevalatli@...> wrote:
>
> Sevgili Mustafa,
> Þimdi, biliyorum, rahmetli babamýn adý da listeye konmuþ ya, "33.derece" mason diye, bekliyorsun benden bir açýklama - hatta ,daha da iyisi "savunma"! Ne de olsa kan baðý diye birþey var, öyle deðil mi? Öyle. Gelgör, insan, bir süre "kýyma makinalarý mucidi" (bu Hakký Devrim'dendi) sonra efendim "Sabetayist" (bu Soner Yalçýn'dandý) sonra efendim "Kürtçü" (bu kimdendi, vallah unuttum!) sonra efendim idama karþý çýktýðý için zamanýnda "Türkeþçi," sonra efendim þu, sonra efendim bu olunca (bir "hýrsýz" kaldý denmedik - belki de sýfatlarýn en zararsýzý sayýlýr olduðu için günümüzde :-)) insanýn üzülmeye de, açýklamaya da, öfkelenmeye hatta lanet okumaya da üþendiði bir ruh hali oluþuyor. Ve çok þükür Allah'ýna yürüdü 2001'de Ýstiklal Savaþý Malul Gazisi (malul derken kör) Prizenli (halen Kosova'da bir þehirdir) Yüzbaþý Ahmet Seyfettin Efendinin oðlu, 1916 doðumlu çulsuz Balkan muhaciri Ertuðrul Alatlý, ki fücceten vefat ederdi nitekim göreydi ülkesinin günümüzdeki hali pür melalini- dilerim, haklarýný helal ederler her ikisi de, geride kalan bize, size, hepimize.
>
> Sana gelince, Mustafa'cým, hani vardý ya akýl-ahlak-adalet-adap-aþk dediðimiz o ütopik beþ yapraklý yonca, her biri bir turna olup uçacak diye umduðumuz - sana o yoncayý hatýrlatmayacaðým, hayýr. Sana, mason þeyhülislamlarýn ve halifelerin listelerini ya da Ýslam bilginlerinin masonluðu içselleþtirme nedenlerini veya benzeri bilgileri de hap yapýp sunmayacaðým, hayýr. Kendiniz (kendiniz derken senden ve alýntý yaptýðýn eþhastan bahsediyorum) okuyup, kendiniz öðreneceksiniz "ne-nasýl-niçin" ki, hasým yýðýnaðýnýzý yanlýþ yere yapmayasýnýz.
> Yanlýþ yere yapýlan yýðýnak malum, savaþ kaybettirir. Bana inanmýyorsan, Uhud dahil, harp tarihi orada.
> Þüphesiz ki, Allah, neye müstahaksanýz onu en doðru tartan ve verendir.
> Bilvesile, selamlar hepinize.
>
>
> ----- Original Message -----
> From: Mustafa Çetin Baydar
> To: Undisclosed-Recipient:;
> Sent: Wednesday, December 23, 2009 4:09 PM
> Subject: {TURNA} MASON LOCALARINA SELAM HALKI BÝRBÝRÝNE KIRDIRMAYA DEVAM
>
>
>
>
> MASON LOCALARINA SELAM HALKI BÝRBÝRÝNE KIRDIRMAYA DEVAM
> Yayýnlanan Mason , Lions ve Rotaryen Genaraller listesi hakkýnda Genal Kurmaydan "çýt" çýkmadý.
> Bu hal karþýsýnda Temel'in meþhur ikilemini hatýrladýk.
> Temel'e bir hemþehrisi soruyor:
> -Ha buni cöriy musun ? idi Abdulhamid' hafiye..
> -Nereden bileceðidum, isa da der mi sana (O)yum..
> (Abdulhami'te Hafiye olsa da sana dermi ki "Ben Abdulhamit hafiyesiyim)
> Bu hesapla generaller "mason deðiliz" demiyor, susarak halkýn öfkesinden kaçýyorlar.
> Hemen hatýrlatalým ki birbirine sadece kýrdýrtýlan halk deðil; bazen en has adamlarýný da yaþýyor olarak sistemlerine yaptýðý katkýyý bir kenara itip ardýndan getireceði vaveylayý hesaplayarak öldürte biliyorlar . Uður Mumcu bu taktiðe bir örnektir.
> Azýnlýklardan, Gayr-i Türk ve yahut Alevilerden kimi simalarý suikast ile ortadan kaldýrmalarý dehþeti ülkedeki halk tabanlarýna yayma arzusudur. Terörün ne kadar getirisi varsa Mason localarýndan yönetilen silahlý gücün kazan hanesine yazýlmaktadýr.
> Anlý þanlý Masýn Genarallerin listesine birkez daha göz atmanýz için takdim ediyorum.
> *Orgeneral Refik Tulga*... 33. derece üstad mason.
> *Orgeneral Eþref Manas*... Üstad Mason-Erenler Locasý.
> *Korgeneral Selahattin Tokay*... Sebataist ve Bilderberg üyesi.
> *Korgeneral Þefik Erensü*... Üstad Mason-Erenler Locasý...
> *Tümgeneral Prof.Dr. S. Tahsin Aygün*... Büyük Loca kurucusu...
> *Tümamiral Necdet Tiryaki*... 33. derece Üstad Mason...
> *Tümgeneral Zeki Belgin*... Ankara Ýnanýþ Locasý...
> *Tümgeneral Necmi Ökten*... Ankara Yýldýz Locasý...
> *Tuðgeneral Prof. Dr. Kamil Sokullu*... Büyük Loca kurucusu...
> *Tuðgeneral Prof. Dr. Necip Berksan*... 33. derece Üstad Mason...
> *Tuðgeneral Prof. Dr. Saim Bostancý*... Bilderberg üyesi...
> *Tuðgeneral A. Kemal Sarýay*... Suprem Konsey üyesi...
> *Tuðgeneral Alaaddin Mizanoðlu*... Ankara Ýnanýþ Locasý...
> *Tuðgeneral A. Remzi Yiðitgüden*... 33. derece Üstad Mason...
> *Tuðgeneral Ýlker Güven*... 33. derece Üstad Mason...
> *Kur. Albay N. Tahsin Erol*... Büyük Loca kurucusu...
> *Kur. Albay Ertuðrul Alatlý*... 33. derece Üstad Mason...
>
> *BÜYÜK-KULÜP-Cercle d'Orient üyeleri:
> *Bu kulübün üyelerini ve niçin kurdurulduðunu, kimlere hizmet götürdüklerini
> kitabý okuyunca öðreneceksiniz...
> *Oramiral Bülent Ulusu*-Büyük Kulüp-Cercle d'Orient
> *Oramiral Nejat Tümer*-Büyük Kulüp-Cercle d'Orient
> *Orgeneral Hüseyin Kývrýkoðlu*-Büyük Kulüp-Cercle d'Orient
> *Orgeneral Çevik Bir*... Büyük Kulüp Balotaj Baþkaný.
> *Orgeneral Necati Özgen*... Büyük Kulüp Cercle d'Orient.
> *Orgeneral Yaþar Büyükanýt*... Büyük Kulüp-Cercle d'Orient...
> *Orgeneral Ýlker Baþbuð*... Büyük Kulüp Þeref Üyesi...
> Büyük Kulüp Cercle d'Orient Yönetim Kurulu bir renkler cümbüþü sanki:
> Duran Akbulut-Yüksel Yalova-Tevfik Altýnok-Atalay Þahinoðlu ve aklýnýza
> getiremeyeceðiniz siyaset numuneleri...
>
> *Disiplin Kurulu da enteresan:
> **Mehmet Moðultay-*Baþkan-*Tümamiral Nezih Ýþeri*, Süleyman Demirel
> familyasýnýn damadý ve *CHP milletvekili Ýlhan Kesici*, saymakla bitmeyecek
> diðer zevat...
>
> Bir general nasýl Büyük Üstat olabiliyor?
>
> Bu soruyu Zaman gazetesi sormuþ ama bizim de kafamýzý kurcalamýyor deðil..
> 21 Aralýk 2009 / 11:00
> Emekli Tuðgeneral Cavit Yenicioðlu'nun Hür ve Kabul Edilmiþ Masonlar Büyük Locasý eski üstadý olduðunun ortaya çýkmasý tartýþmalarý da beraberinde getirdi.
>
>
>
> Zaman'daki habere göre Emekli Yarbay Tevfik Diker, subaylarýn derneklere üye olmasýnýn yasak olduðuna dikkat çekerek, "Rahmetli Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne zararlý faaliyette bulunduklarý gerekçesi ile kapattýrdýðý mason localarýnýn TSK'nýn general kadrosuna nasýl sýzmýþ olduðunu ibretle seyrediyoruz." dedi.
>
>
>
> "Org. Baþbuð, TSK'ya sýzan localarla mücadele edecek mi?" sorusunu yönelten Tevfik Diker, TSK'daki yapýsal bozukluðu ispatlayan tipik bir örnekle karþý karþýya olduklarýný kaydetti. Diker, ülkenin selameti açýsýndan, TSK'nýn içindeki masonlarý, rotaryenleri ve lionslara üye olan mensuplarýný temizlemesi gerektiðini söyledi.
>
>
>
> Türk Silahlý Kuvvetleri'nin, her türlü siyasi tesir ve düþüncelerin dýþýnda ve üstünde olduðunu vurgulayan emekli Yarbay, þunlarý kaydetti:
>
> "Hürriyet gazetesinde yayýnlanan taziye ilanýndaki ayrýntýlar çok ilginç. Bir general masonlukta 'Büyük Üstad' ve 'En Muhterem' olabiliyor. Ama o emekli paþa, diye savunma yapanlara sesleniyorum. Emekli olur olmaz bu makama kadar yükselmek locada mümkün mü? Dünyada emeklilikten baþlayan ve bu makama çýkabilen bir baþka örnek var mý? Taziyede masonik sembollere yer verildiði gibi yine masonluða has kavramlar kullanýlmýþ. 'Büyük Üstat' ve 'Evrenin Ulu Mimarý' gibi sözcükler buna örnektir."
>



Messages 12094 - 12123 of 12123   Newest  |  < Newer  |  Older >  |  Oldest
Advanced
Add to My Yahoo!      XML What's This?

Copyright 2009 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help